🎰 Gözde Şimşek Çakar Gibi Olması

Hidayet kulun iradesini kullanmasından sonra, Allahın o kulun kalbine koyduğu bir nurdur. Hayır ve şerrin Allah'tan olması cihetiyle, insanları hidayete erdiren ve dalalete düşüren ancak o'dur. İnsanlar birbirinin hidayet ve dalaletine sadece sebep olurlar. Hidayet ve dalaleti Cenab-ı Hakk'ın yaratmasını yanlış anlayan bazı Bu ilkbaharda yaşanan doğa olayının bir benzeri. Bu nedenle de aynı ilkbahardaki gibi gök gürültüsü meydana geliyor. Kar yağarken şimşek çakmaz diye bilimsel bir kural yok. Bu normal Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Programı (OVP) açıklıyor. Şimşek, "2016 büyümesi yüzde 4,5 olur, 2017 ve 2018'de %5 büyüme öngörüyoruz" dedi. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Küresel büyüme kriz öncesi seviyelerin oldukça altında " şeklinde konuştu. Şimşek, "Önümüzdeki üç yılda Vitre jeli retinaya sürtündüğü veya onu çektiği zaman şimşek çakar gibi ışıklar görürsünüz. Göze darbe alındığında da yıldızların uçuşması tarzında ışıklar görülür. Işık çakmaları beş-on hafta veya ay boyunca tekrar tekrar olup kaybolabilir. Yaşınız ilerledikçe ışık çakmaları daha da artar. Şaşılıkiki gözün farklı yönlere bakmasıdır. Gözlerden bir tanesi tam karşıya bakarken diğerinin içe, dışa, yukarı ya da aşağıya bakmasıdır. Şaşılığı olan hastalar, bazen başlarını sağa ve sola eğmek gibi değişik baş pozisyonlarında her iki gözleri ile düzgün bakabilirler. Bazen şaşılık kendini 1) Yaşlanmak. Gözde siyah nokta genellikle 40’lı yaşlardan sonra ortaya çıkar. Yaş ilerledikçe bu ihtimal artar. 80 yaşına erişmiş kişilerin yarısından fazlasında görüldüğü düşünülmektedir. Yaşlandıkça camsı cisim yumuşamakta ve içindeki kolajen isimli protein iplikleri görünür hale gelmektedir. ABAY : Hünerli. ACAR : Becerikli,atılgan ACUN : Dünya,varlık AKAY : Beyaz ay, dolunay AKEL : Dürüst, güvenilir AKGÜN : Mutlu,sevinçli gün AKIN Ancaksadece bir cisim kaçması, yaralanma, gözde ameliyat gerektiren travma ve yanık gibi durumlar oluştuysa bunları onarma amacıyla ameliyat gerekebilir. Dekolman denilen gözün iç tabakalarının birbirinden ayrılması sonucu oluşan göz ağrısı hatta şimşek çakması gibi bulgularda acil ameliyat gereklidir. Şimşekelektrik yüklü bir bulut ile diğer bir bulut arasındaki elektrik boşalmasıdır. Önceden tahmin edilmesi oldukça zordur. Fakat belli hava koşullarında meydana gelir. Yıldırım ise; bulut ile yeryüzü arasındaki elektrik boşalmaları olarak tanımlanır. Yıldırım, zikzaklı bir yol takip ederek kollar hâlinde aşağı Her kar yağdığında gök gürültüsü ya da şimşek olayı gerçekleşmez. Kar yağarken gök gürültüsü olayı genellikle denize kıyısı olan bölgelerde yaşanır. Bu durum için deniz üzerinde aşırı soğuk havanın olması gerekir. Meteoroloji Uzmanı Melik Ahmet Taştan konuyla ilgili ''Sıcak deniz üzerinden buharlaşan hava Kar yağarken neden gök gürler ve şimşek çakar? Kar yağarken gök gürlemesi, şimşek çakması normal mi? 24.01.2022 - 22:34 Güncelleme: 27.01.2022 - 12:11 Şimşekler bulut tepe yüksekliklerinin arttığı noktalarda görülmekle birlikte şimşek yoğunluğu ile doğru orantılı olarak kar yağışının yoğunluğu da artar. Cephesel oldukları için aynı zaman dilimi içinde mezölçekli kar fırtınasının uzunluğu 100 km civarında olabilir. Ayrıca siklonik sirkülasyon genel olarak 4Qjpq. Retina Yırtığı Ve Tedavisi Retina tabakası gözün iç duvarını kaplayan sinir tabakasıdır. Görmeyi oluşturan ince, ışığa duyarlı sinir hücrelerinden oluşan oldukça hassas göz tabakasıdır. Retina hastalıklarında geriye dönüşü mümkün olmayan kalıcı görme kaybı oluşabilir. ​ Semptomlar Akut retina yırtığı olan bir hasta , etkilenen gözde ani başlayan şimşek çakar yada yıldız kayar gibi ışık çakmaları ve gözün önünde siyah noktalar veya " uçuşmalar " şeklinde ortaya çıkar. Tedavi edilmemiş retina yırtıkları gözde vitreus kanamasına ve retina dekolmanına neden olursa bulanık görme veya periferik yan görüşte perdeler kapanıyormuş gibi bir gölge ortaya çıkabilir. Bununla birlikte, bazı durumlarda, bir retina yırtığı, herhangi bir belirgin semptom göstermeyebilir. ​ Nedenleri Vitreus, gözün retina ile kaplı arka boşluğunu dolduran berrak jel benzeri bir maddedir. Doğumda bu jel retinaya bağlanır, ancak yaşlandıkça jel retinadan ayrılır ve arka vitreus dekolmanı oluşturur. Çoğu durumda, bu herhangi bir sorun olmadan gerçekleşir. Bununla birlikte, doğası gereği daha "yapışkan" bir vitreusa sahip olan kişilerde, vitreus retinadan ayrıldıkça anormal bir şekilde retinayı çeker ve retinanın yırtılmasına neden olur. Göz travmasının bir sonucu olarak retina yırtığı da meydana gelebilmesine rağmen, çoğu retina yırtığı PVD nedeniyle kendiliğinden ortaya çıkar. Bazı durumlarda doğuştan var olan periferik retinal dejenerasyonlar retina yırtığı riskini artırır. ​ Risk Faktörleri Retina yırtığı oluşması için illaki risk