🎱 Insanların Duyamayacağı Ses Çıkaran Bir Hayvan
Anne fil: Allah alnımızda, insanların duyamayacağı bir ses çıkaran özel bir organ yaratmıştır. Bu sayede diğer canlıların anlayamayacağı şifreli bir dille konuşur, çok uzak mesafelerden dahi birbirimizi duyabiliriz.
Sestanıması özelliği, öksüren ya da belirgin farklı sesler çıkaran hayvanların ayırt edilip geç kalınmadan müdahale edilmesini sağlamakta. Üzerlerinde RFID etiketlerindense, yani GPS benzeri bir izleme sistemi sağlayıcı yerine, kimlik numarası olan etiketler veya işaretlerle hayvanın konumunu tespit edebilmek mümkün oluyor.
1- Totem hayvanınız (Tek 1 hayvandır ve onun yetenekleri ile doğmuş olduğunuz anlamına gelir. Doğuştan adınız verilmeden toteminiz verilir.) 2- Rehber hayvanınız (Birden çok olabilirler. Erk (totem) hayvanınız dışında bazı hayvanları da çok çekici bulabilirsiniz, sürekli onların objelerine eliniz uzanabilir)
Biraraştırıcı kuluçka makinesindeki yumurtalardan çıkan yavruların önünde çömelip ördek gibi ses çıkararak iki yana sallanıp yürüdüğünde genç yavruların kendisini izlediklerini görmüştür. Daha sonra yavrular gerçek ördeğin yanına götürülse bile,yine ördek sesi çıkaran insanı takip etmişlerdir.
şehir hayatından kurtulup kendini doğaya atmak isteyenlerin en büyük korkularındandır hayvanlar hadi ayısı, kurdu, yaban domuzu, yılanı çok ıssız yerlere gitmedikçe görmeniz pek mümkün değildir. fakat köpek ile her yerde karşılaşmanız çok muhtemel. hele bir de köpeklerin bisiklet ve motosikletlere karşı bir ilgi alakası vardır ki çoğu bisikletçinin şimdiden
Bilgi İnsanların Duyamadığı Sesleri Hayvanlar Nasıl Duyar ecem İnsanların Duyamadığı Sesleri Hayvanlar Nasıl Duyar İnsanın duyabileceği ses dalgalarının boyu 20-20.000 Hertz arasında değişir. Bunun yanında bazı hayvanlar insanın duyamayacağı sesleri rahatlıklar duyabilirler. Hatta birbirleri arasındaki iletişimi bu biçimde sağlarlar. Örneğin yarasalar ses
ÜmmüSeleme (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a hasta olduğumu söyledim. Bana: " Öyleyse, insanların gerisinden, bir hayvan üzerinde tavaf et" dedi. Ben, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Beytullah'ın yan tarafında Namaz kılarken tavaf ettim. O Namaz da "Ve't-Tür ve Kitabi'n-Mestur" süresini
Kapalı Konu. Konu Araçları. 08-04-10, 19:58. # 1. özgünb. insan,hayvan,araba,uçak gibi ses çıkaran birçok varlığın sesi neden farklıdır yardım. insan, hayvan, araba, uçak gibi ses çıkaran bir çok varlığın sesi neden farklıdır?
Aiii aiii» diye ses çıkaran hayvan hangisiydi? Evet, eşek! Genelde sinirli bir hayvan olan Boğa. 24 İnsanların en iyi dostu olan köpekler «hav hav
Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda yine O'na yalvarmaktasınız. (Nahl Suresi, 53) Bu yazıyı okurken olduğu gibi, başınızı sağa sola aşağıya yukarıya hareket ettirdiğinizde hep aynı yere odaklanırsınız. Başınızı hareket ettirdiğiniz zaman baktığınız yeri kaybetmezsiniz.
İşitmeYeteneği Mükemmel Olan İlk 10 Hayvan. Dünyada insan zekâsı ile eşleşecek hiçbir canlı yoktur fakat bazı özellikleri çok güçlü olan canlılar bulunmaktadır. Örneğin, yunuslar tarafından kullanılan yankı özelliği, insan yapımı son sistem olan sonardan bile etkilidir. Sadece yunuslar için değil, aynı zamanda
SesKirliliği. Gürültü kirliliği veya diğer adıyla ses kirliliği, insan veya hayvan yaşamını olumsuz etkileyen, dengesini bozan her türlü insan, hayvan ya da makine kaynaklı ses oluşumudur. Gürültü kirliliğinin en yaygın biçimlerinden biri, özellikle motorlu araçların neden olduğu kirliliktir. Dünya çapında en
tyft. SES KONULAR Ses Dalgaları Sesin Özellikleri Müzik ve Fen Ses Bir Enerji Türüdür Hangi Ses Daha Şiddetli Hangi Ses İnce , Hangi Ses Kalın Ses Dalgalarının Kulağımızdaki Yolu İşitme ve Ses Yüksekliği Ses Seviyeleri ve Mekanlar Titreşim ve Nota Ses Frekansları Flütler ve Ses Dalgaları Yıldırım Nereye Düştü Ses ve Ortam Değerlendirme SES İLE İLGİLİ KAVRAMLAR 1- Ses Katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerin oluşturduğu taneciklimaddesel ortamlarda dalgasal olarak dalga şeklinde yayılabilen enerji türüne ses denir. Ses, titreşimlerden oluşan bir enerji türüdür. • Ses veren her madde veya cisme ses kaynağı denir. • Ses kaynakları titreşerek ses meydana getirir. • Sesin oluşabilmesi için mutlaka titreşim hareketinin gerçekleşmesi gerekir. • Titreşim, bir cismin ileri geri gidip gelme hareketidir. Ses veren her şey titreşir ve titreşen cisimler ses oluşturur. • Çevremizde ses çıkaran sayısız varlık vardır. İnsanlar, hayvanlar, taşıtlar, müzik aletleri, şelale, rüzgâr, yağmur ses çıkaran varlıklardandır. • Ses kaynağından yayılan ses titreşimleri kulak tarafından duyulabilir. Fakat insan kulağı bütün ses titreşimlerini duyamaz. Frekansının uygun olması gerekir • İnsanların birbirleriyle iletişim kurmaları, duygu ve düşüncelerini aktarabilmeleri için konuşmaları gerekir. Konuşmanın temel öğesi sestir ve insan sesi de titreşim sonucu oluşur. • Ses veren ses kaynakları esnektir ve esnek olan cisimler ses dalgaları oluşturabilir veya ses dalgalarını iletebilir. NOT 1- İnsanların ses çıkarması da titreşimle olur. Gırtlakta bulunan ses tellerisoluk verme olayısırasında akciğerlerden dışarı verilen hava ile titreşerek ses çıkmasınısağlar. 2- Sesin Özellikleri Sesleri birbirinden ayıran üç özellik vardır. Bunlar sesin şiddeti, sesin yüksekliği ve sesin Sesin Şiddeti Sesin zayıf veya kuvvetli olmasına sesin şiddeti denir. Sesin şiddeti desibeldB birimi ile belirtilir. 0 – 60 dB arasındakisesler insan kulağınırahatsız etmez. b Sesin Tınısı Aynısesin çeşitli müzik aletlerinden çıktığı zaman gösterdiğifarklılığa sesin tınısı denir. Tını, sesin farklılığını ifade eden bir terimdir. Aynı notayıtonu çalan bir kemanla bir flüt arasındaki temelfark, tınıfarkıdır ve bu nedenler farklısesler çıkar. Enstrümanların yapıldığı malzemelerin farklı olması, enstrümanların oluşturduğu sesin farklı bir tınıda olmasınısağlar. c Sesin YüksekliğiFrekansı İnce sesi kalın sesten ayıran özelliğe sesin yüksekliği denir. Ses yüksekliği, ses kaynağının titreşme hızına bağlıdır. Ses kaynakları hızlı titreştiği zaman sesin yüksekliği artar ve ses ince tiz çıkar. Ses kaynakları yavaş titreştiği zaman sesin yüksekliği azalır ve ses kalın pes çıkar. Ses kaynağının 1 saniyedeki titreşim sayısına frekans denir. Frekans birimi hertz’dir ve Hz ile gösterilir. Frekansı büyük olan ses kaynağı ince, frekansı küçük olan ses kaynağı kalın ses verir. Sesin yüksekliğises kaynağı olarak kullanılan telin boyuna, gerginliğine, kalınlığın kesitine ve cinsine bağlıdır. • Kalınlıklarıfarklı, diğer özellikleri aynı olan iki telin verdiğiseslerin yüksekliklerifrekansları farklıdır. İnce telin verdiğisesin yüksekliğifrekansı daha fazladır yanisesi incedir. • Cinslerifarklı, diğer özellikleri aynı iki telin verdiğiseslerin yüksekliklerifrekansları farklıdır. • Gerginliklerifarklı, diğer özellikleri aynı olan iki telin verdiğiseslerin yüksekliklerifrekansları farklıdır. Gergin telin verdiğisesin09 04 2012 Ses Nasıl Yayılır? Konu Anlatımı 2/5 • Gerginliklerifarklı, diğer özellikleri aynı olan iki telin verdiğiseslerin yüksekliklerifrekansları farklıdır. Gergin telin verdiğisesin yüksekliğifrekansı daha fazladır yanisesi incedir. • Uzunluklarıfarklı, diğer özellikleri aynı olan iki telin verdiğiseslerin yüksekliklerifrekansları farklıdır. Uzun telin verdiğisesin yüksekliğifrekansı daha fazladır yanisesi incedir. 3- Ses Kirliliği Sesin abartılı ve gelişi güzel kullanılmasısonucu ses kirliliği ortaya çıkar. Ses kirliliğine gürültü denir. Ses kirliliği insan sağlığı için çok zararlıdır. Ses şiddeti birimi desibeldir dB. İşitilebilen en hafifsesin şiddeti 0 sıfır desibel olarak kabul edilir. Buna işitme eşiği denir. Normal konuşma sesi 30 – 60 dB arasındadır. İnsan kulağı, frekansı 20 titreşim/saniyeden küçük olan sesleri işitmez fakat bu seslerden olumsuz etkilenir. Ses altı denilen bu titreşimlerin etkisinde uzun süre kalan insanlarda sağırlıklar görülmektedir. 4- Sesin Yayılması Ses maddesel ortamlarda yayılabilir yanisesin yayılabilmesi için maddesel ortama dolayısıyla taneciklere ihtiyaç vardır. Bu nedenle ses katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerde yayılır. Boşlukta, maddesel ortam tanecik olmadığıses boşlukta yayılmaz. Ses dalgalar halinde yayılır. Ses dalgalarısu dalgalarına benzer ve su dalgaları gibi daireselküresel dalgalar şeklinde olarak yayılırlar. Ses dalgaları da su dalgaları gibi bir noktadan başlayarak başka bir noktaya doğru hareket eder. Su dalgalarını oluşturan kaynağın yakınında su dalgaları belirgindir ve su dalgaları kaynaktan uzaklaştıkça daha az belirgin hale gelir. Ses dalgaları da su dalgaları gibi kaynağa yakın yerlerde şiddetlidir belirgindir ve kaynaktan uzaklaşıldıkça ses dalgalarının şiddeti azalır. Bunun nedeni, kaynağa yakın yerlerde ses dalgalarının enerjisinin fazla olması ve ses kaynağından uzaklaşıldıkça ses dalgalarının enerjisinin azalmasıdır. Ses dalgaları ile su dalgaları arasındakifark ise, su dalgaları görünebilir ve su dalgalarısadece suyun yüzeyinde yayılır. Ses dalgaları ise görünmez ve ses dalgaları her doğrultuda küresel olarak yayılır. Ses kaynağından çıkan ses dalgalarıkaynaktan enerji taşırlar. Bu enerji, çeşitli ortamlar tarafından iletilir. Ses enerjisi iletilirken sesin yayıldığı ortamdaki yani tanecikler yer değiştirmez yani yayılmaz. Yayılan yani yer değiştiren madde veya tanecik değil, hareket enerjisidir. Ses kaynağından çıkan ses dalgaları, yayıldığı ortamdaki maddenin taneciklerini titreştirir. Titreşen tanecik etrafındaki diğer tanecikleri titreştirir ve bu nedenle ses bir tanecikten diğerine yayılır. Ses tanecikten taneciğe yayıldığı için tanecikler arasındaki boşluk ne kadar az ise sesin yayılma hızı o kadar fazla olur. Yanisesin yayılma hızı en fazla katılara da sonra sıvısonra da gazlardadır. Fakat ses dalgaları gaz halindeki maddelerde en uzağa gider. Cisimlerin titreşmesi ile meydana gelen sesin kulağımıza kadar gelebilmesi için ses kaynağı ile kulağımız arasında katı – sıvı – gaz gibi esnek bir ortamın bulunması gerekir. NOT 1- Sesin oluşabilmesi için titreşimin belli bir değerde olması gerekir. 2- Ses dalgaları havada 340 m/s yol alır. Suda 1453 m/s hızla yol alır. Katılarda yaklaşık olarak 5000 m/s hızla yayılır. 3- Güneş’in yaydığı ışık Dünya’ya ulaştığı halde Güneş’te oluşan patlamaların sesi duyulamaz. Bunun nedenisesin yayılması için maddesel ortam gereklidir. Uzay boşluğunda maddesel ortam olmadığı için Güneş’te oluşan patlamalar duyulamaz. 4- Saat, hava dolu fanusta iken çalarsa sesi duyulabilir. Fakat havası tamamen boşaltılmış fanusta çalarsa sesi duyulamaz. Bunun nedeni, sesin boşlukta yayılamaması ve sesin yayılabilmesi için maddeye ihtiyaç duymasıdır. 5- İnsanların duyabileceği ve üretebileceğiseslerin bellifrekans değerleri vardır. Normal bir insan kulağı 20Hz ile 20000 Hz arasındakisesleri duyabilir. Frekansı 20000 Hz’in üstünde olan sese ultrasonik ses denir. SORU 1- Bir kaynağın oluşturduğu ses kulağa nasıl ulaşır? 2- Güneş’in yaydığı ışık Dünya’ya ulaştığı halde Güneş’te meydana gelen patlamaların sesi niçin duyulamaz? Sesin yayılabilmesi için maddesel ortam gereklidir. 3- Durgun suya taş atılınca ne olur? Taşın suya değdiği noktadan itibaren daireselsu dalgaları oluşur. 5- Sesin Yayılma Hızına Etki Eden Faktörler a Ortam Sıcaklığı Sıcaklık arttıkça taneciklerin titreşim hızı yani kinetik enerjisi artacağından sesin yayılma hızı artar. Sesin 0ºC de havada yayılma hızı 331m/s olduğu halde 20ºC de 344 m/sdir. Sıcaklık artıkça sesin o ortamdaki yayılma hızı da artar.09 04 2012 Ses Nasıl Yayılır? Konu Anlatımı 3/5 b Ortamın Cinsi Sesin yayıldığı ortamın cinsi, sesin farklı hızlarda yayılmasına neden olur. Sesin hızlı yayılabilmesi için tanecikler arasındaki boşluğun az ve taneciklerin düzenli olması gerekir. Sesin yayılma hızı, katı, sıvı ve gazlarda farklıdır. Ses, en yavaş gazlarda, sonra sıvılarda, en hızlı katılarda yayılır. Katı haldeki maddelerde de sesin yayılma hızıfarklıdır. NOT 1- SES DALGALARININ FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ Dalgalar genel olarak, mekanik ve elektromanyetik dalgalar olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Elektromanyetik dalgalar, yayılmak için bir ortama ihtiyaç duymazlar ve boşlukta da yayılabilirler. Mekanik dalgalar ise, enerjilerini aktarabilmek için ortam taneciklerine ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden boşlukta örneğin uzayda yayılamazlar. Ses dalgaları da mekanik dalgalar olduklarından yayılmak için maddesel bir ortama ihtiyaç duyarlar. Ses, nesnelerin titreşiminden meydana gelen ve uygun bir ortam içerisinde hava, su vb. bir yerden başka bir yere, sıkışma compressions ve genleşmeler rarefactions şeklinde ilerleyen bir dalgadır. Dolayısıyla ses, bir basınç dalgasıdır. • 1960 tarihli bu fotoğrafta, özel bir ses merceği ve özel bir görüntüleme yöntemi kullanılarak, sol tarafta görülen kornadan çıkan ses dalgalarının görüntüsü elde edilebilmiştir. Bell Telephone Laboratory 2- FREKANS SIKLIK Bir dalganın frekansı, dalganın hava veya başka bir ortam içinden geçerken ortamdaki partiküllerin ne sıklıkta titreştiğine bağlıdır. Frekans ileri geri titreşimlerin zamana bağlı olarak ölçülmesi ile hesaplanır. Saniyedeki titreşim sayısı özel olarak Hertz birimi ile ifade edilir. 