faktörleri gerekli değildir, ancak olasılığı daha da artırır. Bu faktörler şunlardır İlerlemiş yaş Yüksek Miyopi Retinal dejenerasyonlar retinadaki ince alanlar Travma Ailede retina yırtığı veya dekolmanı öyküsü Önceki göz ameliyatları ​ Kimin retina yırtığı geliştirebileceğini veya ne zaman ortaya çıkabileceğini tahmin etmenin bir yolu yoktur. ​ Teşhis Retina uzmanı tarafından detaylı bir göz muayenesinden geçmeniz gerekir. Doktor özel kontakt lensler ile retina muayenesi yapar. Eğer gözde kanama varsa retinanın incelenmesi için göz ultorasonogrofisi gerekebilir. Retina yırtığı muayenesi ve göz ultrasonogrofisi Malatya retina uzmanı Opr. Dr. Bekir Koç tarafından yapılmaktadır. ​ Tedavi ve prognoz Retina yırtığı, retina dekolmanına ilerlemeden hemen önce teşhis edilirse, prognoz son derece iyidir. Retina yırtığı tipik olarak lazer veya dondurma prosedürü kriyoterapi ile tedavi edilir . Tedavi ayaktan yapılır ve çok etkili ve oldukça güvenlidir. Topikal anestezi kullanılır yani göz damla ile uyuşturulur. Prosedür sadece hafif rahatsızlık verir. İlerlemiş yırtıklarda pnomotik retinopeksi yada göze dışarıdan baskı uygulamak amacıyla skleral çökertme ameliyatı gerekebilir. Bir yırtık tedavi edildikten sonra, gelecekte ilave, ayrı retina yırtıklarının oluşma riski devam eder; bu nedenle sürekli izleme önemlidir. Tüm retina yırtıklarının tedavi edilmesi gerekmez. Semptomu olmayan hastalarda düşük riskli yırtıklar tespit edildiğinde bu yırtıklar tedavi olmaksızın takip edilebilir. Retina yırtığı tedavisinde Argon lazer, krioterapi, pnömotik retinopeksi, ve gerekli olgularda vitrektomi ameliyatı Malatya retina ve vitrektomi uzmanı Opr. Dr. Bekir Koç tarafından yapılmaktadır. ​ UYKU APNESİ SENDROMU Merhaba, 37 yaşındayım. Huzursuz bacak sendromu için yazıyorum biraz uzun olacak, zira benim bende olduğunu “sandığım” huzursuz bacak, okuduğum tablolardan biraz bunu sanırım ilk kez 10 sene önce fark ettim. Hastalığın tanısında belirtilen hareket etme isteği ve hareket edince rahatlama hali benim durumumu da tanımlıyordu. Ancak hastalığın okuduğum tanımlarından önemli bir farklılık vardı; bu istek beni geceye doğru ya da geceleri değil, gündüzleri hareketsiz kalınca rahatsız etmeye başlıyor. Şehirlerarası yolculuk yapmak, sinemaya gitmek hatta evde kitap okumak için sabit kaldığım süre bile hareket etme isteği duymak için yeterli. Geceleri ise çok sorun olmuyor. Uykuya hep hızlı dalarım, yattıktan sonra ortalama 5 dakikada uyurum ve gece bu sıkıntıyı hissetmeden kesintisiz yalnızca sol bacağım ve ayağımdaydı, daha sonra sol kolumda da hissetmeye başladım ama hiç aynı anda iki bacağımda birden yıllar bunun ne olduğunu bilmeden bununla yaşadım, sonraları bunun huzursuz bacak olabileceğini öğrendim. Bakırköy devlet hastanesinde bir uzmanla görüştüm. Kendisi bazı kan testleri sonunda şekerimin düşük göründüğünü, hipoglisemiye girmenin bunu tetikliyor olabileceğini söyledi. Ancak uykuya dalmakta sorun yaratmadığından ilaca başlamamayı okuduğum tavsiyelere uymaya başladım, hareket etmek kadar soğukla temasta el ve ayağıma iyi olaydan birkaç yıl sonra bana konulan insülin direnci teşhisine uygun olarak başladığım beslenme düzeni şikayetlerimin azalmasına yardımcı oldu ama tamamen kesilmesini maalesef arada kendimi gözlemlediğimde şunun da olduğunu fark ettim; ben dizi sektöründe çalışıyorum. Bu iki şey demek; birincisi yoğun ve uzun saatler çalışma, ikincisi aylar sürebilen işsizlik dönemlerde ortalama günde 15 saat ve hem fiziksel olarak yorucu hem de stresli bir işte çalışıyorum. Çalışma dönemlerinde HBS semptomlarını ya hissetmiyor ya fark etmiyorum, emin kaldığım dönemlerde ise, ne zaman işe başlayacağımı bilemeyerek haftalar bazen aylar geçirebiliyorum, işte o zaman bu HBS şikayetleri hayatımı çok zorlaştırıyor. Şu aralar da pandemi sebebiyle evdeyim ve yine şikayetlerim çok arada başka bazı teşhisler iki kez depresyon teşhisiyle ilaç kullandığımı, son olarak da 5 yıllık bir terapi sürecini tamamladığımı belirtmek isterim. 5 yıl süper iyi bir ruh sağlığı anlamına gelmedi tabi. Hipotiroidim var. Bunun için ilaç direnci olarak başlayan durumum ise reaktif hipoglisemiye döndü, matofin xr’ı da bunun için 2019’da da bitmeyen yorgunluğum sebebiyle uyku testi yaptırdım. Hipopnem olduğu tespit edildi. Gecede 52 kez tıkandığım, bunun da oksijen seviyelerimde ürkütücü olmayan ama yine de var olan bir oksijen eksikliğine, gece derin uykuya geçememekten kaynaklı gündüz uykulu olmaya sebep olduğu söylendi. Ancak bu testi yapan tekniker, bacaklarımı gece boyunca oynatmadığımı, battaniyenin altından çıkarmaya çalışmadığımı, bunun da HBS ile uyumlu olmadığını tedavisi için önerilen yöntemlerin zorluğu yazık ki iyileşmemin önündeki engel. Cpap cihazı kullanamıyorum, ağızlık gibi bir alternatife yöneldim ama ne kadar başarılı oluyor/olacak henüz bu öykünün sonunda size sormak istediğim şu; bu durumun sizin bildiğiniz HBS’ de karşılığı var mı? İlaç tedavileriniz bana yardımcı olabilir mi? Yoksa ben daha çok bir psikiyatri uzmanının yardımını mı almayı düşünmeliyim acaba?Bu mesajı size gönderdikten sonra terasta ufak bir volta atmam gerekecek için şimdiden teşekkür ederim. İyi çalışmalar. HUZURSUZ BACAK SENDROMU VE İLAÇ 50 yaşındayım ve 20 yıldır huzursuz bacak hastasıyım. Gitmediğim doktor, kullanmadığım ilaç kalmadı. Zerre kadar fayda görmedim. Bacaklarımda dayanılmaz ağrılar, gece uykusuzluk olduğundan sosyal hayatım yaşanılmaz halde sayın doktor... Beni sil baştan muayene etmenizi ve önerinizi beklerim. HUZURSUZ BACAK SENDROMU VE HASTANEDE YATIŞ 2004 yılından beri yürüme güçlüğü problemim var. Konya’da bir hastanede 12 gün yattım, hiç bir sonuç alamadım. 2004 ten beri bacaklarımda yanma, sıçrama, batma, uykuya dalarken bacaklarda sıçrama vs. oluyor. Alyrca ve Neorontin kullandım yıllarca. EMG, MR sonuçlarım temiz. Lioresal’ da kullandım. Gittiğim onca doktordan sadece biri spastik paraparaziye benziyor senin durumun yıl oldu ve ruh sinir hastalıklarında 8 gün araştırma hastası olarak yattım. Aynı tetkikler sonuçlar temiz. Yürüme probleminin altında yatan nedenin psikolojik olduğunu söylediler. Şu anda 7 aydan beri psikoterapi alıyorum. Coronadan dolayı ara verdik. Huzursuz bacak içinde Parkyn günde 1 tane alıyorum. Kısmen faydası var. Huzursuz bacak sıkıntılarım geçmedi, ilacın az bir faydası oldu. Bir yıldan beri kullanıyorum. Sosyal fobi ve kaygı bozukluğu üzerine terapi yapmalıyım? Görüşleriniz benim için çok değerli. Saygılar, selamlar hocam. Psikolojim Bu Ağrı Yüzünden Berbat Ahmet Bey merhaba,Uzun zamandır sol bacağımda tüm bacakta inanılmaz sinir bozucu bir ağrım var. Beyin mr, fıtık ve bacağıma elektrik vererek yapılan tüm testlerde her şey normal çıktı. Özellikle geceleri bacak ağrısından uyuyamıyorum ve sinirlerimi alt üst etmiş durumda. Ne yapabilirim muayeneye gelsem size. Psikolojim bu ağrı yüzünden berbat durumda. Sürekli gergin, huzuruz ve depresif kaygılı haldeyim. Bacağım uyuşuyor, karıncalanıyor, elektriklenip yanma yapıyor. Her şey normal göründüğü için kimseye anlatamıyorum şikâyetimi. Nöroloji, eklem, ortopedi bölümü dâhil tüm doktorlar muayene etti fakat hiç ilerleme olmadı. Ne önerirsiniz? Sanki Bir Elektrik Çarpar Gibi, Sanki Şimşek Çakar Gibi Merhaba; benim bacaklarım genellikle akşam ve gece saatlerinde aşırı derecede beni huzursuz ediyor. Ağrısı tarif edilmeyecek kadar çok huzursuz eder. Sanki bir elektrik çarpar gibi, sanki şimşek çakar gibi aniden bir ağrı başlar bazen bacaklarım kendinde havaya fırlatır gibi ağlarım oluyor. Kol ve sol göğsümde ağrılar oluyor. Bir sürü tetkikler yapıldı bir tanı konulmadı. Ne olur beni bu gibi rahatsızlıkta bana yardımcı olmanızı diliyorum. İyi akşamlar. FİBROMİYALJİ VE UYKU BOZUKLUĞU Fibromiyalji hastalığım olduğunu düşünüyorum. Uyku bozukluğu, kaslarda çekilme, vücutta hassasiyet, halsizlik, isteksizlik boyun bölgesinde sürekli tutulma, soğukta ayakların buz tutma hissiHUZURSUZ BACAK SENDROMU VE YÜRÜYÜŞSelam hocam. Benim yaşım 52. 20 yıldan fazladır huzursuz bacak sendromum var. Her türlü tetkik yapıldı. Hastalık bu ama ilacı yok dediler. Yıllardır Parkin 025 mg kullanıyorum ama yaş ilerledikçe bu ilaç ve doz çoğu zaman etkisiz kalıyor. Artık günde 3 tablet kullanıyorum, geceleri yatamıyorum, ayaklarım çok huzursuz oluyor. Kalkıp yürüyorum. Eskiden bu yetiyordu artık yürüme de çare değil. Lütfen beni bilgilendirin. Bir Fikrinize İhtiyacım Var Hocam iyi akşamlar, 13 senedir fibromiyalji hastasıyım. Uzun süre cymbalta kullandım bir süre ara verdim daha sonra duxet başladılar, onun hiç faydasını göremedim ama ağrılarım çok yoğun onu da bıraktım şimdi tekrar doktora gittim duloxx verdi doktor. Ne yapmalıyım kullanmadan ağrılarım çok başka ne yapabilirim lütfen bir fikrinize ihtiyacım var tekrardan iyi akşamlar. Çene Eklemlerimdeki Ağrıdan Çalışmaz Haldeyim Merhaba ben 22 senedir migren hastasıyım, 4 sene çapa da migren botox oldum iyi de geldi ama devlet 2 sene önce botox tedavisin kesince sorunum tekrar başladı. 6 ay önce de fibromiyalji teşhisi kondu, çene eklemlerimdeki ağrıdan çalışmaz haldeyim. Migren eskisi kadar rahatsız etmiyor ama geldi mi tam geliyor, o sebeple size ulaştım. Adresiniz nerede diye sormak isterimve tabi ki bilgi almak isterim. Teşekkürler. Boynun ameliyat olmamış gibi Boyun fıtığı ameliyatı oldum, ilk 15 gün hiç ağrı yoktu bedenimde gün geçtikçe bel ve bacağım ağrımaya başladı düz bir yere oturamıyorum kalça kemiklerim çıkık gibi ağrıyor. 