1 Hertz = 1 döngü/saniye Yüksek frekans değerleri için Hertz'in bin katı olan kilohertz’ kHz birimi kullanılır. İnsan kulağının duyabildiğisesler 20 ile 20000 Hz 20kHz arasında frekansa sahip olabilir. Eğer bir frekans 20 Hz' in altında ise bu tür titreşimlere ses altı titreşimler, frekans 20 kHz' in üzerinde ise bunlara da ses üstü titreşimler denir. 3- GENLİK AMPLİTÜD Genlik, ses dalgalarının dikey büyüklüğünün bir ölçüsüdür. Ses dalgalarını oluşturan sıkışma ve genleşmeler arasındakifark, dalgaların genliğini belirler. Ses dalgaları havada veya başka bir ortamda titreşen objeler tarafından üretilir. Örneğin titreştirilen bir gitar teli, yaptığı periyodik salınım hareketi ile hava moleküllerinin belli bir frekansta sıkışmasını ve genleşmesinisağlar. Bu şekilde teldeki enerji havaya iletilmiş olur. Enerjinin miktarı, teldeki titreşim genliğine bağlıdır. Eğer tele fazla enerji yüklenirse, tel daha büyük bir genlikle titreşir. Teldeki titreşim genliği ne kadar fazla ise ortam tanecikleriörneğin hava molekülleri tarafından taşınan enerji de o kadar fazladır. Enerji ne kadar fazla ise sesin şiddeti de o kadar büyük olacaktır. Bu ifadeler, titreşen tüm cisimler için geçerlidir. 4- DALGA BOYU Bir dalganın ardışık iki tepe veya iki çukur noktası arasındaki mesafe dalga boyunu verir. Dalga boyu λ lamda ile gösterilir. 5- TON Müzikte, diatonik doğal major gamda bir tam aralık’ olarak tanımlanan ton, belli bir frekansta ve perdede üretilen safses anlamında kullanılır. Örneğin bir ses çatalıdiyapazon titreştirildiğinde ortaya çıkan 440 Hz frekansındakiDo C’ notası, saf bir tondur. Saf tonlar doğal ortamda fazla karşılaşılmayan ve genellikle müzik aletleri veya ses üreteçleri aracılığıyla üretilen seslerdir. Yüksek frekanslıyüksek perdeden sesler tiz, düşük frekanslıdüşük perdeden sesler pes bas olarak algılanır. 6- TINI Sesin rengini’ ifade eden bir terimdir. Aynı oktavda, aynı notayıtonu aynı yoğunlukta ve aynı uzunlukta çalan bir kemanla bir flüt arasındaki temelfark, tınıfarkı’dır. Enstrümanları oluşturan bileşenlerin doğalfrekanslarındakifarklılıklar, sonuçta oluşan sesin farklı bir tınıda olmasınısağlar. Bu sayede, farklı müzik aletlerinden çıkan özdeş notaları kolaylıkla ayırt edebiliriz. Tını, sesin harmonik doğuşkan yapısına bağlı olarak değişir. 7- SESİN ŞİDDETİ Şiddet, ses dalgalarının taşıdıkları enerjiye bağlı olarak birim alan uyguladıkları kuvvettir. Birimi genellikle metrekare başına Watt’ W/m2 olarak ifade edilir. Sesin şiddeti, ses kaynağına olan uzaklığın karesi ile ters orantılıdır. 8- DESİBEL DB İnsan kulağı çok düşük ve çok yüksek şiddette sesleri duyabilme yeteneğine sahiptir. İnsan kulağının algılayabileceği en düşük ses şiddeti, eşik şiddet olarak bilinir. Kulağa zarar vermeden işitilebilen en yüksek sesin şiddeti ise, eşik şiddetinin yaklaşık 1 milyon katı kadardır. İnsan kulağının şiddet algı aralığı bu kadar geniş olduğundan, şiddet ölçümü için kullanılan ölçek de 10'un katları, yani logaritmik olarak düzenlenmiştir. Buna desibel ölçeği denir. Sıfır desibel mutlak sessizliği değil; işitilemeyecek kadar düşük ses şiddetiniortalama W/m2 gösterir. Desibel, bir oranı veya göreceli bir değeri gösterir ve bel’ biriminin 10 katıdır. Alexander Graham Bell' in anısına bel adı verilen birim, ikifarklı büyüklüğün oranının logaritması olarak tanımlanmaktadır. Yani1 bel’, birbirlerine oranları 10 olan iki büyüklüğü göstermektedir örneğin 200/20. Bu oranın çok büyük olmasından dolayı ''Desibel'' adı verilen ve oranların logaritmasının 10 katı olarak tanımlanan birim daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu sayılardan biri bilinen bir sayı olarak alındığından, Desibel; söz konusu bir büyüklüğün Pi referans büyüklüğe Pref oranının logaritmasının 10 katıdır dB= [Pi/Pref]. dBA ise insan kulağının en çok hassas olduğu orta ve yüksek frekansların özellikle vurgulandığı bir ses değerlendirmesi birimidir. Gürültü azaltması veya kontrolünde çok kullanılan dBA birimi, ses yüksekliğinin sübjektif değerlendirmesi ile ilişkili bir kavramdır. Eşik şiddetindekises sıfır’ desibeldir ve W/m2 değerine eşdeğerdir. 10 kat daha şiddetlises W/m2; yani 10 dB iken, 100 kat daha şiddetlises 20 dB’dir. Aşağıdaki tabloda, günlük hayatta sıklıkla karşılaştığımız bazıses kaynakları ve bunların ürettiğiseslerin desibel olarak şiddetleri karşılaştırma amacıyla 04 2012 Ses Nasıl Yayılır? Konu Anlatımı 5/5 Ses dalgaları enerjilerini 3 boyutlu ortamda taşırken, kaynaktan uzaklaştıkça ses dalgalarının şiddeti azalır. Artan uzaklıkla birlikte ses dalgalarının şiddetinin azalmasıses dalgalarındaki enerjinin daha geniş alanlara yayılmasından kaynaklanır. Ses dalgaları 2 boyutlu bir ortamda dairesel olarak yayılır. Enerji korunduğu için enerjinin yayıldığı alan arttıkça güç azalmalıdır. Şiddet ve uzaklık arasındaki ilişki ters-kare ilişkisidir. Bu yüzden kaynağa olan uzaklık 2 katına çıktığında şiddet ¼ 'üne düşer. Benzer şekilde kaynağa olan uzaklık ¼ 'üne düştüğünde şiddet 16 katına çıkar. Uzaklık arttıkça sesin şiddeti, uzaklığın karesi oranında azaltır. Aşağıdaki tabloda şiddet ve uzaklık arasındaki ilişki gösterilmiştir 9- REZONANS Frekansları aynı olan ses kaynaklarından biri titreştiğinde, diğer ses kaynağının etkiyle titreşmesine rezonans denir. 10- SES KAYDI İlk ses kaydıfonograf denen bir araçla yapılmıştır. Thomas Edison tarafından 1877'de icat edilmiştir. Zamanla bu alanda çeşitli araçlar geliştirilmiştir. Gramafon, teyp ve modern stüdyolardaki kayıt araçlarıdır. İlk ses kaydıfonografta sesler, mum silindirlere kayıt yapılıyordu. Dönen taş plaklara kaydedilir. Sesin banda kaydedilmesiyle ses kaydı gelişti. Sesli bir filmde ses, filmin kenarına kaydedilir. Müzik kasetleri, sesin kaset içinde banda kaydedilmesiyle istediğimiz zaman, kaset çalarla tekrar sese SES DALGALARI Ses dalgaların grafik gösterimi denizdeki dalgalara benzer. Ses dalgalarının da dip ve tepe seviyeleri vardır. Hangi ses dalgasının ne anlama geldiğini daha iyi öğrenelim. Önce bir ses dalgasının nasıl hareket ettiğine bakalım Bu dalganın bir yüksekliği, sıklığı ve dalga aralığı olduğunu tahmin edebiliriz. Aşağıda Ses dalgasının bilinmesi gereken özellikleri veriliyor. Ses kaynağının türüne göre dalgaların şekli de değişir. İnce ve Kalın Ses İnce ve kalın ses, ses kaynağının frekansıyla alakalıdır. İnce sesin frekansı fazla, kalın sesin frekansı azdır. Aynı sürede daha fazla dalga üreten ses kaynağının frekansı daha fazladır. Bunu resimlerle anlamaya çalışalım İki ses dalgası aynı süre içinde farklı oranda dalga üretir. Daha fazla ses dalgası üreten kaynağın frekansı daha büyüktür. Alttaki ses kaynağı üsttekinden daha ince tondadır. Kedi, aslana göre daha ince ses üretir. Dolayısıyla aslanın ses frekansı daha düşüktür. Yüksek ve Alçak Ses Sesin yüksekliği ve alçaklığı frekanstan farklı bir anlama gelmektedir. Bie kişi bağırdığında veya alçak sesle konuştuğunda frekans olarak benzer sesler çıkarır. Fakat bu seslerin genlikleri yani şiddeti farklıdır. Bunu grafikte görelim Görüldüğü gibi uçağın sesi arabanınkinden fazladır. yani uçağın sesinin genliği arabanın sesinin genliğinden fazladır. Gürültü Gürültlü bir sesle müzikal bir sesin dalgaları birbirine benzemez. Ritmik seslerin dalgaları yumuşaktır. Gürültüde ise keskin dalgalar vardır. Grafikleri inceleyelim Buradan sesin şiddetini ve frekansını ayarlayarak dinleyebilirsiniz Buradan ses dalgalarını dinleyebilirsiniz SESSİN ÖZELLİKLERİ SESİN ÖZELLİKLERİ 1-Sesin ŞiddetiSes kaynağına yapılan etkinin artması ile birlikte çıkardığı sesin şiddeti de kaynağından uzaklaştıkça sesin şiddeti şiddeti debisel dB adı verilen birimle dB arasındaki sesler normal şiddetteki seslerdir. Şiddeti 60 dB den fazla olan sesler rahatsız eder. Ses dalgası molekülleri yayılma doğrultusunda titreşirler. Bu nedenle ses dalgaları boyuna dalgalardır. 2-Sesin YüksekliğiSes kaynağının 1 sn deki titreşim sayısına sesin frekansı denir. Frekans, sesin yüksekliğinin ölçüsüdür. tanıtan özelliğine ses tınısı denir. Rezonans Ses dalgaları sert engele çarparak ışıktaki gibi yansımaya uğrar. Sesin yansıma özelliğinden yararlanarak deniz ve okyanusların derinliği ölçülebilmektedir. Kaynağın frekansı büyükse ince tiz, küçükse kalın bas ses çıkar. Titreşen telin frekansı şunlara bağlısdırTelin boyu arttıkça frekans küçülür, ses kalınlaşır. Tel kalınlaştıkça frekans küçülür, ses kalınlaşır. Telin gerginliği arttıkça frekans büyür, ses inceleşir. Telin cinsine titreşim/saniye olarak ortamda yayılma frekansı, kaynağın yayılma frekansına 20 s-1 ile 20000 s-1 frekanslı sesleri duyabilir. 3-Sesin TınıHer ses kaynağı kendine özgü ses çıkarır. Yüksek şiddetteki ses iç kulaktaki işitme sinirlerine zarar verir. Sesin şiddeti ne kadar fazlaysa zarar verme ihtimali o kadar artar. Kulağa verdiği zarar sesin şiddeti kadar maruz kalma süresi ile de Şiddeti Nasıl Ölçülür Sesin şiddet birimi desibel db’dir. Bir sesin şiddedini belirtirken birim olarak db kullanılır. İnsan kulağının duyabildiği en küçük ses 0 db olarak kabul edilir. Bu oran logaritmik olarak artar. Yani 20 db, 10 db’den 10 kat daha şiddetli, 40 db, 10 db’den 1000 kat daha şiddetlidir. İnsanın 0 ila 180 db arasındaki sesleri duyduğu kabul edilir. Bazı seslerin şiddeti şu şekilde belirtilebilir. 0db İnsanın duyabildiği en düşük ses şiddeti 60 db Normal konuşma veya daktilo sesi 90 db Kamyon sesi veya çim biçme makinası sesi 100 dbAsfalt delme makinesi 115 db Konser veya barlarda yüksek sesli müzik 140 db Jet uçağı sesi Genel olarak 85 db üzerindeki sesin kulağa zararlı olacağı kabul edilirSes sıkıştırma frekans veya zaman baz alınarak iki farklı metotla incelenebilir. Kullanılan sıkıştırma algoritmasının tipi ihtiyaç duyulan fonksiyonelliğe ve istenen çıktı kalitesine göre seçilir. Her iki yöntemde de sıkıştırma, fazlalığın atılması prensibine göre çalışır. Konu ses sıkıştırma olunca kullanılmayan kısımların atılmasıyla, hissedilemeyen kısımlar hata ya da distorsiyon olarak çok sıkıştırma tekniğinde amaç transfer edilen datanın ve saklama alanının azaltılmasıdır. Pek çok yüksek kaliteli teknik 64 kBit/saniye gibi yüksek değerlerde sıkıştırma yaparken 1’e 24 oranında sıkıştıran teknikler de vardır. Ancak sıkıştırmanın fazla olması, elde edilen datanın gerçek zamanlı olarak işlenebilmesinde ve konuşma tanımada kullanılmasını sesinin temel özellikleri Farklı ses sıkıştırma tekniklerine girmeden önce insan sesinin özellikleri hakkında biraz bilgi vermek konunun daha iyi anlaşılmasına yardımcı konuşma sinyalleri durağan olmayan sinyallerdir. Eğer bu ses segmentlere bölünürse 5-20 milisaniyelik temel elemanlardan oluştukları görülebilir. Konuşma sinyalleri sesli voiced, sessiz ya da ikisinin karışımı olabilir. Burada sesli diye bahsedilen bildiğimiz sesli harfler, sessiz diye bahsedilen de geriye kalan harflerin telâffuzudur. Sesli sinyalin enerjisi normalde sessiz sinyale göre oldukça konuşma gırtlağın, titreşen ses telleri tarafından ürettiği hava palslarıyla tahrik edilmesi sonucu oluşur. Ses telleri periyodik palslar oluşturur ve bu palsların frekanslarına Temel Frekans adı verilir. Sessiz konuşma ise gırtlaktaki bir boşluktan havanın burun bölgesine zorlanmasıyla oluşturulur. “N” gibi burunsal sesler, gırtlağın akustik kaplinlenmesiyle sürekli titreşim oluşturulur. “P” gibi darbeli sesler ise ağız boşluğundan bir anda hava bırakılmak suretiyle oluşturulur. Konuşma üreten ve kodlayan sistemler bu karakteristik modelleri göz önünde bulundurarak Sesinin Özellikleriİnsanın akciğerinden dışarı çıkartılan havanın, gırtlak yapısı ve ağız hareketleriyle basıncının değiştirilmesi yardımıyla insan sesi oluşur. İnsan vücudundan çıkan havanın basıncını kontrol edebilir. Bu sayede sesini azaltıp çoğaltırken bazı ses frekanslarını kullanarak konuşabilir, şarkı söyleyebilir, bağırabilir, bu yapısı kişiden kişiye değişiklik gösterir. Şişman bir insan ile zayıf bir insan arasında ses frekans farkı vardır. Erkek ve kadınlar arasında da fark bulunur. Bas sesin frekansı düşük, tiz seslerin ise frekansı yüksektir. Sesin Özellikleri SES*Bir denge noktasından hareket ileri-geri olabileceği gibi aşağı yukarıda olabilir.*Belirli bir hareketin belirli bir sürede tekrarlanmasına salınım denir.*Salınım hareketi yapan cismin hareketi sırasında denge noktasından olan en büyük uzaklığına salınım hareketinin genliği denir.*Salınım hareketi yapan bir cismin birim zamanda yaptığı salınım sayısına frekans için kullanılan birim Hertz dir. Kısaca Hz ile frekansı 15 Hz olan bir cisim bir saniyede 15 salınım hareketi yapıyor demektir.* Ses bir ortamda dalgalar halinde yayılır.*Ses=Titreşim*Sesin yayılabilmesi için maddesel ortama ihtiyaç vardır. örneğin uzay boşluğunda ses yayılmaz.*Ses dalgalarının genliği ne kadar büyükse ses o kadar şiddetlidir.*Cismin titreşim enerjisi ne kadar büyükse titreşimin genliği o kadar büyük olur.*Sesin şiddeti genliğiyle ilgilidir. Genliği büyük sesler daha şiddetlidir.*Uzun tel kalın tele göre daha kalın ses çıkarır. *Sesin ince ya da kalın olması sesin yüksekliği olarak ne kadar inceyse o kadar yüksek olduğu söylenir.*Sesin ince ya da kalın duyulmasına neden olan özellik ses dalgalarına ait frekanstır. Sesin frekansı ne kadar büyükse ses o kadar ince duyulur. Sesin frekansı ne kadar küçükse o kadar kalın duyulur.*Yüksek frekanslı ince seslere tiz ses düşük frekanslı kalın seslere pes ses denir.*Sesin şiddetine gürlük ya da sesin düzeyi de denir.*Sesin frekansı titreşen cismin türüne bağlıdır.*Tellerin boyları,gerginlikleri ve yapıldıkları maddelerin cinsi telden gelen sesin frekansını etkiler.*Gergin telden daha tizince ses çıkar.*Kalın telden daha pes ses yani kalın ses elde edilir.*Kısa telden daha tiz ses çıkar.*Üflemeli müzik aletlerinden elde edilen ses havanın yol aldığı kanalla ilgilidir. Kanal ne kadar uzun olursa elde edilen ses o kadar kalın olur.*Ses dalgalar halinde yayılan bir enerji türüdür.*Sesin havadaki hızı 340m/s dir. Işığın havadaki hızı ise m/s dir.*Ses en hızlı katılarda en yavaş ise gazlarda yayılır.*Sıcaklık arttıkça sesin hızı da artar. MÜZİK VE FEN Bir müzisyen piyanoyla bestesini çalarken çıkan sesi büyük bir zevkle dinleyebilirsiniz. Ancak bir usta matkapla duvarı delerken çıkan sesten aynı zevki alabilir misiniz? Piyanoyla bir müzisyen müzik üretebilir. Ancak matkaptan çıkan sesin müzik olduğu söylenemez. Müzik ve gürültüyü ayıran şey ses dalgalarının düzenliliğidir. Bir piyanist piyanonun tuşlarına basarken düzenli ses dalgaları oluşurken, matkaptan çıkan ses dalgaları düzensiz ve karmakarışıktır. İnsan kulağı bu iki ses dalgası arasındaki farkı algılar. Düzenli ses dalgaları hoş bir melodi gibi kulağımıza gelirken düzensiz ses dalgaları bizi rahatsız eder. Bizi rahatsız eden sesler genellikle gürültü olarak adlandırılır. Ses kaynaklarından çıkan ses dalgalarının genliğini ve frekansını ölçmek için osiloskoptan yararlanılır. Osiloskoba bağlı bir mikrofondan alınan ses elektrik sinyallerine dönüşür. Bu elektrik sinyalleri osiloskop ekranında ses dalgalarının görüntülenmesini sağlar. Böylece ses dalgalarının ne kadar düzenli ya da düzensiz olduğu da anlaşılabilir. Müzik aletlerinin bazıları telin titreşimiyle, bazıları havanın titreşimiyle bazıları ise deri ya da plastik yüzeyin titreşimiyle ses üretir. Telli çalgılarda farklı kalınlıklarda teller kullanılır. Akord yapılarak bu tellerin gerginlikleri değiştirilir. Telin inceliği – kalınlığı, uzunluğu – kısalığı ve gerginliği çıkardığı sesi etkiler. Genellikle bu çalgılarda her nota için bir tel bulunmaz. Müzisyen tel üzerindeki bir noktaya parmağını basarak telin uzunluğunu değiştirir ve farklı notaları çıkarabilir. Telli çalgılardan çıkan seslerin birbirinden farklı olmasında gövde yapıları da etkilidir. Gövdenin genişliği yüzeyinin yapısı ve yapıldığı malzeme çalgıdan çıkan sesi etkiler. Özellikle el yapımı kemanların her birinin ses özelliği birbirinden farklıdır. Birinin çıkardığı ses diğerlerine tıpatıp uymaz. Üflemeli çalgılarda titreşen havadır. Sanatçı bazı deliklere parmağını koyarak titreşen havanın uzunluğunu değiştirir. Böylelikle inceden kalına tüm notaları çıkarır. Klarnet de üflemeli bir çalgıdır. Ancak Klarnette bir ağızlık kullanılır. Klarnete üflendiğinde ağızlık titreşir ve bu titreşim klarnet içindeki havaya iletilir. Zurna da klarnet gibi ağızlıkla çalınan bir üflemeli çalgıdır. Borazanda herhangi bir subap ya da delik yoktur. Müzisyen nefesini kullanarak farklı notaların oluşmasını sağlar. Trombon üzerindeki hareketli kısım içinde hava bulunan borunun uzunluğunu değiştirerek farklı notaları çıkarır. Trompette havanın titreşimini kontrol eden subaplar bulunur. Borazan, trombon ve trompette ağızlık bulunmaz. Müzik aletlerinin boyutları küçüldüğünde genellikle yüksek frekanslı ses ince ses, boyutları büyüdüğünde düşük frekanslı ses kalın ses üretirler. Bunu üflemeli çalgılarda rahatlıkla görebiliriz. Davul, trampet, darbuka gibi vurmalı çalgılardan çıkan sesin özelliğini vurulan kısmın deri ya da plastik yapılması, kullanılan malzemenin gerginliği ve çalgının gövde şekli etkiler. Piyano tuşlu bir çalgıdır. Tuşlarına basıldığında yapısında bulunan çekiçli mekanizma sayesinde teller titreşir ve ses üretilir. Bu özelliğinden dolayı orkestrada vurmalı çalgılar sınıfında yer alır. Müzik aletlerinde çıkan ince seslere tiz, kalın seslere pes denir. 4. SES BİR ENERJİ TÜRÜDÜR Buradan sesin bir enerji türü olduğunu öğrenebilirsinizÇevremizde ses çıkaran sayısız varlık vardır. İnsanlar, hayvanlar, taşıtlar, müzik aletleri, şelale, rüzgâr, yağmur ses çıkaran ses çıkaran varlıklara doğal ses kaynakları denir. Ses kaynaklarının ses çıkarabilmesi için titreşim gerekir. Müzik aletlerinde bunu çok net görebiliriz. İnsanların ses çıkarması da titreşimle olur. Gırtlağımızda bulunan ses telleri akciğerlerimizde bulunan hava ile titreşerek ses çıkmasını yayılması için maddesel ortama ihtiyaç vardır. Yani boşlukta ses yayılmaz. Ses dalgalar halinde yayılır. Ses kaynağından çıkan ses maddenin taneciklerini titreştirir. Bu nedenle ses yayılır. Ses dalgasının her bir tam devrinde bir sıkışma ve bir seyrekleşme serisi vardır. Ses, tanecikten taneciğe yayılır, tanecikler ne kadar sık ise o kadar hızlıdır. Sesin yayılma hızı sırasıyla katıdan sıvıya, sıvıdan gaza azalır. Hız V = uzaklık D/ süre T biçiminde gösterilen genel hız formülü aslında teorik bir değer niteliği taşımamaktadır. Çünkü bu formülde göz önüne alınmayan dış faktörler, ses dalgalarının hızı üzerinde bir dizi etkiler yaratır. Örneğin rüzgar sesi uzaklara taşır, gece ve gündüzün sıcaklık farkları ses dalgalarını etkiler. Ses dalgaları katılarda yaklaşık olarak 5000 m/s hızla yayılır. Suda 1453 m/s hızla yol alır. Havada 340 m/s yol kaynaklar iki’ye ayrılır bunlar doğal ses kaynakları ve yapay ses kaynaklarıdır. Ses bir enerji türümüdür? 5. HANGİ SES DAHA ŞİDDETLİ Hafif sesler kulağa az şiddette kuvetli sesler ise yüksek şiddette birimi desibel'dir dB. Desibel insan kulağının işitebildiği en küçük ses sesi 30 dBKonuşma sesi 40-60 dBBağırma sesi 80-90 dBUçağın kalkışı 120-140 dBTüfek patlaması yakın Mesafe 130 dBFrekans ise saniyede geçen titreşim sayısıdır ve birimi hertz’dir Hz. İnsan kulağı Hz arasındaki sesleri duyar. Bu sınırın altındaki seslere infrasonik, üstündeki seslere de ultrasonik sesler denir. Konuşma sesi aralığı da 500-2000 hz arasında değişir. Uluslararası standartlara göre, işitme sistemine zarar veren gürültü düzeyi Mhz ve 85 dB sessiz bir ortamda 1,5 metreden günlük konuşmaları anlamakta güçlük çekmeye başladığı sınır gürültü düzeyi olarak kabul edilebilir. Bu sınır 500, 1000 ve 2000 Hz frekanslarda ortalama 25 dB değerine karşılık Sağlık Üzerine Etkileri1. İşitme duyusu ve yollarında zararlara yol Gürültünün kişilerde huzursuzluk, uykusuzluk, sinirlilik, konsantrasyon bozukluğu gibi etkileri Çalışma etkinliğini azaltır, düşünmeyi engelleyebilir. Bellekle ilgili çalışmalar, sözcük öğrenme amacıyla yapılan çalışmalar gürültüden etkilenmektedir. Öğrenme yaşantılarının olumsuz etkilenmesi özellikle okullarda belirgindir. Gürültü bölgelere yakın olan okullarda öğrenme etkinliğini azaltıcı etki yapmaktadır. Okuma, anlama, öğrenme düzeyini azalttığından okul sağlığı açısından da önemli Karakter değişikliklerine neden olabilir. Eğilimi olanlarda sorunların ve bunaltıların ağırlaşmasına yol açar. Çabuk sinirlenme ve kızgınlığa yol Aralıklı ve ani gürültü kişide ani adrenalin deşarjı yaratarak kalp atış oranını, solunum sayısını, kan basıncını arttırmakta, dikkat azalması, uyku düzeninde bozulmalara neden olabilmektedir. Ani gürültüde kalp hızı artmakta, gözbebeklerinde dilatasyon etkilenmenin boyutu, gürültüye maruz kalma süresi, gürültünün frekansı, şiddeti, kesikli ya da sabit olması ve kişisel özelliklere bağlıdır. Başlangıçtaki etki işitme yorgunluğu olarak tanımlanmaktadır. Sesin şiddeti ve yoğunluğu arttıkça işitme yorgunluğu da artar. 140 dB şiddetinde bir darbe gürültüsü ani ve geri dönüşü olmayan işitme yitimine yol açabilir. Buna akustik travma denir. SES İNCE, HANGİ SES KALIN Sesin Yüksekliği Kalın–İnce Sesler İnce sesi kalın sesten ayıran özelliğe sesin yüksekliği veya ses perdesi denir. Ses kaynağının 1 saniyede ürettiği dalga sayısına veya ses kaynağının 1 sn’deki titreşim sayısına frekans denir. Sesin yüksekliği, ses kaynağının titreşim hızına yani frekansına bağlıdır ve doğru orantılıdır. • Ses kaynaklarının frekansı yani titreşim hızı arttığı zaman sesin yüksekliği artar ve ses ince tiz çıkar. Frekansı yani yüksekliği fazla olan sese ince ses denir. • Ses kaynaklarının frekansı yani titreşim hızı azaldığı zaman sesin yüksekliği azalır ve ses kalın pes çıkar. Frekansı yani yüksekliği az olan sese kalın ses denir. Frekans birimi hertz Hz dir ve frekans, dalga boyu ile ters orantılıdır. Dalga boyu arttıkça frekans azalır, dalga boyu azaldıkça frekans artar. Çevrede bulunan ses kaynaklarının ürettiği ses dalgalarının yüksekliği yani incelik ya da kalınlığı, sesin frekansına bakılarak belirlenir. Saniyede 300 kez titreşen telin çıkardığı ses, 200 kez titreşen telin çıkardığı sesten daha incedir. DALGALARININ KULAĞIMIZDAKİ YOLU İşitme organımız üç kısımdan oluşur dış kulak, orta kulak ve iç kulak. Dış kulak havadan aldığı titreşimleri orta kulağa geçirir. Orta kulak dış kulağın arkasındadır. Buradaki küçük kemikçikler titreşimleri iç kulağa geçirir. Asıl duyu hücreleri iç kulaktadır, insanın denge organı da orta kulakta bulunur. Bu organ üç küçük kanaldan ve sıvıyla dolu iki boşluktan oluşur. Organın duyu hücrelerin baş hareketindeki değişikliklere ve yer çekimine karşı duyarlıdır. İnsan kulağının iki önemli işlevi vardır. İlk olarak bu organ, ses titreşimlerinin algılandığı yerdir; ikinci olarak da beden dengesinin korunması ve denge duyusu açısından büyük bir önem taşır. İşitme, titreşimlerin algılanmasının sonucudur. Bazı titreşimler işitilemez. Duyduğumuz titreşimlere ses deriz. Bir nesne titrediği zaman titreşimi çevreye havaya geçer. Bu ses dalgası dış kulağa girer. Titreşimler kafatası kemikleri aracılığıyla da alınabilir. Ancak genellikle kemiklerin iletkenliği havanınkinden daha zayıftır. Bu, bir diyapazon iki kollu çelik ses ölçüsü ile sınanabilir. Diyapazon kulağın önünde tutulduğu zaman titreşimler, kafatası üzerine konduğu zaman duyulduğundan daha net bir biçimde duyulur. Bir ses dalgasının gücü amplitüt duyulan sesin gücünü yüksekliğini belirler; saniye başına dalga sayısı frekans ise ses perdesini belirler. Sesin yüksekliği desibel dB olarak ve perdesi hertz Hz olarak ifade Hz, ses kaynağının ileriye ve geriye doğru saniyede 100 kez titreştiğini gösterir. dB olarak ifade edilen ses gücü, kendi başına duyulan sesin yüksekliği hakkında çok az şey ifade eder. 1000 Hz'lik bir perdede 60 dB oldukça yüksek bir ses olduğu halde, 100 Hz'lik bir perdede 60 dB hemen hemen duyulamayacak kadar alçak bir sesi gösterir. Genel olarak, 18 ve 30 yaş arasında insanlar 16 ve Hz arası frekansları işitebilirler. Çocuklar ise Hz'e kadar yükselen perdeleri algılayabilirler. Yaşlanma ile bu algılama düzeyi yavaş yavaş düşer. Birçok hayvan insanların işittiğinden daha yüksek frekansları işitebilirler. Yalnız omurgalı hayvanlar ve insanlar perdeleri birbirinden ayırt edebilirler. Herkes çok yüksek ses işitmenin hoş olmayabileceğini bilir. Ses yüksekliğinin dayanılmaz olduğu noktaya acı eşiği denir ve 130 dB gücündedir. Bu, aşağı yukarı kalkış yapan bir jet uçağının çıkardığı sese tekabül eder. Bir roket fırlatılmasının çıkardığı, 180 dB gücündeki ses yoğunluğu ölümcüldür; çünkü bu korkunç basıncın etkisiyle kan damarları, hücre duvarları ve kulak zarları sesin niteliği yüksekliği kadar tedirgin edici olabilir. Örneğin akan bir musluk sesi insanı çıldırtabilir. Yoğun trafik olan bir sokakta oturan insanlar sürekli olarak arabaların durma ve çalışma seslerini işitmekten çok rahatsız olurlar. Sonunda, bir komşuda çalan radyo, alçaktan uçan uçaklar ve fabrikaların uğultusu gibi tedirgin edici gürültüler gerginliğe yol açabilir ya da zaten var olan fiziksel bozuklukları şiddetlendirebilir. Kulak kepçesi, işitme kanalı ve kulak zarının dış tabakası dış kulağı oluşturur. Kulak kepçesi, insanın sesin geldiği yönü ve yüksek perdeleri ayırt etmesini sağladığı için önemlidir. Hayvanlar genellikle sesin geldiği yönü insanlardan daha iyi ses dalgalarını kulak zarına yöneltmek olan kulak kepçesi esas olarak kıkırdaktan oluşur. Yapısı, özellikle dalga boyu kısa olan seslerin algılanmasında önemli bir rol oynar. Başımızı hafifçe çevirdiğimizde değişik yönlerden gelen farklı sesleri daha güçlü olarak algılayabiliriz. Sesin yönü ve uzaklığı hakkında izlenimler edinmek tek kulağımızla bile ve köpek gibi bazı hayvanların geniş, hareket edebilen kulak kepçeleri vardır ve bu hayvanlar kulaklarını gerçekten de oynatarak kullanırlar. İşitme kanalının girişinde küçük kıllar vardır. Kulak kiri kanalın iç kısmını bakterilere ve kire karşı korur. Kulak kepçesinin aldığı ses dalgaları dış işitme kanalı aracılığıyla orta kulağa geçirilir. Bunun bir sonucu olarak, kulak zarı titreşir ve bu titreşimler birbirine bağlı olan ve orta kulakta bulunan üç küçük kemiğe geçirilir. Ancak kulak zarının her iki yanındaki basınç birbirine eşit olduğu zaman bu iletim en iyi şekilde kulağın esas işlevi sesi, niteliğini bozmadan iç kulağa iletmektir. Orta kulakla iç kulak arasında sınır oluşturan