4 farklı beyin cerraha gittim ve dediler ki boynun ameliyat olmamış gibi dedi, böyle yaşayacaksın dediler tedavisi yok dediler. Ben internette gezerken tesadüfen fibromiyalji tedavisi gördüm, acaba benim bölüm mü diye sordum kendime. Size nasıl ulaşabilirim ve nasıl tedavi ücreti var. Bana yardımcı olabilir misiniz? Hocam şimdiden teşekkür ederim. Son 3 Ayda 8-10 Kilo Kaybettim Sizce Ne Yapmalıyım Hocam merhaba, benim yaklaşık 3 aydır süre gelen sırtımda, boynumda ve kollarımda yanma var geceleri uyutmuyor gündüzleri kısmen hafif ama yatarken uyutmuyor beni. Ortopedi bölümüne gittim bir toraks çektirdim, onda iç organlarımda bir şey görülmedi doktor bir şey yok diyor başka bir doktora gittim nöroloji uzmanı dedi ki sende fibromiyalji var kuru iğne yaptı ağrı kesici ve antidepresan verdi ama fayda etmiyor. Birde son 3 ayda 8-10 kilo kaybettim sizce ne yapmalıyım. Ben Geleceğimden Çok Korkuyorum Merhabalar Hocam,20 yaşımdan beri fizik tedavi kas gevşeticiler var hayatımda. Boynum sağ omuzum, sağ sırtım sağ kolum aşırı ağrıyor. Ayakta durmakta ve yatmakta güçlük çekiyorum, uyku uyumakta zorlanıyorum. 7 ay hiç uyumadım antidepresanlar aşırı uyuttu, sağ kolumda ödem ve iltihap var kortizon yapmak istediler. Botoks yapmak istediler hipermobiliteden dolayı vazgeçtiler en son böyle ağrıyla yaşamaya alışmalısın dedi doktorum. Hocam bana yardım edin, sana yapılacak bir şey yok dediler ben geleceğimden çok korkuyorum. 36 yaşındayım bekârım bazen atletimi giyip çıkarmakta bile zorlanıyorum. Eve Bağımlı Haldeyim Bir Türlü Teşhis Konulamadı Merhaba hocam benim el, ayak, kol, omuz, sırt, kalça ortasında noktasal ağrılarım var. Uykusuzluk, terleme, nefeste zorluk kalbimde batma, baş ağrısı, mide bulantısı ve bazen kabızlık bazen ishal, göz kuruluğu şikâyetlerim var. Eve bağımlı haldeyim bir türlü teşhis konulamadı bu şikâyetlere. Bel ameliyatı oldum bel şikâyetleri üzerine ancak ameliyat sonrası kat be kat ağrılarım arttı ve ilaçlar ağrıya etki etmedi. Bana yardımcı olursanız çok sevinirim. Teşekkürler Çok Hareketli Biriyken Hareketim Oldukça Kısıtlandı Merhaba,Sizlere şu an yaşadığım sıkıntım hakkında danışmak için yazıyorum. Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür ederim. Bir yıl önce sol kolda ve sol el işaret parmağındaki ağrı nedeniyle ortopediye gittiğimde, D vitamini eksikliği ve menopoz dolayısıyla yaş59 kemik erimesi -3 teşhisi kondu. Kas yırtılmasından da şüphelenilerek MR istendi ancak MR tarihi pandemi nedeniyle verilemedi ve an itibariyle henüz çekilmedi. Ağustos ayında bel ağrısı, sol kalça kemiğinde ağrı, eklem etrafındaki kaslarda ağrı başladı, fizik tedavi doktoru ağrıların kemik erimesinden kaynaklandığını, boyunda fıtık olduğunu söyledi. Verilen kemik erimesi ilacı, kas gevşetici ve kalsiyumu kullandığım ilk gün, şiddetli mide bulantısı ve baş dönmesi yaşadım. İlaçları bırakmama rağmen iki hafta bu sıkıntılar devam etti ve birkaç kilo verdim, şu an 47 kiloyum. Kemik erimesi ilacına düzenli şekilde devam ediyor olmama rağmen bacağımdaki ağrı eskisi kadar şiddetli olmamasına rağmen devam ediyor fakat sırtımdaki ağrı devam ediyor ve sol kolda dirsekle omuz arasında kolumu uzattığımda ve farklı açılarda hareket ettirdiğimde kramp girmişçesine korkunç bir ağrı oluyor. Sağ kolumda da aynı ağrılar aynı şiddette olmasa da var. Çok ufak paket taşımak bile çok büyük ağrılara sebep oluyor. Başka bir doktora gittiğimde tenis dirseği olabileceği MR’a gerek olmadığı söylendi ancak başka bir doktor da sinir sıkışması olabileceği ve MR çektirmem gerektiğini söyledi. Emeklilik ve pandemi nedeniyle normalde çok hareketli biriyken hareketim oldukça kısıtlandı, çok uzun süre dışarı çıkmadım, şu an da temkinli bir şekilde kısa süreli çıkıyorum. Konu hakkında verebileceğiniz her tavsiye ve bilgi için çok teşekkür ederim. Bileklerinde İncelme Var Merhabalar Ahmet Bey,1 haftadır kollarım ve bacaklarımda ağrılarım var halsizlik yorgunluk önce anksiyete olduğunu öğrendim, kendimde çarpıntım da oluyordu bu yüzden. Şu an vücudumda ağrılar oluyor hatta bileklerinde incelme var gibi. Lütfen bana yardımcı olur musunuz? Bursa da ikamet ediyorum. Şimdiden teşekkür ederim 2 Senedir 1 Saniye Bile Geçmeyen Zonklayıcı Baş Ağrım Var Merhaba 2 senedir 1 saniye bile geçmeyen zonklayıcı baş ağrım var. Ağrı alın, şakak, ense, kafa arkası, burun, çene, yanak, boyun gibi yerlerde dolaşıyor devamlı esniyorum konuşma bozukluğu unutkanlık basta yanma uyuşma gözde elektrik çarpmasa gibi acı oluyor migren miyim? Hemen Bırakılmalı Deniyor Doğru mu? Hayırlı günler hocam,Size tekrardan yazıyorum inanın zor durumdayım. Henüz 23 yaşında olup 2 aylık oğlum var. Bu teşhis çok yeni konuldu ama bir o kadarda ilerlemiş durumda. Oğlumu aşırı ağrılarım olduğu için doğru düzgün emziremedim, halada sütüm kesik kesik ama azda olsa emziriyordum. Size de danışmak istiyorum emzirmek bu rahatsızlık da iyi değil ve hemen bırakılmalı deniyor doğrumu? Sizden Bir Haber Bekliyorum Hocam Hocam Esenlikler Dilerim. Sizi Tavsiye üzerine buldum. Annem için size danışmak şeker hastası ve yüksek tansiyon hastası, annemde geceleri ara sıra çarpıntı var baldırlar, bacaklar, ellerde, kollarda uyuşukluk var. Sırta boyuna ve kalçasına ağrı vuruyor, bazen kalçasını oynatamıyor ağrıdan. Boyunda ki damarlarda ağrı mevcut ense ağrısı bazen kafasının ortasına ateş basıyor bazen de göğüs üstü ağrısı aşırı terleme var. Burun akıntısı, halsizlik, yorgunluk var. Kolun sol tarafında uyuşması varis de var. Uyku sorunları da var uyuyamıyor sıkıntıdan ateş basması var annemde bunlar neden oluyor ve ne yapmamız gerekir hocam Allah razı olsun sizden bir haber bekliyorum hocam Ben Sizden Görüş Almak İstiyorum Hocam mesajımı görün lütfen, Diyarbakır’dan İstanbul’a geldim. Hiç bir doktor hastalığımı bulamıyor. Ayak morarmam var size yarın muayene olmak istiyorum. Nasıl ulaşabilirim yardımcı olur musunuz? 3 aydır ağrı içindeyim işe bile gidemiyorum. Lütfen rica etsem yardımcı olsanız psikolojim bozuldu artık. Oturur pozisyonda duramıyorum, ayakta sabit duramıyorum sağ ayağım mosmor oluyor ve fenalaşıyorum bir muayene etseniz. Lütfen Hocam merhabalar sizi rahatsız ediyorum da ben nöroloji doktorumla iletişim halindeydim. Fibromiyalji teşhisi konulduğunu söyleyince bana sizlere bunları iletmemi istedi. Fibromiyalji olmadığı görüşünde ve bt anjio çekiminin hala gerekli olduğunu düşünüyor ve bende reynoud fenomeni olduğunu söylüyor. Bunun sebep olabileceği hastalıkları araştırılmasını söylüyor. Ben sizden görüş almak istiyorum ne yapabilirim? Kendimi Güvenilir Bir Doktora Emanet Etmek İstiyorum Hocam fibromiyalji hastasıyım tedavi olmak istiyorum. Sizinle telefonla görüşebilir miyiz, çok rica ediyorum. Ücretler hakkında bilgi alabilmek ve tedavi hakkında bilgi almak için. Çok sıkıntılarım var videonuzu bile detaylı izleyemedim. Çünkü internet vücudumu ağrıtıyor. 5 dakika bakabiliyorum sonra çok ağrım oluyor. Bu mesajı çocuğuma yazdırıyor um biliyorum çok yoğunsunuzdur. Ama sizden rica ediyorum artık tedavi olmak. Ağrılarım Var Ve Sürekli Yorgunluk Hocam merhaba,2 sene önce bacaklarımda belden aşağı ayaklarımda dahil yanıcı bir ağrı başladı. Bu zamana kadar birçok doktora gittim. Beyin, boyun, sırt ve kalça mr ları çekildi. Hiç birinde bu bulguları yaratacak bir şey çıkmadı. Emg, bacaklardan damar doppler çekildi iki kez onlarda normal. Kan tahlillerim normal. Bir türlü tanı konulamadı. 34 yaşındayım ve 7 yaşında bir kızım var onunla bile zor ilgileniyorum. Hayatım kâbusa döndü çaresizlikten, bu arada sırt, boyun ve omuzlarımda da ağrılarım var ve sürekli yorgunluk. Nasıl bir tedavi uygulanabilir. Bir doktorda fibromiyalji dedi ama bilemiyorum. Lütfen yardımcı olur musunuz? Allah rızası için. Lütfen Bir Akıl Verin Bana Ahmet Bey merhaba,Daha öncede yazmıştım ben Kırıkkale’de yaşıyorum öğretmenim. Fibromiyoloji hastasıymışım, bayağı da ileri hastalığı sanırım. Neredeyse artık diğer semptomları geçtim kafamın içi titriyor gibi oluyorum. Bana önce laroxyl 10 mg verdiler, 3 hafta içtim 4. haftada kafamda neredeyse patlamalar oluşturacaktı bıraktım. Sonra geçenlerde tekrar gittim, duxalta 30 mg verdiler iki gündür içiyorum yine kafamın içi bir tuhaf yapıyor vücudum titriyor neredeyse. Ben ne yapacağım yalvarırım yardım edin biorezonans tedavisi uyguluyormuşsunuz. Ankara’ya gitsem kim yapar, düzgün yapar mı? Korkuyorum çok hastayım nasıl bir yol izleyeyim lütfen bir akıl verin bana. Bizleri Anlayan Hekimlere Teşekkürler Aynı ben hocam. Benim her gittiğim Doktor bana bir şeyin yok deyip antidepresan ilaçlar verdi. Yaklaşık 22 yıldır çekiyorum. Adının Fibromiyalji ya da Kas romatizması olan bu hastalıkla arkadaş oldum. Şimdi yine antidepresan ilaç kullanıyorum. Ama çok faydalı olmadı. Hocam çok güzel anlatmışsınız. Bizleri anlayan hekimlere teşekkürler. Hangi Doktora Gitmeliyim? Kollarım çok ağrıyor bir zaman önce depresyon ilaçları alıyordum, kollarımın ağrısı geçmişti şimdi içmiyorum ilaç kollarımı çok ağrıtıyor. Hangi doktora gitmeliyim, sizin bu site ve yazılarınızı gördüm bende de söylediğiniz belirtiler var. Yeriniz nerde bana da bakar mısınız, ben Samsun’da oturuyorum. 7 Yaşında Kızım Var Onunla Bile İlgilenemiyorum İki senedir bacaklarımda ağrı ve yanma şikâyetim var. Yaşım 34 değişik bölümlerde 20 doktora gittim. Bütün tahlil, emar, 3 kez damar doppler çekildi. Sinir testi yapıldı. Hiçbir şey bulunamadı. Antidepresanlar, yeşil reçeteli ilaçlar kullandım hiçbir fayda görmedim. En son fibromiyalji teşhisi konuldu. Hayatım kâbus gibi ve çok çaresizim. 7 yaşında kızım var onunla bile ilgilenemiyorum. Ne olur bana yardım edin. Allah rızası için. Çekirge Bir Zıpladı İki Zıpladı Üç Zıpladı Ve Öyle Devam Ede Ede Bekliyorum Hocam saygı ve selamlar,Hocam ben 43 yaşında Siirt’te ikamet ediyorum. İlk olarak 2015 sonlarında göğsümün sol alt tarafında hafif, çokta rahatsız etmeyen fakat kendisini hissettiren ağrı başladı. Bu yaklaşık 2 sene sonra şiddetlenip daha da rahatsız etmesiyle kalbime etki etmeye, ayrı ayrı zamanlarda kalp krizi veya krizciklerle devam etti. Süreçlerde birçok kardiyologlara gittim ekg, efor vs. normal çıkıyordu. 