kulak zarı bağ dokusundan oluşur. Dış kısmı deri, orta kulağa bakan kısmı ise mukoza ile kaplıdır. Sesler kulak zarına çarptığında kulak zarı titreşir ve bu titreşimler birbirine bağlı olan ve orta kulakta bulunan üç küçük kemiğe geçirilir. Ancak kulak zarının her iki yanındaki basınç birbirine eşit olduğu zaman bu iletim en iyi şekilde sağlanır. Burun-boğaz boşluğu ile orta kulak arasında açık bir bağ oluşturan östaki borusu bu basınç dengesini gerçekleştirir. Östaki borusunun yutakla burun- boğaz boşluğuyla birleşen kısmı normal olarak kapalıdır. Yutkunma sırasında burası açılarak havanın geçmesini sağlar. Uçakta seyahat ederken ya da denizden yüksekliği fazla olan yerlerde kulak zarının iki tarafındaki basınç farklı olacağından yutkunmak insanı rahatlatır. Ayrıca esnemek, bir şey çiğnemek de bu işlevi görür. Bunun da nedeni, östaki borusundan geçen havanın basınç eşitliği kulak kemiğine çekiç denir. Bu kemik kulak zarına bağlıdır ve örs kemiğine dayanır. Örs kemiği ise üçüncü kulak kemiğine, yani özengi kemiğine bağlıdır. Özengi kemiğinin alt kısmı iç kulağın oval pencere denen aralığına tam olarak oturur. Özengi kemiğinin oynayabilen alt kısmı ses titreşimlerini kokleadaki sıvıya çekiç ve özengi kemiklerini içeren boşluk ve yarım ay biçimindeki üç kemik ile birlikte koklea iç kulağı oluşturur. Sıvı aracılığıyla iletilen titreşimler kokleadaki asıl duyu hücreleri tarafından algılanır. Kokleanın kendisi iki buçuk kere kıvrılmış bir salyangoz kabuğunu koklea = salyangoz içini zarsı, esnek bir kısım boydan boya ikiye ayırır. Böylece birbiri üstünde iki kanal oluşmuş olur. Üst kanala vestibül skalası alt kanala timpani skalası denir. Kokleanın üst kısmına doğru zar üstünde bölmeler olmadığı için iki kanalın arası açık kalır. Sıvı, zarın diğer tarafında serbestçe akabilir, geri döner ve yuvarlak pencereden dışarı çıkar. Asıl duyu hücrelerini içeren Korti organı bu zarsı kısım üzerindedir. Burada mekanik enerji sinirsel dürtülere dönüşür. Duyu hücrelerine bulunan küçücük kılların üzeri saydam bir zar ile örtülüdür. Bu küçücük kıllar titreşince bu saydam zara dokunurlar ve duyu hücrelerinde bulunan sinir uçlarını uyarırlar. Titreşim ve ses oluşumu ilişkisi Titreşen bir nesnenin başlattığı titreşimler dizisine ses denir. Sesin oluşabilmesi için titreşim hareketi gereklidir. Titreşim bir nesnenin ileri geri hareketidir. Titreşim yapan ses kaynakları havayı titreştirir. Titreşen hava yayılarak kulağımıza gelir ve bir etki oluşturur. Böylece ses işitilir. Konuşurken elimizi boğazımıza dokundurduğumuzda gırtlağımızda bir titreşim meydana geldiğini hissederiz. Gırtlağımızda ses telleri adı verilen iki tane kas şeridi vardır. Konuşurken gırtlağımızdaki bu ses telleri hızla titreşir ve sesi meydana getirir. Ses telleri ne kadar hızlı titreşirse ses o kadar yüksek çıkar. Kadınların ses telleri kısa ve ince, erkeklerin ses telleri ise uzun ve kalındır. Bu yüzden kadınların ve erkeklerin sesleri birbirinden farklıdır. Saz, gitar, keman, mandolin ve davul gibi birçok müzik aletinde titreşim hareketi görülebilir. Ancak flüt, kaval, ney gibi birçok müzik aletinde titreşim hareketi görülmez. Saz, gitar, mandolin, keman gibi müzik aletlerinde titreşen teller ses çıkarır. Klarnet gibi bazı üflemeli müzik aletlerinin ağız kısmında ağaçtan yapılmış ince bir parça bulunur. Müzik aletine üflendiğinde bu parça aletin içindeki havayı titreştirerek ses çıkarır. Flüt, kaval, ney gibi üflemeli çalgılarda, klarnette olduğu gibi ağaçtan yapılmış bir parça yoktur. Bu çalgılara üflendiğinde aletin içindeki hava titreşerek ses çıkarır. Davul gibi vurmalı müzik aletlerinde deri bulunmaktadır. Deriye Vurulduğunda titreşerek ses çıkarır. Radyonun ya da televizyonun sesini işitebiliriz. Ancak çıkardıkları ses dalgalarını göremeyiz. Bu gibi aletlerin çıkardıkları sesleri etkilerinden anlayabiliriz. Örneğin, çalmakta olan bir radyoya şişirilmiş bir lastik balon dokundurduğumuzda, balonun titreştiğini görürüz. Balonun titreşmesi sesin bir enerjiye sahip olduğunu gösterir. Bazı opera sanatçıları çıkardıkları sesle bir bardağı kırabilir. Bir tür balina ispermeçet balinası ise çıkardığı sesle avını sersemletebilir, hatta öldürebilir. Ses ve İşitme Ses kaynaklarından çıkan ses, havada yayılarak kulağımıza kadar gelir ve kulak zarını titreştirir. Kulak zarındaki titreşimler kulağın iç kısımlarına iletilir. Bu titreşimler belirli bir ileti taşır. Bu iletiler beyne ulaştığında ses işitilmiş olur. Bir canlının kulağının büyük olması o canlının daha iyi duyabileceği anlamına gelmez. Fillerin kulakları insanlarınkinden çok büyük olmasına rağmen, ancak insanların işitebileceği sesleri işitirler. Fillerin kulaklarının büyük olması üzerlerine konan böcekleri uzaklaştırmalarına ve serinlemelerine yardımcı olur. Ses, havada yayılırken havayı oluşturan moleküllerin titreşmesine neden olur. Titreşen moleküller çevresindeki diğer moleküllere enerji aktarır. Ancak ses kaynağından uzaklaştıkça enerji aktarımında azalma meydana gelir. Bulunduğumuz odada çalışmakta olan televizyondan çıkan ses çok az enerji kaybederek kulağımıza gelir. Böylece televizyonun sesini kolayca duyabiliriz. Ancak televizyondan uzaklaştıkça sesini duymakta zorluk çekeriz. Bunun sebebi kaynaktan uzaklaştıkça sesin enerji kaybetmesidir. Aynı ses kaynağının ürettiği sesin farklı uzaklıklardan farklı şekilde duyulmasını sağlayan özelliğe sesin şiddeti denir. Kolumuz aşağıda iken kol saatimizin sesini işitemeyiz. Kol saatimizden çıkan sesler saatten çıktıktan sonra her yöne yayılarak enerjisini kaybeder. Çok az bir kısmı kulağımıza ulaşır. Kol saatimizi kulağımıza dayadığımızda saatten çıkan ses çok az enerji kaybederek kulağımıza ulaşır. Böylece kol saatimizin sesini işitebiliriz. Bir dosya kağıdını rulo yapıp bir ucunu kol saatinin üzerine, diğer ucunu kulağımıza dayarsak saatin sesini işitebiliriz. Ancak kağıt rulo çok uzun olursa saatin sesini işitemeyiz. Bunun sebebi sesin yol aldıkça enerjisini kaybetmesidir. Bazı hayvanlar insanların duyamadıkları sesleri duyar ve insanların çıkaramadıkları sesleri çıkarır. Yarasaların gözleri iyi göremez ancak kulakları çok iyi duyar. Yarasaların çıkardıkları sesler, çevredeki canlı ve cansız varlıklara çarparak geri döner. Böylece yarasalar varlıkların büyüklüklerini ve yerlerini algılar. Dolayısıyla yarasalar işitme duyulan sayesinde engellere çarpmadan uçabilir ve avlanabilir. İnsan kulağı yarasaların çıkardığı bazı sesleri duyamaz. Yunuslar yiyeceklerini ararken suda ses çıkarırlar. Bu sesler balık ya da balık sürüsüne çarparak geri döner. Böylece balıkların yerini öğrenen yunuslar avlanır. Yunuslar iyi göremez, koklama organları körelmiştir. Ancak işitme duyuları çok gelişmiştir. Yunuslar da yarasalar gibi insanların duyamayacağı bazı sesler çıkararak aralarında iletişim kurarlar. Kümes hayvanları, atlar ve köpekler insan kulağının duyamadığı bazı sesleri işitebilir. Örneğin; 1999 Marmara ve Düzce depremlerinde olduğu gibi şiddetli depremlerde oluşan sesleri insan kulağı işitebilir. Hafif şiddetteki depremlerde oluşan sesleri insan kulağı işitemezken bu hayvanlar işitebilir. İnsan kulağının işitemediği titreşimlerden günlük yaşamda pek çok alanda yararlanılır. Petrol arama, yer kabuğunu inceleme, tıp, endüstri ve haberleşme bu alanlardan bazılarıdır. Doktorlar insan vücudunu dinlemek için stetoskop kullanarak kalp ve akciğer hastalıklarını teşhis ederler. VE SES YÜKSEKLİĞİ Ses Dalgaları —►Kulak kepçesi —► Kulak yolu —► Kulak zarı —► Çekiç, örs, üzengi —►Oval pencere —► Dalız —►Saylangozsıvı —►Korti organı —►İşitme Duyu Hücreleri —►İşitme Duyu Sinirleri Hücreleri —► Beyinin İşitme Duyu Merkezi —► İşitme Olayı Ses ilk olarak kulak kepçesi ile toplanarak ak kulak yoluna, en son beyne gelerek işitme gerçekleşir Sesin Yüksekliği sesin ince veya kalın olmasını ayırt etmeyi sağlayan özelliktir. Sesin yüksekliği, ses kaynağının titreşim hızına frekansına bağlıdır. FREKANS bir saniyedeki titreşim sayısıdır ve frekans arttıkça ses incelir,frekans azaldıkça ses kalınlaşır. Kulak 20 ile 2000 frekans aralığındaki sesleri duyabilir. 20 frekans altındaki sesleri duyamayız ve bu seslere enforsonik ses altı sesler denir. 20000 frekans üzerindeki sesleri de duyamayız. Bu seslere de ultrasonik ses üstü sesler denir. Ayrıca sesi oluşturan bir cismin titreşim frekansı cismin boyuna, cinsine, kalınlığına ve gerginliğine bağlıdır. Kısa, ince ve gergin tel ince ses, kalın,,uzun, ve gevşek teller kalın ses çıkartır. SEVİYELERİ VE MEKANLAR SES SEVİYESİ dB BİLİNEN SESLER 0 dB Insan kulaginin duyabilecegi en düsük ses 30 dB Fisilti, sessiz konusma 50 dB Yagmur düsüsü, sessiz ofis, Buzdolabi, Havalandirma 60 dB Bulasik makinasi, Dikis makinasi, normal bir konusma. 70 dB Yogun trafik, elektrikli süpürge, saç kurutma makinasi 80 dB Çalar saat, Metro ;fabrika gürültüsü 90 dB Tras makinasi, Kamyon trafigi, Çim biçme makinasi 100 dB Kar araci, çöp kamyonu, müzik seti 110 dB Rock konseri,elektrikli Testere 120 dB Uçagin havalanisi, gece klübü 130 dB Delici çekiç 140 dB Av tüfegi, Hava hücum uyari sistemi 180 dB Roket firlaticisi Desibeller Kulagimi Etkilemeden Ne Kadar Yüksek Olabilir? Uzmanlar 85 desibel üzerindeki sese sürekli maruz kalmanin tehlikeli olabileceginde anlasmislardir. Duydugum Sesin Süresinin, Isitmemi Etkileme Tehlikesi Ile Bir Ilgisi Var Midir? Kesinlikle vardir. Yükses siddette sese ne kadar uzun süre maruz kalirsaniz, isitmenizde o kadar fazla hasar olusur. Ayni zamanda ses kaynagina ne kadar yakin olursaniz o kadar fazla etkilenirsiniz. Her silah sesi, yakindaki kisilerin isitmesinde hasar meydana getirebilir. Uzun namlulu silahlar ve top daha siddetli ses çikardiklari en kötüleridir. Fakat oyuncak silahlar bile sayet yakinsaniz isitmenizde hasar meydana getirebilirler. Son zamanlarda gençlerde yapilan arastirmalar önemli ölçüde alarm vermektedir. Çok gürültülü diskolar ve kulakliklarla yüksek sesli müzik dinlemek bunun sorumlusu olabilir. Gürültü, Isitmemin Disinda Daha Fazla Bir Zarar Verebilir Mi? Gürültüye maruz kalindiktan sonra ortaya çikan kulak çinlamasi çogunlukla kalicidir. Bazi kisilerin, yüksek ses karsisinda endise ve hassasiyeti artabilir, nabiz ve kan basincinda artis olabilir veya mide asit salgisinda artis görülebilir. "Yüksek gürültü" ayrica is ortaminda dikkati dagitarak verimi düsürebilir. Isitme Koruyucular Kullanmali Miyim? Sayet çok gürültülü bir ortamda çalisiyorsaniz, isitme koruyuculari kullanmalisiniz. Ayrica çok gürültülü bir alet veya silah kullanirken de kullanmalisiniz. Isyerinde günde sekiz saatten fazla 85dB veya yukarisinda gürültüye izin verilmemelidir. Çalistiginiz yerde ortalama ses siddeti sekiz saat süre ile 90 dB'den yüksek ise isitme koruyuculari kullanmalisiniz. Isitme Koruyuculari Nelerdir ve Ne Kadar Etkilidirler? Bu koruyucular zara ulasan sesin siddetini azaltmaya yararlar. Iki türde karsimiza çikarlar kulak tikaçlari ve kulakliklar. Kulak tikaçlari dis kulak yoluna takilan ve sesin siddetini önleyen tikaçlardir. Bunlarin etkili olabilmesi için kulak yolunu tam tikamalari gerekir. Çesitli boyutlarda satilmaktadirlar. Kullanirken temiz olmalarina ve dis kulak yolunu tahris etmemelerine titizlik gösterilmelidir. Kulakliklar bütün kulagi kaparlar ve bir bant ile iki kulaklik birbirine baglidir. Etkili olmasi için kulak kepçesini sikica kapatmasi gerekir. Tam uygulanan kulak tikaçlari ve kulakliklar sesin siddetini 15 ile 30dB kadar azaltirlar. Ikisi birbirine esit etkili olsa da kulak tikaçlari düsük frekanslarda daha fazla, kulakliklar yüksek frekanslarda daha fazla etkilidirler. Beraber kullanildiklarinda ek olarak 10-15dB daha fazla koruma saglarlar. Gürültü 105dB'den yüksekse beraber kullanimlari önerilir. Niçin Kulaklarimi Sadece Pamuk Ile Kapatamam? Kulak kanalina sokulan basit pamuk ve kagitlar sesi çok etkili önleyemezler sadece 7dB kadar siddeti azaltirlar. Isitme Koruyucularinin Genel Problemleri Nelerdir? Bu tür isitme koruyucu kullanan isçilerin faydalanmalari gereken koruyuculugun yarisindan daha azi ile korunduklari bulunmustur. Bunun sebebi koruyucularin uygun ve sürekli kullanilmamalaridir. Sekiz saat devamli kullanildiginda 30dB koruma getiren koruyucular mesela sadece bir saat takilmazlarsa koruyuculuklari 9dB'e düsmektedir. Koruyucular yipranmis veya yirtilmissa kisiler yaklasik 1000 kat daha fazla ses enerjisine maruz kalmaktadirlar. Bunlara ek olarak, gürültüye maruz kalma, birikim yapar. Evde veya oyunda karsilasilan gürültü de günlük limite eklenmelidir. Isyerinde maksimum günlük doza ulasilmissa sonradan gürültülü bir ortamda bulunmak veya yüksek sesli müzik dinlemek güvenlik limitini geçmeye sebep olur. Isitme Koruyucular Kullanirken Diger Insanlari veya Makinelerin Sesini Isitebilir Miyim? Günes gözlükleri nasil görüsü daha kolaylastirirsa, isitme koruyucular da etraftaki gürültüye ragmen konusmalarin daha net anlasilmasina yardimci olurlar. Gürültü olmayan bir ortamda bile isitme koruyucu kullanan kisiler normal bir konusmayi duyabilirler. Isitme kaybi ve dil problemi olan kisilerde, isitme koruyucular önemli etki yaratmazlar ki zaten bu kisiler isitmelerinin daha fazla bozulmamasi için koruyucu kullanmalidirlar. Bazen "isitme koruyucu kullanan