2018 de yine kriz mi desem tuttu beni yine kardiyoloğa gittim kalp sintigrafisi çektirdim doktor sintigrafi normal dedi. Ama inanın hocam şikâyetlerim devam ediyor 2 -3 ayda bir bazen ayda bir tutuyor beni kalbimi. Şöyle izah etmeye çalışayım. Bir anda kalbimin içindeki sanki bir küçük borudan gecen sıvıyı hissettiğim gibi çok yavaş ve zorlanarak geçiyor ondan sonra 1 hafta 10 gün hocam bunun yansımalarını yaşıyorum. Aşırı halsiz tahammülsüz konuşmak bile yoran sürekli yatakta oluyor bu öyle 8-10 gün sürer ve toparlanıyorum. 2. Hissetmem yani bir farklı kalp anormalliğimi desem, kalbimin sol alt bir parçasında titreme duraksama hissediyorum bu 2, 3, 4 saniye sürer ve dahası da ayni yukarıdaki 1 hafta 10 gün süren etkiler oluyor. gecenin bir yarısı uyanığım yatakta sırt ustu kalbimin sanki ortasında veya sağında ayni şekilde bir titreme, akabinde borulardaki misal sıvının ilerleyişini hissetme sanki birazcık duraksama. Yine ayni nükseden süreç. Çoğu zaman hemen hemen her gün sol göğüs tarafıma anormal sanki donuk ağrı var, az ama çok 3 4 yıldır böyle çoğu zaman sol tarafıma yatamıyorum denesem de şöyle az bir zamandan sonra kalbimin sıkıştığını hissediyorum hemen sağ tarafıma donuyorum. Tabi hocam bütün bunlar bende korku, panik, heyecan, stres, moral bozukluğu, sinirlilik vs. yapıyor. Farklı branş doktorlara da gittim dahiliye, göğüs, gastroloji kısacası yani kalp dışı organlarda bir şey çıkmıyor göğüs te ayni şekilde. Midemde reflu var 7 ay önce endoskopi oldum. Durumu anlattım gastroloji doktoru reflu teşhisi koydu, ona benim derdim midem değil zaten yıllarca aç karna hapı kullanıyorum, acaba şu kalbimdeki sorun midemden mi kaynaklanıyor ben bunu bilmek tedavi olmak istiyorum dedim. Aç karınla hapına devam et sürekli dedi. Beni bağımlılık psikiyatriye yönlendirdi. Oda bana 45 ay lustral verdi kullandım bıraktım. Gitmedim daha da ona. Yine de şikâyetim devam ediyor. Bir teşhis konulamadı direk kalbimi yoklayan etkileyen bu hastalığıma ne yapacağım bilmiyorum. Manevi ruhsal sıkıntılarımda oldu. Beni derinden etkileyen durumlarda oldu şimdi bu yönü anlatmam hocam çok yazı vakit alır. Hocam ben teşhis ve tedavi istiyorum, doğal olarak takdir edersiniz. Bir boşlukta sanki çaresiz ölümü bekleyen biri gibi. Çekirge bir zıpladı iki zıpladı üç zıpladı ve öyle devam ede ede bekliyorum. Ne olur bana yardımcı olur musunuz? Teşekkür Allah sizden razı olsun. FİBROMİYALJİ ŞİKAYETLER DEVAM EDİYOR Hocam merhaba. Fibromiyalji teşhisi ile uzun süredir 20'den fazla ilaç kullandım ancak şikâyetlerim devam ediyor. Hâli hazırda Anafranil 75 mg. Dulester 60 mg. ve Gyrex 50 mg. kullanıyorum. Tedavi için Mersin’den İstanbul’a gelmeyi düşünüyorum. Tedavinin yaklaşık süresi ve ücreti yaklaşık ne kadar tutmaktadır. Sosyal güvencem vardır. İlginize şimdiden çok teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim. DİZ ALTINDA MORLUK VE EL BAŞ PARMAĞI EKLEMİNDE ELEKTRİK ÇARPMASI HİSSİ Merhaba. Benim bundan iki hafta evvel sağ elimin baş parmağımın oynar kısmında bir yere değdiği zaman elektrik çarpması gibi şeyler oldu. 2 gündür dizimin altında morarma var. Bugün elimde sancı oldu. Sizce ne olabilir? 25 yaşındayım. HUZURSUZ BACAK Yok ki bizim burada sizin gibi doktor ilaç verip yolluyor. Hiçbir faydası da olmuyor. Bende fibromiyalji var, huzursuz bacak sendromu bir de akciğer hastasıyım. ANNEMDE FİBROMİYALJİ VAR Merhabalar hocam. Ben annem için yazıyorum size. Annemin senelerdir geçmeyen çok şiddetli kemik ağrıları var. Bu durum artık onu yürüyemeyecek hale getirdi. Bir çok doktora gösterdik. Fibromiyalji rahatsızlığı olduğu söyleniyor ama ağrılarından kurtulamıyor. Bunun için size getirmek istiyorum ama muayene ücretinizi öğrenebilir miyim? Randevu alıp gelmek istiyoruz, şimdiden teşekkürler. FİBROMİYALJİ BULGULARI Ahmet Bey merhaba. Boynum ve sırtımdaki ağrılardan yıllardır gitmediğim doktor kalmadı. Ne denediysem geçmedi. Artık hayatım yaşanılmaz bir hale geldi. Devamlı acı ve ağrı içindeyim. Yaşım 28. Bugün fizik tedavi doktoru Fibromiyalji denen bir şeyden bahsetti. Şimdiye dek hiç duymamıştım. Bütün bulgular fazlasıyla bende mevcut. Fizik tedavi önerdi boyunda düzleşme var dedi. Fibromiyalji’ nin kesin kaynağı nedeni diye bir şey yokmuş. O halde tedavisi nasıl oluyor? Bununla ilgili vaktinizi ayırıp bir video çeker misiniz? Sitenizden araştırma fırsatım oldu şu an. Umarım mesajımı görürsünüz. Görüşmek üzere. KAYSERİ FİBROMİYALJİ İyi günler hocam. Ben Kayseri'den yazıyorum size. Eşimde yıllardır fibromiyalji var. Nereye gitsek bir sonuç alamadık. Ankara’da tedavi olduk ama ilaçların hiçbir faydası olmadı. Sizden internetten haberdar oldum. Fibromiyalji’ye