isçilerin makinenin bozuk ses çikardigini duymadiklari" iddia edilir. MEKANLAR VE NOTA Ses Titreşimdir Titreşen bir nesnenin başlattığı titreşimler dizisine ses denir. Sesin oluşabilmesi için titreşim hareketi gereklidir. Titreşim bir nesnenin ileri geri hareketidir. Titreşim yapan ses kaynakları havayı titreştirir. Titreşen hava yayılarak kulağımıza gelir ve bir etki oluşturur. Böylece ses işitilir. Konuşurken elimizi boğazımıza dokundurduğumuzda gırtlağımızda bir titreşim meydana geldiğini hissederiz. Gırtlağımızda ses telleri adı verilen iki tane kas şeridi vardır. Konuşurken gırtlağımızdaki bu ses telleri hızla titreşir ve sesi meydana getirir. Ses telleri ne kadar hızlı titreşirse ses o kadar yüksek çıkar. Kadınların ses telleri kısa ve ince, erkeklerin ses telleri ise uzun ve kalındır. Bu yüzden kadınların ve erkeklerin sesleri birbirinden farklıdır. Saz, gitar, keman, mandolin ve davul gibi birçok müzik aletinde titreşim hareketi görülebilir. Ancak flüt, kaval, ney gibi birçok müzik aletinde titreşim hareketi görülmez. Saz, gitar, mandolin, keman gibi müzik aletlerinde titreşen teller ses çıkarır. Klarnet gibi bazı üflemeli müzik aletlerinin ağız kısmında ağaçtan yapılmış ince bir parça bulunur. Müzik aletine üflendiğinde bu parça aletin içindeki havayı titreştirerek ses çıkarır. Flüt, kaval, ney gibi üflemeli çalgılarda, klarnette olduğu gibi ağaçtan yapılmış bir parça yoktur. Bu çalgılara üflendiğinde aletin içindeki hava titreşerek ses çıkarır. Davul gibi vurmalı müzik aletlerinde deri bulunmaktadır. Deriye Vurulduğunda titreşerek ses çıkarır. Radyonun ya da televizyonun sesini işitebiliriz. Ancak çıkardıkları ses dalgalarını göremeyiz. Bu gibi aletlerin çıkardıkları sesleri etkilerinden anlayabiliriz. Örneğin, çalmakta olan bir radyoya şişirilmiş bir lastik balon dokundurduğumuzda, balonun titreştiğini görürüz. Balonun titreşmesi sesin bir enerjiye sahip olduğunu gösterir. Bazı opera sanatçıları çıkardıkları sesle bir bardağı kırabilir. Bir tür balina ispermeçet balinası ise çıkardığı sesle avını sersemletebilir, hatta öldürebilir. Ses ve İşitme Ses kaynaklarından çıkan ses, havada yayılarak kulağımıza kadar gelir ve kulak zarını titreştirir. Kulak zarındaki titreşimler kulağın iç kısımlarına iletilir. Bu titreşimler belirli bir ileti taşır. Bu iletiler beyne ulaştığında ses işitilmiş olur. Bir canlının kulağının büyük olması o canlının daha iyi duyabileceği anlamına gelmez. Fillerin kulakları insanlarınkinden çok büyük olmasına rağmen, ancak insanların işitebileceği sesleri işitirler. Fillerin kulaklarının büyük olması üzerlerine konan böcekleri uzaklaştırmalarına ve serinlemelerine yardımcı olur. Ses, havada yayılırken havayı oluşturan moleküllerin titreşmesine neden olur. Titreşen moleküller çevresindeki diğer moleküllere enerji aktarır. Ancak ses kaynağından uzaklaştıkça enerji aktarımında azalma meydana gelir. Bulunduğumuz odada çalışmakta olan televizyondan çıkan ses çok az enerji kaybederek kulağımıza gelir. Böylece televizyonun sesini kolayca duyabiliriz. Ancak televizyondan uzaklaştıkça sesini duymakta zorluk çekeriz. Bunun sebebi kaynaktan uzaklaştıkça sesin enerji kaybetmesidir. Aynı ses kaynağının ürettiği sesin farklı uzaklıklardan farklı şekilde duyulmasını sağlayan özelliğe sesin şiddeti denir. Kolumuz aşağıda iken kol saatimizin sesini işitemeyiz. Kol saatimizden çıkan sesler saatten çıktıktan sonra her yöne yayılarak enerjisini kaybeder. Çok az bir kısmı kulağımıza ulaşır. Kol saatimizi kulağımıza dayadığımızda saatten çıkan ses çok az enerji kaybederek kulağımıza ulaşır. Böylece kol saatimizin sesini işitebiliriz. Bir dosya kağıdını rulo yapıp bir ucunu kol saatinin üzerine, diğer ucunu kulağımıza dayarsak saatin sesini işitebiliriz. Ancak kağıt rulo çok uzun olursa saatin sesini işitemeyiz. Bunun sebebi sesin yol aldıkça enerjisini kaybetmesidir. Bazı hayvanlar insanların duyamadıkları sesleri duyar ve insanların çıkaramadıkları sesleri çıkarır. Yarasaların gözleri iyi göremez ancak kulakları çok iyi duyar. Yarasaların çıkardıkları sesler, çevredeki canlı ve cansız varlıklara çarparak geri döner. Böylece yarasalar varlıkların büyüklüklerini ve yerlerini algılar. Dolayısıyla yarasalar işitme duyulan sayesinde engellere çarpmadan uçabilir ve avlanabilir. İnsan kulağı yarasaların çıkardığı bazı sesleri duyamaz. Yunuslar yiyeceklerini ararken suda ses çıkarırlar. Bu sesler balık ya da balık sürüsüne çarparak geri döner. Böylece balıkların yerini öğrenen yunuslar avlanır. Yunuslar iyi göremez, koklama organları körelmiştir. Ancak işitme duyuları çok gelişmiştir. Yunuslar da yarasalar gibi insanların duyamayacağı bazı sesler çıkararak aralarında iletişim kurarlar. Kümes hayvanları, atlar ve köpekler insan kulağının duyamadığı bazı sesleri işitebilir. Örneğin; 1999 Marmara ve Düzce depremlerinde olduğu gibi şiddetli depremlerde oluşan sesleri insan kulağı işitebilir. Hafif şiddetteki depremlerde oluşan sesleri insan kulağı işitemezken bu hayvanlar işitebilir. İnsan kulağının işitemediği titreşimlerden günlük yaşamda pek çok alanda yararlanılır. Petrol arama, yer kabuğunu inceleme, tıp, endüstri ve haberleşme bu alanlardan bazılarıdır. Doktorlar insan vücudunu dinlemek için stetoskop kullanarak kalp ve akciğer hastalıklarını teşhis ederler. NOTA DERSİ Nota Seslerin tonlarına göre sınıfsal tanım şeklidirve yedi tane nota vardır. La-Si-Do-Re-Mi-Fa-Sol Porte ve İlave Çizgisi Beş paralel düz çizgi ve dört eşit aralıktan oluşan notaları yazmaya yarayan şekildir. Portenin dışına taşan yani birinci çizgiden önce veya beşinci çizgiden sonra yazılması gereken notaları yazmak için çizilen çizgilerdir. Anahtar Dizekte başladığı çizgideki notaya adını veren, notaların okunmasını ve isimlendirilmesini sağlayan işaretlere Anahtar dizeğin baş tarafına konur. Müzikte 3 temel anahtar vardır. Do,Sol,Fa Bu anahtarları Dizekte değişik yerlerde kullanarak toplam 7 anahtar elde edilir. Sol anahtarı Fa anahtarı Do anahtarı TEKRAR İŞARETİ Bir müzik parçasında en az iki veya daha çok ölçüleri yinelemek için kullandığımız işarete Tekrar işareti denir. Röpriz Genellikle başa dönüleceğini veya 2. defa görüldüğü yerden 1. defa görüldüğü yere dönüleceğini anlatır. Senyö Bir müzik eserinde 2. defa konulduğu yerden, birinci defa konulduğu yere dönüleceğini ve son yazılan yerde bitirileceğini belirtir. Ölçü tekrar işareti Bir ölçüdeki notalar tekrar edileceği zaman kullanılır. Genel Müzik Bilgisi Solfej notaları melodileriyle ise notaları sadece ritmik değerleriyle Öğrenirken iki temel bilgi ritim değeri ve nota ardına eşit aralıklı,düzenlerle sıralanan vuruşlara ritim denir. Basit Ritimler 2/4 , 3/4 , 4/4 C şeklinde gösterilirler..Bileşik Ritimler Basit Ritmlerin birbirine eklenmesiyle olarak 5/8 , 6/8 , 7/8 , 8/8 , 9/8 Müzik , “İnsanların kelimeler ile anlatamadığı duygu, düşünce ve hislerini melodik seslerle anlatma sanatıdır”. Müziğin diğer bir tanımı ise “insanların kendi yapılarına uygun, yaşadğı ortama göre sesleri kullanma sanatıdır” Bir cismin titreşiminden meydana gelen dalgaların hava yolu ile kulağımıza ulaşmasına DUYULMASI İşitme İnsanlarda işitmeyi ve duymayı sağlayan organı kulaktır. Dış kulağa iletilen ses, orta kulağa intikal eder. Orta kulaktan ise iç kulağa geçerek sinirler aracılığı ile beyine ulaşır. Böylece ses beyinde canlandırılmış diğer bir deyişle duyulmuş HIZI Sesin herhangi bir cisim veya maddeden çıktığı andan itibaren bulunduğu ortama göre belirli bir ulaşma hızı vardır. Bu konuda yapılan çalışmalara göre durgun ve ısı derecesi sıfır olan bir ortamda ses saniyede 340 metre hız TİTREŞİM ÖZELLİKLERİ Seslerin incelik - kalınlık dereceleri ve zamana göre titreşim özellikleri vardır. Örneğin LA sesi bir saniyede 440 titreşim gerçekleştirir. Diğer sesler de buna göre SESLERİ Müzik sesleri İnsan Sesleri ve Müzik Aletleri Sesleri olmak üzere ikiye ayrılır. İnsan Sesleri İnsan sesleri , Kadın Sesleri ve Erkek sesleri olarak iki guruba Sesleri Tenor İnce, Bariton Orta , Bas Kalın olarak üçe Sesleri Soprano İnce , Mezzo Soprano Orta, Alto olarak üçe MERDİVENİ İnsan kulağı ile duyulması imkanı olan seslerin en kalınından en incesine kadar sıralanış biçimine ses merdiveni denir. Ses Merdiveni üç bölüme ayrılır Bunlar Kaba Bölge, Orta Bölge ve Tiz İki nota arasındaki mesafeye yani ses farkına Notaların vermiş olduğu zaman bütünlüğüne süre denir. Sesli Süre ve Sessiz Süre olmak üzere iki çeşit süre vardır. Sesli süreler notaların seslendiriliş zamanını, sessiz süreler ise notalar arası bekleme zamanını ifade eder. Sessiz süreler Müzikte ES işareti ile SES İki bitişik notanın veya derecenin gösterdiği aralığa Tam Ses denir. Bu notaların gösterdiği küçük aralıklara da Yarım Ses denirKOMA İki tam ses arasındaki dokuz küçük sesin her birine verilen Bir müzik eserinin eşit süreli bölümlerine Ölçü denir. Ölçü çizgileri porteye dikey olarak konulur. Her ölçüde ölçü rakamı kadar nota süreleri ÖLÇÜ ANAKRUS Bazı eserlerde ilk ölçü çizgisinden önce gelen ölçülere verilen isimdir. TEMEL IŞARETLER ............................................. Müzik ve Oluşum. Müzik Tarihi ve Gelişimi. Sanatın Tanımı ve Dalları.................................................. Oluşumu ve Özellikleri ................................................ Müziğin Temel Öğeleri....................................................... Müzik Türleri................................................................... Temel Müzik İşaretleri........................................................ Porte dizek .................................................................. Nota ve Değerleri............................................................. Anahtarlar ....................................................................... Süre Uzunluğunda Yardımcı İşaretler .................................. İfadelendirme İşaretleri..................................................... Ses Değiştirici altere İşaretler............................................. Türk Müziğinde Değiştirici İşaretler ................................... VE TERIMLER............................................................... Müzikte Aralık Kavramı, Çeşitleri ve Diziler............................ Aralıklar ve Çeşitleri ........................................... Müzikte Diziler................................................................ Temel Müzik Terimleri....................................................... hareket Terimleri ........................................... TEMEL İŞARETLER Müzik ve Oluşumu Müzik duyguların sesle anlatıldığı, bilinçli etkinliklere denir. Müzik yaşamın her alanında varlığıyla birlikte insan ruhunu zenginleştirdiği gibi yaşam kalitesini de yükseltir. Müzik bilimdir; çünkü içerik olarak bir konusu, kuraları ve bir yöntemi vardır. Müziğin oluşumunu dört ana başlıkta ele alabiliriz, Müzik Tarihi ve Gelişimi Müzik, insanlık tarihiyle birlikte var olan bir olgudur. Yaşanılan dönemin olaylarını, o coğrafyanın gelişimini seslerle dile getirmişlerdir. Müzikte gelişim geçtiği dönemin adlarınıalmıştır. İlkel müzikten, klasik ve çağdaş müziğe kadar birçok dönem isimleri sayabiliriz. Müziğin dili evrensel olduğundan birçok uygarlıkta, başka bir uygarlığın müziksel etkileşimi görülmektedir. Müzikteki kullanılan enstrümanlarda ve ses cihazlarında gelişim son çağlarda daha hızlanmıştır. Akustik ensrumanların, vokallin yerini elektoronik enstrümanlar ve cihazlar almıştır. Örneğin; elektronik gitarlar, mikrofonlar, vb… Sanatın Tanımı ve DallarıSanat; insanın etkileşimlerinin, duygu ve düşüncelerinin dışa vurumasıdır. Dışa vurum; yazı, müzik, yapı, çizim, iletişim ve çeşitli somut ögelerle ifade edilir. Sanat, sosyal yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır. Her bireyin mutlaka bir sanat dalıyla amatörde olsa ilişkide ilgilenmesi gerekir. ATATÜRK’ün dediği gibi “SANAT ALTIN BİLEZİKTİR”, sanatsız bir topluluk düşünülemez. Aşağıda gördüğünüz bir grafik sanatıörneği, resimin ve müziğin varlığına işaret eden bir çalışma. Biçim verilen malzeme değiştikçe sanatın değişik adlara ayrılması mümkün olabiliyor. Ancak, sanatı sınıflandırırken sadece malzeme yönüyle sınıflandırma yapmak mümkün değildir. Malzemenin yanı sıra, ifade ediş biçimi veya daha kapsamlı bir ifadeyle yaratıcılık bu sınıflandırmada önemli bir etkendir. Sözgelimi, bir heykeltıraş da ağaca biçim verebilir, bir marangoz da. Fakat heykeltıraşın ağaca biçim verişteki ifade tarzı ile marangozun biçimlendirmesindeki ifade tarzı aynı değildir. Heykeltıraş biçimlendirmesini alışılmışın dışında, yeni ve özgün bir biçimde yaparken; marangoz alışılmış, bilinen veya tekrar edilen bir biçimlendirme yapar. Bu bakımdan sanat genel olarak önce iki gruba ayrılır» Pratik sanatlar / endüstriyel sanatlar zanaat,» Güzel sanatlar. Güzel sanatlar deyince aklımıza; insan yaratıcılığı, insanın ilk çağlardan bu yana kendini ifade ettiği, tam yetkinleşemediği dönemlerde; çizgi, boya, kil yoluyla içini döktüğü biçimler, desenler, çeşitli oluşumlar geliyor. Yetkinleştiği dönemlerde ise örnekler çok çeşitli. Sözgelimi; ünlü rönesans sanatları, yapılar, anıtlar, köprüler, müzeleri dolduran resimler, sonra şiirler ya da Mimar Sinan'ın camileri, çeşmeleri, köprüleri