bir tedavi uyguluyor musunuz? HUZURSUZ BACAK SENDROMU VE AĞRI HASTALIĞI Tedavi olmak istiyorum. İşe bile gidemiyorum. Her yerim ağrıyor uyuyamıyorum ve uyanamıyorum. Kalbim çarpıyor. Huzursuz bacak sendromum var. Annem vefat etti, onda da vardı. Bende devam ettiriyorum. Yeni evliyim çocuk bile yapamıyorum ağrılardan. Eşim bakamazsın diyor. Hayatım mahvoldu bu hastalıktan. Yardım edin ne olur. Prof. Dr. Ahmet AKGÜL'ün Özgeçmişine ulaşmak için lütfen tıklayınız FİBROMİYALJİ VE FİBROMİYALJİ HASTALIĞI ve TEDAVİSİ için ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız lütfen tıklayınız FİBROMİYALJİ TEDAVİSİ OLAN HASTALARIN yorumlarını görmek için lütfen tıklayınız İLETİŞİME geçmek ve RANDEVU almak için lütfen tıklayınız Retina görme sinyallerini beynimizin korteks dediğimiz görme merkezine ileten gözün sinir tabakasıdır. Retinadaki ışığa duyarlı fotoreseptörler ışığı beyindeki görme merkezine iletirler. Retinanın önünde bulunan ve hem destek hem beslenme açısından rol oynayan yapıya vitreus adı verilir. RETİNA DEKOLMANI NEDİR? Retina dekolmanı, retinanın yapıştığı ve beslendiği yerden ayrılmasıdır. Retina yırtığı ile oluşturysa yırtıklı retina dekolmanı adını alır. Yırtıklı retina dekolmanı önemli ve göz hastalıkları arasında en ciddi olanlarından biridir. Yırtıklı Retina Dekolmanı oluşmadan önce oluşan retina yırtığı altına sıvı kaçısıyla birlikte vitreusun çekmesi sonucu retina sinir tabakası ayrılır ve yırtıklı retina dekolmanı oluşur. Retina yırtığı olmadan da rtina dekolmanı oluşabilir. Gözün etkilendiği şeker hastalarında olduğu gibi bazen dekolman viteus içinde oluşan bantlardan dolayı traksiyonel de olabilir. Bazı inflamatuar ve damarsal hastalıklarda retina yırtığı olmadan retina altına sıvı birikimi ile birlikte eksudatif tipte retina dekolmanı da görülebilir. HANGİ DURUMLAR RETİNA DEKOLMANI RİSKİ ARTAR? Yüksek miyop numaralı hastalar, Retina yırtığı olanlar, Diğer gözünde retina dekolmanı geçirenler, Gözü travmaya maruz kalanlar, Aile bireylerinden birinde retina dekolmanı olanlar Daha önce katarakt cerrahisi gibi göz ameliyatı geçiren hastalar, Retina tabakasında doğuştan inceliği bulunanlar Vitreusunda dejenerasyonu ve anormalliği olanların, retina dekolmanı riski diğer insanlara göre daha yüksektir. RETİNA DEKOLMANI BELİRTİLERİ NELERDİR? Retina dekolmanı görme azlığı, yarım görme, eğik görme gib şikayetlere neden olur. Retina yırtığı sonrası retina dekolmanı oluştuysa ciddi şekilde şimşek çakması, flaş çakması ve sinek uçuşması gibi şikayetler olur. Retina dekolmanı oluşmadan teşhis konulabilirse argon lazer ile fotokoagülasyon yapılıp retinanın yerinde kalması sağlanabilir. Gözde şimşek çakar gibi, flaş patlar gibi ışık çakması, retina yırtığı oluşumunun en önemli bulgusudur. Bunun yanında sinek uçuşması, toz bulutu gibi görüntüler olması da retinal yrtık ve retina dekolmanı habercisi olabilmektedir. Retina dekolmanı gelişmeden göz muayenesi ile hasta yıtrık aşamasında yakalanırsa sadece argon lazer fotokoagülasyon ile tedavi sağlanabilir. Retina dekolmanını geliştiyse mümkün olan en kısa sürede ameliyat ile tedavi edilmelidir. Zamanında tedavi edilmeyen retina dekolmanı kalıcı görme kaybına neden olabilir. RETİNA DEKOLMANI NASIL TEDAVİ EDİLİR? Retina dekolmanı vitrektomi ameliyatı, bant serklaj veya pnömatik retinopeksi ameliyat yöntemlerinden biriyle tedavi edilir. Günümüzde retina dekolmanı tedavisi için en çok uygulanan yöntem vitrektomi ameliyatıdır. Vitrektomi ameliyatında göze 3 adet mikro delikten girilir ve vitreus denen jölemsi tabaka temizlenir. Retina dokusu yerine yerleştirlir ve argon lazer fotokoagülasyon veya kriyoterapi ile sabitlenir. Sinir tabakasının yerinde kalması için gözün içine silikon veya gaz tamponat uygulanır. Göze verilen silikon genllikle altı ay sonra alınır. Gaz ise çeşidine göre değişken sürelerde gözün içinde kendi kendine emilip kaybolur. Bu nedenle gözün içine yeterli olacaksa gaz verilmesi tercih edilir. Diğer tedavisi yöntemi bant serklaj ameliyatıdır. Uygun hastalara bu ameliyat yapılabilir. Bant serklaj ameliyatında gözü örten konjonktiva dokusu açılarak 360 bant takılır. Delik olan yere bir yastıkçık ilave edilerek retina altındaki sıvı boşaltılır ve argon lazer fotokoagülasyon uygulanır. Bir diğer yöntem ise retina yırtığı ve dekolman olan uygun hastalara uygulanabilen Pnömatik retinopeksi ameliyatıdır. Pnömatik retinopeksi ameliyatında gözün içine gaz verilerek retina ayrıldığı yere yapıştırılır ve argon lazer ile fotokoagülasyon uygulanıp retina yatıştırılır. Ocak ayı hakemlik için çok önemli bir dönemdi. Cüneyt Çakır Dünya Kupası bileti kazanırken Kuddusi Müftüoğlu da düdüğünü duvara astı. Peki Müftüoğlu’nun bu şekilde bırakması, Türk hakemliği için ne derece önemliydi Aslında Mütfüoğlu’nun yaptığı jübile tarihi bir anlam taşıyordu. Çünkü acı meslek