Günümüz insanın; akıl, duygu,bilgi ve teknolojiyi kullanarak ortaya koyduğu sanat ürünleriÇağdaşresim, heykel, roman, tiyatro, sinema, çelik ve cam yapılar, incecik kullanım eşyaları, sesin,ışığın, rengin, oyun gücünün birleştiği büyük sahne olayları, türlü tasarımlar. Güzel Sanatları geleneksel ve çağdaş olmak üzere iki biçimde sınıflamak, bize bazıkolaylıklar getirebilir. Geleneksel sınıflama; güzel sanatları, hitap ettiği duyu organlarına göre sınıflar. Sözgelimi görsel sanatlar plâstik sanatlar, göze ve görmeye dayanan sanatları resim, heykel, mimari gibi bir grupta topluyor. Fonetik sanatlar, müzik ve türleri ile edebiyatı;ritmik sanatlar ise hem görme hem de hareketle ilgili olan sinema, opera gibi sanatlarıkapsamaktadır. Ancak, bu sınıflandırmanın dışında kalabilen bazı türler de olabilir. Sözgelimi, karikatür veya seramik gibi. Bu sebeple, daha çağdaş bir sınıflandırmaya gerek duyulmuştur. Bu sınıflama, söz konusu edilen sanat dalının niteliği ve tekniği göz önünde göre, şöyle bir sınıflandırma yapılabilir» Yüzey Sanatları Tüm iki boyutlu sanat çalışmaları, yani bir eni ve bir boyu olan kâğıt veya tuval üzerine, bir duvar ya da kumaş üzerine uygulanan sanatlardır Resim ve türleri yağlı boya, sulu boya, baskı sanatları, afiş, grafik çizimler , duvar resmi, minyatür, karikatür, fotoğraf, batik, süsleme vb.» Hacim Sanatları Üç boyutlu sanat çalışmalarıdır. Sözgelimi heykel, seramik, anıtlar gibi.» Mekân Sanatları İç ya da dış mekânı içine alan ve ya düzenleyen sanat dallarıdır. En başta mimarî olmak üzere bahçe mimarîsi, peyzaj mimarîsi, çevre düzenlemesi gibi mekâna ilişkin tüm tasarım çalışmaları.» Dil Sanatları Edebiyat ve yazı türlerini kapsayan sanatlardır; roman, hikâye,şiir, deneme, tiyatro metni, film senaryosu vb. gibi.» Ses Sanatları Müzik ve bütün türlerini kapsayan sanatlardır; halk müzikleri, klâsik müzikler gibi.» Hareket Sanatları İnsanın, bedeniyle anlatım gücü kazandırdığı sanatlardır; bale, dans türleri, halk dansları, pandomim vb.» Dramatik Sanatlar İnsanın, eyleme dönüşmüş ifadelerle kendini veya bir olayı, bir olguyu anlattığı sanatlardır;tiyatro, opera, müzikal oyun, kukla gibi sahne sanatları, sinema, gölge oyunu gibi türleri buna örnek olarak gösterebiliriz. Müziğin enstrümanları bu dalların birçoğunu işitsel bir çok faktörü var. Bir marangoz mantığının dışına çıkmamız iyi bir yapısal eser vermek için müzik kullağımız iyi olmalı ve plastik sanatlara karşı ilgi Oluşumu ve Özellikleri Ses cisimlerin titreşmesinden oluşur. Sesin oluşması için ses kaynağı, iletici ve alıcı olmasıgerekir. Kulağımıza gelen her seste tını, yükseklik, süre, vurgu ve gürlük nitelikleri vardır. Bu nitelikler;» Tını; seslerdeki çeşni ve renktir. Rüzgâr sesi, keman sesi, kuş sesi, piyano sesi gibi sesleri kendine özgü tınılarıyla ayırt ederiz» Yükseklik; sesin ince ya da kalın oluşudur. Diğer bir anlamada tiz ve pes oluşu.» Süre; sesin az ya da çok uzamasıdır.» Vurgu; sesin çeşitli şekilde çıkarılışıdır.» Gürlük; sesin hafif veya kuvvetli olşudur. Yani Müziğin Temel Öğeleri Müziğin temel öğeleri ritim, melodi ve armonidir. Bu öğeler müziği var eder.» Ritim Bir müzik parçasının, zamanı belli bir süre içinde eşit veya değişik uzunluktaki parçacıklara bölünmesidir. Ritim vuruşları bir düzen oluşturacakşekilde birbirini izler. Bu vuruşlar müzikte nota değerleri ile gösterilir. Ritim yalnızca sanata değil, evrene ve canlı varlıkların yaşamlarına da hâkim olan öğedir.» Melodi Melodi veya ezgi antik çağda “melos”bir lirik şarkı üzerine söylenenşarkı kelimesinden türetilmiştir. Melodi, tek sesle ifade edilen kendine özgü karekteriyle müzikal fikirdir. Örneğin; romans ve türkülerimiz.» Armoni Akorların en az iki sesin aynı anda çalınması art arda bağlanmasından meydana gelen müzik Müzik Türleri Toplum yaşamıyla birlikte sürekli olusum ve gelişim halinde olan müziğin kaynağı tür ve işlev bakımından çeşitlilik içerir. Bu çeşitliliği sıralamak oldukça zordur. Her dönem ve yaşanılan yer bakımında çeşitlik sağlar. Müzik türlerini ana ve alt başlıklar halinde şöyle sıralayabiliriz. Gelişmişlik Düzeyine Göre» İlkel müzik» Yarı gelişkin müzik» Gelişkin müzik Yaygınlığına Göre»Yerel müzik» Ulusal müzik uluslar arası müziğe yönelik olduğu o Kültürel amaca göre Geneleksel müzik halk müziği Klasik müzik Popüler müzik o İnanç özelliği taşıyıp taşımadığına göre Dinsel müzik Din dışı müzik o Yerleşim birimini yapısına göre Kırsal kesim müziği Kent müziği o Uluslara göre Türk müziği Çin müziği Alman müziği Arap müziği Çingene müziği vb o Kıtalara göre Avrupa müziği Asya müziği Afrika müziği o Kullanıldığı etkinlik ve konulara göre Dans müzik Film müziği o Ait olduğu döme göre; barok modern klasik romantik o Seslendiricisinin sayısınagöre; solo seslendirme o Topluluğunun niteliğine göre; orkestra müzik koro müzik oda müzik bando müzik konser müzik eğlence müzik fon müzik. o Yöneldiği yas kesimi göre; çocuk müzik, gençlik müzik. o Örgüsü ve dokusuna göre; Tek sesli müzik, cok sesli müzik o Dayandığı ses sistemi göre; makamsal müzik, modal müzik tonal müzik o Oturtma ya da görevlendirmeye göre; çalgı müzik, ses müziği. o Özellik kazandıran çalgıya göre kemen müzik piyano müzik, davul zurna Temel Müzik İşaretleri Porte dizek Birbirine paralel beş yatay çizgi ve dört eşit aralıktan oluşan nota yazmak için kullanılan şekle denir..Şekil Aynı zamanda porte çizgileri dışına da nota yazılmaktadır. Ek çizgi dediğimiz çizgiler kullanılır. Enstrüman veya vokalin sesinin ince veya kalınlığına göre porte çizgisinin altına ve üstüne ek çizgiler Nota ve Değerleri Dizekteki sesleri ve bu seslerin süre uzunluklarını belirtmeye yarayan işaretlere nota denir. Bütün sesleri tanımlayan yedi nota vardır. Bu notaları şekilleriyle tanırız. Birlik notadan almış dörtlük nota sürelerine kadar notalar vardır. Do Re Mi Fa Sol La Si Türkçede kullanımıC D E F G A B İngilizlerin kullanımıC D E F G A H Almanların kullanımıPorte dizek üzerinde notaların yeri ve nota isimleri; Notalar porte çizgisinin sırayla üzerine ve arasına yazılır Süresi en uzun olan birlik notadır ve dört vuruştur. Birlik nota her seferinde süresi ve vuruş sayısı ikiye bölünerekten diğer değerleri oluşturur. Bu notalar süre olarak kendi isimlerini alırlar. Örnek;2’lik nota 2 vuruştur, yani tınlama süresi 2 birim kadardır. Sayısal olarak da 2/4 bütünün yarısıdırBirlik nota.Birlik notadan iki tane ikilik, dört tane dörtlük, sekiz tane sekizlik elde edilir diyebiliriz. Tersten de gidersek sekiz tane sekizlik nota bir tane birliğe Sesiz es-susmalar Notalar Müzikte sessiz süreler susma ile gösterilir ve işaretlenir. Türkçede “susma”,”susku” ve“es” gibi benzer kelimelerle de belirtilir. Sesli notalar gibi sessiz notalarda da yedi susma işareti vardır. Sessiz es notalarda isminden de anlaşıldığı gibi müzik partisinde işaretlerin olduğu yerde ses kesilirsusuturulur. Bu işaretlerin dizek üzerinde gösterimi aşağıdaki Anahtarlar Müzikte üç tür anahtar “Sol anahtarı”, ”Fa anahtarı”, “Do anahtarıo” dır.» Sol Anahtarı Dizeğin ikinci çizgisinden çizmeye başlanılır ve beşlanılan ses“sol” sesidir. Gitar, flüt, bağlama ve keman notaları bu anahtarda yazılır.» Fa Anahtarı Fa anahtarı, alt oktavlardakikalın dizek içine yerleştirebilmek için kullanılır. Dördüncü çizginin dışında üçüncü çizgiden başlayan “Fa anahtarı”bulunmaktadır. Piyano, basgitar, kontrubas notaları bu anahtarda yazılır.» Do Anahtarı Do anahtarı, genelikle orta seslerin yazılışında kullanılır. Dört çeşit do anahtarı bulunmaktadır. Şu anda bir tanesinin yerini bilmek kafidir ,diğerlerini siz araştırınız. Süre Uzunluğunda Yardımcı İşaretler» Nokta Yanına konduğu notayı yarı değeri kadar uzatır. Aşağıda noktalınotaların süre uzunlukları görülmektedir.» Çift Nokta Bir nota veya susma işaretinin yanında iki nokta olduğu zaman birinci nokta değerinin yarısı, ikinci nokta ise noktanın süre değerinin yarısıkadar önüne geldiği noktanın süresini aaltır. » Üçleme Doğal bölünümlü ikişerli olan bir nota değerinin, geçici olarak üç eşit parçaya bölünmesine üçleme denir. Üçleme notaların altına ya da üstüne üç yazılır. » Legato Bağlı Notaların birbirine bağlanarak, seslendirilmesine legeto denir. Birinci nota çalınır, iki notaya bağlanır. » Durgu puandorgÜzerlerine geldiği notayı genellikle normal uzunluklarının iki katı uzatır. Ancak, müziksel nedenlerden dolayı yorumcuya sürede seslendirilir. Genelde son notanın üzerinde buunur. Tekrar İşareti Bir müzik eserinin herhangi bir bölmünde melodi tekrarı için kullanılır. » Dolap Tekrar edilen bölümün ikincikez seslendirilişinde “1”yazan ölçüler atlanır ve “2” yazan ölçüden çalınır. Ş » Da Capo Da capo,tekrar işaretinin yanında bulunuyorsa en başta dönülür ve eserin sonuna kadar tekrar edilmeden seslendirilir.» Senyo Tekrar işaretine ikinci kez rastlandığında, aynı işaretin ilk bulunduğu ölçüye dönülür ve bu ölçüden başlayarak “son” anlamına gelen “fine”kelimesinin olduğu yere kadar seslendirilir. İfadelendirme İşaretleri» Staccato Notaların sıçratılarak seslendirilmesine denir. Diğer bir anlamda kesik kesik de diyebiliriz. Staccato, notanın altına ya da üstüne bir nokta ile yazılarak gösterilir. » Çarpma Asıl sese gidilmeden öce çok kısa bir süre başka sese çarpıp asıl sese dönmedir. Bu şekilde asıl ses vurgulanmış olur. » Tril Asıl ses ile komşu sesin birbiri ardına oldukça hızlı ve uzunca süren seslendirilmesidir. » Tremolo Bir sesin komşu ses ile değil, komşunun yanındaki ses ile birbiri ardısıra olabildiğince hızlı seslendirilmesiyle elde edilen bir Ses Değiştirici altere İşaretler Bu işaretler önüne geldiği notayı inceltir tiz, kalınlaştırır pes ya da eski doğal haline getirir. Ses değiştirici işaretleri iki ana grupta toplayabiliriz. Evrensel Müzikte Değiştirici Altere İşretler. Batı müziğinde her ses arasında yarım ton farkı vardır. Dolaysııyla bir sesi yarım ses inceltmek ve yarım ses kalınlaştırmak için notadan önce bu işaretlerden konulur. Diyez Önüne konulduğu notayı yarım ses inceltir.» Bemol b Önüne geldiği notayı yarım ses kalılaştırı pes.» Natural doğalÖlçü içerisine arıza almış veya ton olarak arızalı parçalarda kullanıldığında nota eski sesine-tonuna gelir. Türk Müziğinde Değiştirici İşaretler Türk müziğinde notalar arası uzaklık batı müziğine nazaran daha müziğinde yarım perde dediğimiz ses, türk müziğinde on ikiye kadar bölünmektedirBu bölümlerin her birine “KOMA” adı küçük ses aralığı anlamına müziğinde yarım aralık veya yarım perde bir komadır. Yukarıda da görüldüğü gibi Türk müziğinde 4 komalık bakiye, 5 komalık küçük münecenneb, 8 komalık büyük mücenneb, 9 komalık tanini, 12 veya 13-14 komalık artık ikili aralıklıkları en küçük ses uzaklığı bulunmaktadır. Bu seslerdeki farklılıklarıduyabilmek için çok müzik dinlemek ve müzik dağarcığına hakim olmak ses aralıkları çok yakın ve kulağa benzeş konularda, Türk musikisi makamlarında, daha net olarak bu aralıkları Müzikte Diziler. Dizi; Latince merdiven anlamına gelen “scala” sözcüğünden gelmektedir. Sekiz sesin ardı ardına sıralanmasına dizi denir. Örnek; Do1 den Do2 ye kadar olan seslere “Do”dizisi denir. Klasik batı müziğinde temel dizi “Diyatonik” dizidir. olduğu gibi. Avrupa’ya özgü bu dizilerin temeli Yunanlıların kulandığı dizilere kadar uzanırdaha eski dönemlerde diyebiliriz. Ör Frigyen dizisi frigyalılar döneminde kullanılmıştır. Bunlar;» Majör Dizisigamı İki tam bir yarım, üç tam bir yarım TTYTTTY aralıklardan meydana gelen diziye majör dizi diziyi majör yapan özellik ve aralığının büyük üçlü dizilerde do majör dediğimiz C olarak dizi Bütün majör gamlar bu formülle elde edilir. Eğer, tam ses olmama durumu varsa bemol ve diyez işareti koyarak iki ses arasındaki uzaklığı bu formüle uyarlarız.» Minör Dizisi gamıBir majör dizinin sesi üzerine oluşturulan yeni dizi minör diziyi minör yapan özellik ve arasının küçük üçlü majör’ün altıncı sesine bakarsak yani VI .derecesi La sesi üzerine kurulan yeni dizi gam La minör gösterimi Am Temel Müzik Terimleri Müzikte çeşitliliği sağlayan da bu işaretlerdir. Bu işaretleri de iki ana grupba hareket Terimleri Haraket, bir müzik eserinin hangi yavaşlıkta veya hangi hızlılıkta çalınacağını belirtir. En yavaş en hızlı birçok hız terimi vardır. Bu terimlerin çoğu İtalyancadan gelmedir ve müzik parçasının –notasının-dizeğinin sol üstüne yazılır. Aşağıda görüldüğü üzere ismi ve hızın anlamı ANLAMI Grave Çok ağır Lento Ağır Largo GenişLarghetto Oldukça genişAdagio Acele etmeden Andante Orta yürüme hızında Moderato Orta dızda Allegretto Oldukça hızlıAllegro HızlıVivace CanlıPresto Çok hızlıPrestissimo Son derece ayırtı Terimleri Bir müzik eserinin yorumlanması sırasında, seslere uygulanan kuvvet yada hafiflik derecelerine nüans denir. Bunlar gürlük terimlerini oluşturur. Terimler İtalyancadır. Terimler nota üzerinde kısaltmalar şeklinde kullanılır. Başlıca nüans terimleri aşağıdadır. TERİM ANLATIMI KISALTMASI piaissimo çok hafifi pp.,ppp. piano Hafif p. mezzo piano orta hafifilikte mp. mezzo forte orta kuvvete mf. forte Kuvvetli f. fortissimo çok kuvvetli ff. molto fortissimo çok fazla kuveetli fff. forzando, con forza çok kuvvetli , vurgulu fz. forte piano kuvvetliden sonra hafif fp. crescendo gittikçe kuvetlenerek cresc. decrescendo gittikçe hafifiliyerek decresc. Bu terimlerin Nota üzerindeki kullanımı aşağıdaki gibidir .Şekil2.. VE ÖLÇÜ USÜL Diğer konularda ritimi vurgulamıştık. Müziği var eden üç temel öge; ritim, melodi ve armoniydi. Ritim kalıpları ölçüleri Batı ve Türk müziğinde değişiklik göstermektedir. Türk müziğinde yetmiş iki adet usul vardır. Batı müziğinde ise buna nazaran azdır. Ölçüler aynızamanda karmaşıktır. Ör7/16, 13/8 gibi Bu faaliyette ritimin, ölçünün ve vuruş şekillerinin nasıl olduğunu öğreneceksiniz. Basit ölçü ve vuruşları yapabileceksiniz. Batı ve türk müziğinde kullanılan vuruş şekilleri ve ölçüler hakkında bilgi edineceksiniz. Bu bilgi dahilinde dinlediğiniz müziklerde ritmikşekillerin ne olduğu hakında sezgisel bilgi ve basit ölçülerin el hareketlerini vuruşyapabilme becerisi Ritim Duygusu Ritim, zamanın belli bir süre içinde eşit veya değişik uzunluktaki parçacıklara bölünmesiydi. Bu bilgiyi önceki vurgulamamızdan biliyoruz. Müziğin matmatiksel sayısal olarak parçalara bölünmesi de diyebiliriz. Bu ritmik yapılar yaşanılan coğrafyanın etkileşimlerine göre farklılık göstermektedir. Örneğin, Türk müziğinde bozlak, İç Anadoluda var olmuş bir ritmik yapıdır. Mzurka Polonya halk dansıdır ve ritmik yapısı farklıdır. Flemnco ve halk müziği ritimlerinden de birçok örnekler verebiliriz. Ritim duygusunu ilerletmek için çok çeşitli müzikleri dikatle dinlemek gerekir. Bir süre sonra belleğimizda müziksel hafıza Ölçü usul ve Vuruş » Ölçü Bir müzik eserinin süre olarak birbirine eşit parçacıklara bölünmesine ölçü denir. Ölçü eşit zaman kümeleridir ve müzik yazısında birbiriden ölçü çizgileri ile ayrılır. » Rakam Bir müzik eserinin ölçüsü, anahtardan hemen sonra sayısal olarak yazılır. Rakamlar üst üste yazılır. Üsteki rakam ölçüyü oluşturan zaman birim değerlerinin sayısını gösterir. Alattaki rakam ise bu değerlerin niteliğini belirtir.» Vuruş Ölçü vurma, zamanın sırasını ve notanın değeri kadar tınlama süresini el hareketleri ile belirtmektir. Enstrüman çalışmalarında ayak hareketleri ile ölçü vuruşlarını da yapabiliriz. Müziğinde Ölçü ve Vuruş KavramıBatı müziğinde ölçü ve vuruş kavramı klasik müziğe ayarlanmaktadır.» Ölçü Çeşitleri• Basit Ölçüler Bir zamanı meydana getiren değerlerin tümü birlik, dörtlük ya da sekizlik benzeri ikişerli değer işaretine denk düşerse, bu çeşit zamanlardan kurulu ölçülere basit ölçüler senir. Basit ölçüler üçe zamanlı, üçlü zamanlı ve dörtlü zamanlı. Sırasıyla te göründüğü gibidir.• Bileşik Ölçü Bir zamanı oluşturan değerlerin hepsi, noktalı birlik, noktalı ilkilik, noktalı dörtlük ya da noktalı sekizlik gibi bir noktalı değer işaretine denk ise bu ölçüler bileşiktir. Aksak Ölçüler Bir ölçü hem ikili zamanı hemde üç zamaı içeriyorsa bu ölçü aksak ölçüdür. Aksak ölçüler de üçe ayrılır. İki zamanlı, üçlü zamanlıve dörtlü zamanlı. Sırasıyla aşağıdaki gibidir. Vuruş çeşitleri Vuruş, verilen zamanı elle parçalara bölmektir. Mümkün olduğunca el haraketleri kesin ve sınırlı olmalıdır. El haraketleri aşağı yukarı ve sağa sola pozisyonlarda yapılır. Vuruşları temel olarak altı başlıkta toplayabiliriz.• İki zamanlı ölçünün vurulması Birinci zaman aşağı ikinci zaman yukarıyapılır. • Üç zamanlı ölçünün vurulması Birinci zaman aşağı, ikinci zaman sağa yukarı, üçüncü zaman sola yukarı yapılır. • Dört zamanlı ölçünün vurulması Birinci zaman aşağı, ikinci zaman sola yulkarı, üçüncü zaman sağa, dördüncü zaman yukarı sola yapılır. • Beş zamanlı ölçünün vurulması • Yedi zamanlı ölçünün vurulması • Dokuz zamanlı ölçünün vurulması 2. Türk Müziğinde Usül Ölçü ve VuruşBatı müziğinde usul ve vuruşun birçoğu türk müziğinde de geçerlidir. Burada sadece Türk müziğinde geçerli olanları açıklıyacağız.» Usül Ölçü Eşit sayıda değişik vuruşlardan meydana gelmiş ritim kalıplarıdır. Türk müziğinde usüller el haraketiyle belirtilir. Diğer bir anlamda tempo tutulur ve bu haraketler eserin sonuna kadar disiplin içersinde devam eder. Türk müziğinde usuller şu kelimelerle ifade edilir. Sağ el sağ dize kuvvetli, sol elde sol dize zayıf zamanlı vurularak ifade edilir. DÜM-TEK-TEKE-TEKA-TEKKA-TAHEK• DÜM Kuvvetli zaman demektir. Sağ elle sağ diz üzerine vurularak ifade edilir.• TEK Hafif zaman demektir. Sol elle sol diz üzerine vurmakla ifade edilir• TEKE Birbirine eşit kısa zaman. Sağ el sağ dize, sol elde sol dize eşit zamanda bir biri ardına vurulmasıdır.• TEKA Bir uzun ve bir kısa zaman. Sağ ve sol ellerin, sağ ve sol dizlere vurulmasıyla icra ifade edilir.• TAHEK Sağ ve sol ellerin birlikte havaya kaldırılıp dizler üzerine vurulmasıyla icra edilir.» Usül Ölçü Çeşitleri Açıklamalarını yapacağımız on beş zamanlıya kadar olan usüllere küçük usül, on beşzamanlıdan yukarı olan usüllere büyük usül adı verilir. Basit, birleşik ve aksak ritimler olarak da sıralayabiliriz. Aşağıda küçük basit, birleşik. aksak ve büyük usüllerden verilecektir. Diğer usuller ileriki öğrenme faliyetlerinde verilecektir. Aynı zamanda sizde araştırınız.• NİM SOFYANBasit usül iki zamanlıdır. 2/4 lük ölçüsündedir. Bu usülde oyun havaları, türküler ve marşlar yazılmıştır. Vuruluşu sofyan• SEMAİ Üç zamanlıdır. ¾ lük değerindedir. Bu usülde oyun havaları veşarkılar yazılmıştır. Vuruluşu Semai• SOFYAN Dört zamanlıdır. 4/8 likve 2/4 lük değerlerde vurulur. vuruluşu. TÜRK AKSAĞI Beş zamanlıdır. 5/8’ lik ve 5/4’ lük değerdedir. Vuruluşu FREKANSLARI Ses frekansları videosu izle sözsüz bölümünde şarkıcı küfrediyor ama kimse duymuyordalga geçmek için böyle bir şey yapılabilir mi? insan frekans aralığını ALGILAYABİLİR.bu sayılar saniyede oluşan titreşim sayısıdır. hava saniyede 20bin kezden daha fazla titreşebilir ama bunu algılayamayız. diğer sorunun yanıtıda zaten konuda aralıkları mevcut insan duyabildiğinin çok az bir kısmını hatırlamıyorsam en incesi duyulmayacak ultrasonik ses den fazla çıkarabilen bir insan çıkardığı ilk sesle boğazı teli değidimiz yapıda zaten bi titreşime dayanamaz. VE SES DALGALARI Gökyüzünde yılda 3 milyar şimşek veya yıldırım oluşmaktadır. Bir değişle yılın herhangi bir zamanında dünyanın üstünde 2 bin yıldırım bulutu vardır ve dünyamıza her saniyede 100 yıldırım düşmektedir. Güçlü bir fırtına, Hiroşima'ya atılan atom bombasından 100 kat daha fazla enerji açığa çıkarmaktadır. Kim bilir? Belki bir gün gelecek yıldırımları da enerji kaynağı olarak kullanmayı öğreneceğiz. Bu gök olayı insanlığın ilk tarihlerinden itibaren ilahi bir işaret olarak görülmüştür. Yıldırım düşmesi insanlar için tehlikeli olmasın rağmen insan yaşamına faydası da vardır. Yıldırımlar yeryüzündeki bitkiler için faydalı maddeler olan nitratlar ve oksijenin de yeryüzüne inmesine neden olurlar. Her şey güneş ışıkları ile yeryüzünde ısınan havanın yükselmesi ile başlıyor. Tabii içinde buharlaşan suyu da yukarı taşıyarak. Bu yükselen hava yaklaşık 2-3 kilometreye ulaşınca havanın soğuk katmanlarına rast geliyor. Soğuk havalarda nefes verince nefesimiz nasıl buharlaşıyorsa aynen o şekilde buharlaşıyor ve gördüğümüz bulutu oluşturuyor. Bu bulutlar daha sonra hava akımları ile 20 bin metreye kadar tırmanabiliyorlar . Aslı tam bilinmemesine rağmen bulutların bu yükselişleri sırasında içlerinde oluşan buz kristallerinin birbirlerine sürtünerek bir statik elektrik enerjisi açığa çıkardıkları öne sürülüyor. Bu elektrik enerjisi bulutların üst katmanlarında pozitif +, alt katmanlarında ise negatif - yüklü olarak birikiyor. Bulutun içindeki yük havayı iyonize edecek güce ulaştığında şimşek oluşuyor. Yağmur bulutlarının alt yüzeylerindeki büyük negatif yük içindeki elektronları iterek orayı da pozitif yüklü hale getiriyor ve bu yük saniyede bin kilometre hızla toprağa iniyor, yani kısa devre yapıyor. Yıldırımın bu andaki ısısı 30 bin derece olup güneşin yüzeyindeki ısının 5 katı kadardır. Yıldırım düşerken çok şaşırtıcı bir şey oluyor. Yerden de buluta doğru bir boşalma oluyor. Yerden 100 metre yükseklikte bu iki akım birleşiyor ve iletkenliği çok fazla olan bir koridor oluşuyor. İşte bundan sonra yıldırımı hiçbir şey durduramaz, pozitif yük hızla buluta doğru onu nötr hale getirmek için yükselir. İşte yıldırımın havadan yere mi, yoksa yeren havaya mı oluştuğunu yaratan soru bu. Bu koridordan yerden göğe doğru neredeyse ışık hızının üçte biri hızla yükselen akım yıldırımın göze gelen şiddetli ışığını da yaratır. Ardından yine yukarıdan yere iner ve iki taraf arasındaki potansiyel farkı sıfırlanana kadar bu olay 10-12 kez tekrarlanabilir. VE ORTAM Buradan sesin hangi ortamda nasıl yayıldığını öğrenebilirsiniz. SESSes kaynakları titreşerek ses meydana getirir. Titreşim, bir cismin ileri geri gidip gelme hareketidir. Ses veren her şey titreşir. Titreşen cisimler ses oluşturur. Ses veren cisimler esnektir. Esnek olan cisimler ses dalgaları meydana getirebilir ve ses dalgalarını iletebilir. Ses üreten varlıklara ses kaynağı madde değil, enerjidir SESİN OLUŞMASI VE YAYILMASI Ses dalgaları titreşim kaynağından enerji taşırlar. Bu enerji, çeşitli ortamlar tarafından iletilir. Bu esnada ortam yer değiştirmez, hareket eden madde değil, hareket yüzeyindeki dalgalar ile havada yayılan ses dalgaları farklıdır. Su dalgalarını gördüğümüz halde, ses dalgalarını göremeyiz. Ses dalgaları havada küresel olarak yayılır. Cisimlerin titreşmesi ile meydana gelen sesin kulağımıza kadar gelebilmesi için ses kaynağı ile kulağımız arasında katı-sıvı-gaz gibi esnek bir ortamın bulunması gerekir. Yani ses boşlukta yayılmaz. Sesin farklı ortamlarda yayılma hızı da farklıdır. Sesin yayılma hızı bazı etkenlere bağlı olarak 1- Sesin yayılma hızı ortamın sıcaklığına bağlıdır. Sesin 0ºC de havada yayılma hızı 331m/s olduğu halde 20ºC de 344 m/s dir. Sıcaklık artıkça sesin o ortamdaki yayılma hızı da artar. 2- Sesin yayılma hızı ortamın cinsine bağlıdır. Ses katı maddelerde en hızlı, gaz maddelerde ise en yavaştır. 3-Sesin yayılma hızı ortamın yoğunluğuna bağlıdır. Ortamın yoğunluğu arttıkça sesin yayılma hızı da artar. Ses oluştuğu ortamlarda dalgalar halinde yayılır. Ses bir enerji türüdür ve dalgalar halinde yayılır. Ses dalgalarının yayılabilmesi için ses dalgalarının kaynağından çıktığı ortamda taneciklerin olması gerekir. Bu nedenle ses dalgaları katı, sıvı ve gaz gibi maddelerde yani maddesel ortamlarda yayılabilir. Boşlukta, maddesel ortam yani tanecikler olmadığı için ses kaynağının titreşim sonucu yaydığı titreşim enerjisi taşınamaz ve ses boşlukta yayılmaz. Ses dalgaları su dalgalarına benzer fakat su dalgaları gibi görünen dairesel dalgalar şeklinde değil, görünmeyen küresel dalgalar şeklinde yayılır. Ses dalgaları, ortamdaki taneciklerin kendilerinin değil, taneciklerin titreşim enerjilerinin taşınması sonucu oluşur. Ses kaynağından çıkan ses dalgaları, yayıldığı ortamdaki maddenin taneciklerini titreştirir. Titreşen tanecik etrafındaki diğer tanecikleri titreştirir ve bu nedenle ses bir tanecikten diğerine yayılır. Cisimlerin titreşmesi ile meydana gelen sesin kulağımıza kadar gelebilmesi için ses kaynağı ile kulağımız arasında katı – sıvı – gaz gibi esnek bir ortamın bulunması gerekir. NOT 1- Çevremizde ses çıkaran sayısız varlık vardır. İnsanlar, hayvanlar, taşıtlar, müzik aletleri, şelale, rüzgâr, yağmur ses çıkaran varlıklardandır. 2- İnsanların birbirleriyle iletişim kurmaları, duygu ve düşüncelerini aktarabilmeleri için konuşmaları gerekir. Konuşmanın temel öğesi sestir ve insan sesi de titreşim sonucu oluşur. 3- Güneş’in yaydığı ışık Dünya’ya ulaştığı halde Güneş’te oluşan patlamaların sesi duyulamaz. Bunun nedeni sesin yayılması için maddesel ortam gereklidir. Uzay boşluğunda maddesel ortam olmadığı için Güneş’te oluşan patlamalar duyulamaz. 4- Saat, hava dolu fanusta iken çalarsa sesi duyulabilir. Fakat havası tamamen boşaltılmış fanusta çalarsa sesi duyulamaz. Bunun nedeni, sesin boşlukta yayılamaması ve sesin yayılabilmesi için maddeye ihtiyaç duymasıdır. 5- Sesin Yayılmasına Örnekler • Sesin yayılması yan yana dizili madeni paralara benzetilebilir. Baştaki paraya kuvvet uygulanınca bu paranın enerjisi sırasıyla diğer paralar tarafından en sondaki paraya iletilir. • İki pet bardak ve bunları birbirine bağlayan iple sesin yayılması sağlanabilir. ▪ Ses bu olayda katı ve gaz halindeki maddelerde yayılmıştır. ▪ Ses, 1. kişinin ağzından çıkar ve hava tarafından 1. pet bardağa ulaşır. ▪ Ses, 1. pet bardaktan ipe ve ipten de ikinci pet bardağa ulaşır. ▪ 2. pet bardaktan havaya yayılır ve 2. kişiye ulaşır. • Bir yüzücünün su altında çıkardığı ses, su altındaki diğer kişiler tarafından duyulabilir. • Diyapazona lastik tokmağı ile vurulunca, tokmağın enerjisi diyapazona aktarılır. Diyapazonun titreşen kolu, kendisine değen hava moleküllerini titreştirir. Bu hava molekülleri titreşirken ileri – geri hareket ederken etrafındaki diğer hava moleküllerini de titreştirir ve havada görünmez bir dalga hareketi oluşur. • Bir hoparlörden ses yayılırken hoparlördeki kağıt koni ileri – geri titreşir. Bu kağıt ileri dışa doğru hareket ettiğinde önündeki hava moleküllerini iterek sıkıştırır. Hoparlördeki kağıt geriye içeri doğru hareket ettiğinde önündeki hava moleküllerinin arasını açar. Bu şekilde sürekli sıkışan ve ayrılan hava molekülleri ses dalgalarını oluşturur. • Kırıcı ile delme işlemi yapılırken kırıcının ucunun titreşmesi ile oluşan ses, hava tanecikleri sayesinde dalgalar halinde yayılır.
Doğada İnsanların Müdahalesiyle Ses Çıkaran Varlıklara Örnekler İnsanların Müdahalesiyle Ses Çıkaran Varlıklara Örnekler Yazınız. Fen Bilimleri dersi ödev sorusunun cevabını aşağıda İnsanların Müdahalesiyle Ses Çıkaran Varlıklara Örnekler Yazınız.” sorusunun cevabını kısaca maddeler halinde taşıtlar araba, gemi, tren, uçak vb.Müzik aletleri gitar,davul vb.Teknolojik alletler Telefon, bilgisayar, televizyon vb.Alarm, korna, siren,kapı zili makinaları Ses tellerimiz vücudumuzun neresinde bulunmaktadır?Boynumuzda gırtlağımızın telleri sesin oluşumunda görev konuşurken akciğerlerindeki havanın ses tellerini tireştimesi sonucu ses çıkarırlar. Ses şiddetiden hangi alanlarda, ne gibi faydalar sağlanmaktadır?Uzaktakilerle haberleşmek içinTehlikeli bir durumun yaklaştığını anlamak içinÇevremizdeki hareket eden taşıt veya varlıkların yaklaşıp uzaklaştıklarını anlamak ses kaynağını ararken sesin şiddetine göre yerine belirlemek için. Ses kaynaklarını görmememize rağmen bize yakın veya bizden uzak olduklarını nasıl anlarız?Sesi rahat bir şekilde duyuyorsak ses kaynağı güçlükle duyuyorsak ses kaynağının uzak olduğunu kaynağının yaklaşıp uzaklaştıını ses şiddetideki değişimden anlarız. Ses kaynağını yaklaştıkça sesi daha kolay Ses Kaynaklarına Örneklerİnsan sesiHayvanların sesleriTabiat olaylarının sesi yağmur, şimşek, rüzgar, deniz dalgaları, volkan patlaması vb. 1 EK BİLGİHer sesin bir kaynağı vardır. Ses kaynakları, doğal ve yapay ses kaynakları olarak ayrılır. Kaynaktan çıkan ses her yönde yayılır. Her sesin bir kaynağı vardır. Ses kaynağının yaklaşıp uzaklaştıını ses şiddetideki değişimden anlarız. İşitme duyumuzu kullanarak ses kaynağının yerini bulabiliriz
Cuma, Nisan 29, 2016 • Fare • Genellikle sessiz hayvanlar olarak bilinen farelerin türlerine göre çıkardıkları sesler de farklılık gösterebiliyor. Evde fare olma olasılığı olan kişilerin büyük dikkatle bekledikleri fare sesi, çoğu kez beklentileri karşılamasa da, farelerinde istedikleri zaman ses çıkarabildiklerini bilmek gerekir. Çok tiz ve ince bir ses yapısına sahip olan fareler, özellikle korktukları anlarda daha çok duyulur. Fare Sesi Nasıldır? Fare sesi ancak çok sessiz ortamlarda duyulması mümkün olan seslerdir. Birçok çeşidi bulunan farelerin ihtiyaçlarına göre de farklı şekillerde ses çıkarmaları vardır. İnsanların ortamlarında bulunmayı en çok seven fare türlerinden olan fındık faresi, genellikle yanındaki fare arkadaşları ile iletişim içindeyken cıyaklama şeklinde sesler çıkarabilir. Fare sesleri insan kulağının duyamayacağı desibel miktarınca olsa da, fare konusunda çok dikkatli ve hassas olan kişiler istediklerinde fare sesini rahatlıkla duyabilirler. Evde Fare Sesi Ve Belirtileri Evde fare olma düşüncesi şüphesiz herkesin tüylerini diken diken edebilecek ihtimallerden biridir. En ufak bir kıpırtıdan şüpheye kapılmış olan kişiler için her çıt sesi fareye işaret olacaktır. Bu nedenle emin olmak için; etrafta fare pisliği izlerinin arayışına çıkmak yerinde olacaktır. Siyah ve küçük taneli olan fare pisliği evin hemen hemen her yerinde karşınıza çıkma olasılığı yüksektir. Ayrıca kemirgen olan fareler, bulundukları evlerdeki ahşap ve mobilya kenarlarını kemirmekle işe başlarlar. Bu detay dikkate alınmalı ve farenin olduğundan emin olmak için küçük diş izleri aranabilir. Fareler Ses Çıkarır Mı? Bu soru küçük büyük herkesin merak ettiği ilginç sorulardan biridir. Daha önce hiç ses çıkaran fare görmeyenler, farelerin sessiz hayvan olduklarını zannetseler de, farelerinde kendi aralarında bir iletişim dilleri ve ihtiyaçlarına göre çıkardıkları sesler vardır. Ciyaklama olarak çıkardıkları seslerde genellikle zor durumda olduklarını anlamak mümkündür. Diğer yandan acıktıkları zamanlarda da ses çıkaran fareler, genellikle inşaların duymayacağı şekilde ses çıkarırlar. Çok çabuk çoğalma özelliğine sahip olan fareler, tek iken çok sayıda görülebilme olasılıklarından dolayı, evde görülen farelerden kısa sürede kurtulmak gerekir. Aksi halde bir tane iken zararsız olan fareleri çoğaldıkça büyük bir sorun halini alması da kaçınılmaz olur.
Haberler > Çünkü Kusursuz Arkadaşlar! Hayvanları İnsanlardan Daha Çok Seven Kişilerin Çok İyi Bildiği 20 Gerçek - 0830 Eğer hayvanları insanlardan daha çok seven biri değilseniz, hayvanları insanlardan daha çok sevmeyi anlayamazsınız. Bunu anlayabilmek için hem insanlarla hem de hayvanlarla vakit geçirmelisiniz… Ardından göreceksiniz ki siz de hayvanları daha çok seviyorsunuz. 1. Her şeyden önce, hayvan bir insan değildir, insanın sahip olduğu kötü, rahatsız edici, iğrenç, fena, vs. özelliklerin hiçbirine sahip değildir. 2. Hayvanlar masumdur, saftır ve iyi niyetlidir. 3. Asla sizin arkanızdan konuşmaz, iş çevirmez, planlar yapmaz. 4. Kesinlikle yapmacık değildir bir hayvan, ne hissediyorsa onu gösterir, sizi kandırmaya çalışmaz. 5. Takip ettiğiniz sosyal medya hesaplarına bir bakın, çoğunun hayvanlara ait, hayvan resimleri, videoları, vs. paylaşan hesaplar olduğunu görürsünüz. 6. İzlediğiniz filmde başrol oyuncusunun ölmesi üzücüdür, ama bir hayvanın ölmesi yıkıcıdır!! 7. Gittiğiniz partilerde, toplantılarda, buluşmalarda kıyıda köşede kalmış köpeği, kediyi, kuşu, vs. bulup, onu seven daima siz olursunuz. 8. Hayvanın size olan ve dahi sizin hayvana karşı sevginiz koşulsuzdur, çıkarlardan, beklentilerden muaftır. 9. İnsanların arasında olmaktansa, bir grup köpek yavrusunun arasında olmayı her zaman tercih edersiniz. 10. Hayvanlar gereksiz yere sorun çıkarmazlar, tartışma yaratmazlar, daima size kendilerini sevdirecek bir yol bulurlar. 11. “Sen çok değiştin.”, “Biraz ara vermeliyiz.”, “Aen çok iyisin ama…” diyerek ayrılıp giden bir kedi, köpek, kuş, balık, tavşan, vs. bulamazsınız. 12. İçinde insanların bulunduğu bir fotoğrafa bakmaktansa, hayvanların bulunduğu bir resme bakmak her zaman daha rahatlatıcıdır. 13. Yorucu geçen, zor bir günün ardından gerçek bir arkadaşa sarılmanın verdiği rahatlamayı hiçbir şey veremez! 14. Bir hayvan asla sizi aldatmaz, aldatıyorsa da sorun %100 sizdedir… Öyle değil mi? 15. Çektirdiğiniz öz çekimlere baktığınızda en güzellerinin hep hayvanlarla birlikte olanlar olduğunu fark edersiniz. 16. Bir insanın kardeşi, sevgilisi, arkadaşı, dostu, kızı, babası, annesi, dayısı, vs. olabilirsiniz ama bir hayvanın her şeyi sizsinizdir. 17. Hayvanlarla arası iyi olan, onları seven, evcil hayvanı olan bir insanın sizinle arasının kötü olması mümkün değil. 18. Çoğu zaman arkadaşlarınızla dışarı çıkmaktansa evde hayvanınızla kalıp, beraber dizi izlemeyi, oynamayı, sarılıp uyumayı, vs. tercih ediyorsunuz. 19. Hayvanlar konuşamasa da onlarla harika bir iletişim kurabiliyorsunuz, çoğu insanla aynı dili konuşmanıza rağmen anlaşamıyorsunuz. 20. Hiç kimseye söyleyemeyeceğiniz sırlarınızı anlatabileceğiniz biri var! Bonus Hiç kimseye güvenemediğinizde, kendinizi yapayalnız hissettiğinizde tek bakışıyla sizi keyiflendirecek, varlığını hissettirecek biri hep var.
Duyularımız sınırlıdır. Sesleri duyabilmemizi sağlayan duyu organımız yani kulaklarımız çevremizdeki tüm sesleri duyabilecek güçte değildir. Kulaklar farklı frekanslardaki titreşimleri algılayan duyu reseptörlerine sahiptir. Bu reseptörler iç kulağımızda yer alır. Ses dalgaları dış, orta ve iç kulak sırasını takip ederek salyangoz içindeki reseptörlere ulaşır ve buradan işitme sinirlerine geçip elektriksel mesajlar haline çevrilerek beyine aktarılır. Beyindeki işitme bölgesine ulaşan mesajlar ses olarak yorumlanır, bir anlam titreşimlerin sonucudur. Titreşim yapan her cisim bir ses çıkarır. Her sesin belli bir frekansı titreşim sayısı, hızı ve dalga boyu bulunmaktadır. Sesin bir saniyedeki birim zaman titreşim sayısı olan frekansın birimi Hertz olup Hz kısaltması kullanılır. Ses frekanslarının 3 seviyesi bulunmaktadır.*Düşük frekanslı sesler İnfrasonik *İşitme aralığındaki sesler *Yüksek frekanslı sesler UltrasonikDuyabildiğimiz Ses Aralığıİnsanların kulağı saniyede 20 Hz ile Hz 20 Kilohertz arasındaki titreşimlere duyarlıdır. Teorik olarak değerler böyle olsa da insanların en iyi işitebildiği ses frekans aralığının 250 Hz ile 3000 Hz arası olduğu saptanmıştır. Konuşma sırasında ses frekansı 200 Hz – 8000 Hz’e ulaşır. Kulaklarımızın maksimum işitebileceği ses aralığı 1000 Hz – 3500 Hz arasıdır. İnsanların yaşlanmasıyla duyma yetisinde azalmalar görülebilmektedir. 20-25 yaşlarından sonra işitilebilen üst sınır Hz’e iner. Yaştan başka kişilerin yaptığı iş, cinsiyet gibi faktörler de işitme aralığında değişmelere yol duyma aralıklarının altındaki ve üstündeki titreşimleri duyabilen canlılar var mıdır şeklinde bir soru yöneltilirse bunun cevabı evet kuş, at, köpek gibi hayvanlar bizim duyamadığımız frekansa sahip sesleri duyabilmektedir. Mesela köpekler 67 Hz-45 kilohertz arasını, kediler 48 Hz- 85 Kilohertz arasını duyabilmektedir. Mavi balinalar 2-20 Hz arasını duyabilirken filler için bu rakamlar Hz olarak karşımıza çıkmaktadır. Güvercinler ise 0,1 Hz gibi insanların duymasının mümkün olmadığı oldukça düşük frekansları duyabilmektedir. Birçok hayvanın depremleri önceden hissetmesinin ve deprem öncesinde garip davranmasının sebebi budur. Bizler ne yazık ki halen bu sesleri fark edebilecek aletler yapma ve depremlerin oluşturabileceği yıkım ve zararlardan kurtulabilme şansına sahip Sesleri Duyamıyoruz?Dünyada sesin ulaşabileceği en yüksek frekans deniz seviyesinde bulunmak ve ortamın 22 santigrat derecede olmak şartıyla ulaşabilir. Bu olağanüstü ses frekansına göre bizim işitebildiğimiz aralık bir hiç sayılır. Buna rağmen işitebildiğimiz aralık doğal koşullarda bizlere yetmektedir. Bu demektir ki her sesi duyamıyoruz ve çok sınırlıyız. İnsan kendi vücudundaki kalp atışı gibi bazı sesleri de duyamaz. Kalp atışları ancak nabız olarak hissedilebilir. Eğer duyabilseydik geceleri uyumak çok zorlaşırdı, sürekli çıkan sese dayanmak imkânsız olurdu. Bir düşünün, karıncanın, böceğin yürürken çıkardığı ayak seslerini duysaydık her titreşim beynimizde değerlendirilip anlam kazandığı içindir ki aşırı derecede yorulurduk ve psikolojimiz dâhil sağlığımız bozulurdu. İnsanların belirli aralıktaki titreşimleri duymak üzere yaratılması sağlıklı bir bütün olarak yaşamını sürdürmesini de seslerle doludur. Yerküre üzerinde milyarlarca insanın hiçbiri dünyanın dönmesi sırasında çıkan sesleri, gezegenlerin, yıldızların seslerini çıplak kulakla duyamaz Ancak özel araçlarla kaydedilebilirler. Bunların başka yarasa, yunus gibi bazı hayvanların birbiri arasındaki iletişim seslerini, ultrason cihazlarında, sonar ve radar sistemlerinde kullanılan titreşimleri, hafif depremleri insan kulağı Seslerin Kullanım Alanlarıİnsan kulağıyla duyabileceğinden daha düşük veya yüksek frekanslı sesler günlük hayatta fark edemesek de birçok alanda kullanılmaktadır. Örneğin bir TV uzaktan kumandasında, telsiz, TV, telefon ve radyolarda veri iletimini sağlayan sestir. Radarlarda, kızıl ötesi dürbünlerde, internet ve uydu erişiminde yine bizlerin duyamadığı sesler kullanılan ultrasonografi cihazları da insan kulağıyla işitilemeyen ultrasonik yüksek frekanslı titreşimlerle çalışan ve görüntüleyen cihazlardır. Doktorlar kullandıkları stetoskop sayesinde insan vücudundaki akciğer, kalp gibi organların sesini dinleyebilmekte ve teşhis koyabilmektedir. Tıp ve haberleşme alanları dışında sismik araştırmalarda, petrol aramalarında, endüstride, sanayide de insan kulağının duyamadığı titreşimlerden Yön BulmaUçan bir memeli hayvan olan yarasaların gözleri görmese de çıkardığı yüksek frekanslı sesler yaşadıkları mağara gibi ortamlardaki duvarlara veya o ortamda bulunan başka canlılara çarparak geri dönmektedir. İşte yarasalar ortamdaki nesnelerin yön ve büyüklüğünü bu şekilde saptayarak hiçbir yere çarpmadan ilerleyerek avlarını bulabilmektedirler. Kullandıkları bu sistemden yola çıkarak bilim insanlarının araştırmaları sonucunda sonar cihazlar bulunmuştur. Bu cihazlarla araştırmacılar denizin taban haritasını çıkarabilmekte, batık gemilerin yerini bulabilmektedir. Aynı sistem balıkçılıkta kullanıldığında denizdeki balık sürülerini, hangi yöne hareket ettiklerini ve miktarlarını öğrenmek mümkün da suda çıkardıkları seslerin balıklara, balık sürülerine çarpması ve geri dönmesi sayesinde yerlerini saptar ve beslenebilir. Yunusların kendi aralarında iletişimi de bizlerin duyamadığı seslerle GüzelliğiDiğer duyuların varlığı kadar işitmek de önemli ve tamamlayıcıdır. Duygular, istekler sesle yani konuşarak anlatılır. Konuşabilmenin ve sesleri duyabilmenin ne derece önemli olduğunu işitme duyusu kaybedenleri görünce anlayabiliriz. Duyamayacağımız frekansta sesler olsa da yaşamımız sürüp giderken harika şarkılar dinler, filmler izler, telefon görüşmeleri yapar, işlerimizi hallederiz. Kuşların cıvıltısı olmadan, mırıldanan, miyavlayan bir kedinin sesini duymadan yaşamayı kim ister ki. İşitebilmek insanlar için büyük bir Özdaş
insanların duyamayacağı ses çıkaran bir hayvan