hakemlik camiası yaklaşık 21 yıl sonra ilk kez bir hakemin omuzlara alınarak jübile yapmasına şahit olmuştu. Hepsi hemen hemen benzer kaderi yaşadı. Tıpki bugün düdüğü astırılmaya çalışılan Yunus Yıldırım gibi Gönül rahatlığıyla düdüğünü asan, meslektaşlarının tebriklerine mazhar olan hakem yok gibiydi. En son hakem jübilesi de 1993 yılında Yavuz Karaozan tarafından yapılmıştı. Şimdiki nesillerin tanıdığı isimlerden jübile yapan hakemler ise Özcan Oal ve Yusuf Namoğlu idi. 1993’ten bu yana geçen 20 senede tek bir hakem bile gönül rahatlığıyla görevini bırakamamıştı. Bazıları kulüp başkanları tarafından istifaya zorlanmış bazısı da yorumculuk yapmak için görevi bırakmıştı. Belediye başkanlarının görevden aldırdığı hakemler bile gördü bu gözler. KİMLER NEDEN DÜDÜĞÜNÜ ASTI ? KUDDUSİ MÜFTÜOĞLU- The Son JübileOnun hakemliği bu sezon sonunda bırakacağı düşünülüyordu fakat beklenmedik bir şekilde devre arası hakem seminerinde bu kararı açıkladı. Aslında daha güzel oldu çünkü meslektaşlarının alkışları arasında bu işi yaptı. Bir jübile maçı yapamadı ama son semineri bir jübile gibiydi. Zaten sezonun ilk yarısı da onun için jübile gibiydi. 17 haftalık periyodun sadece 2 haftasında Süper Lig’de arz-ı endam etti. Bu kararı devre arasında almasında AK Parti’den Belediye Başkan Aday Adayı olmasının da payı vardı. AYTEKİN DURMAZ- Gözlemciliğe GeçişŞu an TFF ve FIFA kurallarına göre hakemlik üst yaş sınırı 45. Fakat Aytekin Durmaz, aynı Ahmet Çakar gibi vücudunun verdiği sinyalleri yorumlayarak 45’i beklemeden 43’ünde hakemliği bıraktı. İstifa dilekçesinde de bundan böyle gözlemci olarak futbola hizmet etmek istediğini açıkladı. Hakemliği sessiz sedasız bırakan hakemlerden biri olan Durmaz, muradına da erdi ve Üst Klasman Gözlemci olarak yola devam ediyor. BÜNYAMİN GEZER- Yorumculuk içinAsker hakemlerden sonra Türk futbolunun gördüğü en önemli polis hakemdi. Kendisine itiraz eden oyuncuları aynı şiddette terslediği için taraftarın da gönlünü kazanmıştı. Açıklamasına göre Karabükspor-Galatasaray maçında Fernando Muslera’ya gösterdiği kırmızı karttan sonra maç alamadığı için görevi bırakmıştı. Fakat görevi bıraktıktan iki güç sonra TRT’de futbol yorumculuğuna başlaması, bu açıklamasını gölgede bıraktı. Herkesin “yorumculuk için hakemliği bıraktı” sözlerine maruz kaldı. VEDAT TAN- Öğretmenlik için BıraktıOnun hakemliği bırakma kararı, yazımız içindeki en naif sebebe dayanıyor. Çünkü Tan, 15 senelik hakemlik kariyerini, lise öğretmenliği için bıraktı. Uzun süre Süper Lig’de de düdük çalan Vedat Hoca, Hakkari Yüksekova Şemsettin Onay Lisesi’ne atanınca düdüğünü duvara astı. Tan’ın kararındaki en önemli gurur kaynağı ise Hakkari gibi her öğretmenin tercih etmeyeceği bir il için bunu yapmış olmasıydı. HAKAN SİVRİSERVİ- Belediye Başkanı Özhaseki NedeniyleYazımızda hakemlik bırakma noktasında en acı tecrübeyi yaşayan isimle karşı karşıyasınız. Çünkü Sivriservi, istememesine rağmen hakemliği bırakmak zorunda kalan insanlardan. Bir Fenerbahçe-Kayserispor 2007-08 sezonu, Deivid için çalınan penaltı maçında yaptığı hata Kayseri cephesine göre sonrasında Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki tarafından istifa zorlanan Hakan Hoca, bu baskıya dayanamadı ve istifasını açıkladı. Tabii ki bu istifada MHK Başkanı Oğuz Sarvan’ın hakeminin arkasında durmamasının da büyük katkısı vardı. İşin en acı tarafı ise Özhaseki’nin bu olayı, daha sonraki aylarda hakemler üstünde baskı kurmak için kullanmasıydı. Özhaseki şu sözleri sarf edecekti “geçmişte bize karşı hata yapan bir hakemin görevi bırakmasını sağladık”. SELÇUK DERELİ- FIFA Listesine RağmenBugünlerin şık giyimli yorumcusu Selçuk Dereli de geçmişte çok çeken hakemlerden biriydi. Özellikle Fenerbahçe maçlarından sonra Aziz Yıldırım yönetimleri tarafından çok eleştirilen ve bu eleştiriler nedeniyle açtığı tazminat davalarını kazanan Dereli, 2009 yılında görevini bıraktığını açıkladı. Fakat 40 yaşında olduğu için önünde çok şey vadeden 5 yıllık bir dönem vardı. Üstelik FIFA kokartı taşıyordu. O dönemde çoğu insan görevi bırakmasına anlam veremedi. Dereli bu durumu, 2 yıl sonra çok çarpıcı bir şekilde açıklığa kavuşturdu “Şike pisliğine bulaşmamak için hakemliği bıraktım”… BÜLENT DEMİRLEK- Olaylı Maçların Hakemi2006-07 sezonundaki Galatasaray-Fenerbahçe ve 2007-08 sezonundaki Trabzonspor-Sivasspor maçlarının hakemiydi. İki maçta da çok büyük olaylar olmuş, Demirlek ilk maçı sonuna kadar oynatırken ikinci maçın son saniyelerinde maçı tatil etmişti. Özellikle Trabzonspor camiası ona çok tepkiliydi. TFF Başkanlığına Hasan Doğan’ın, MHK Başkanlığı’na da Oğuz Sarvan’ın gelmesi onun sonu oldu. Haluk Ulusoy döneminin hakemi damgasını yemişti. Önce hakem seminerine çağrılmadı, sonra Üst Klasman Hakemliği grubundan İl Hakemliği grubuna düşürüldü. Bu olaylar sonrasında düdüğünü astı. VEDAT YÜKSEL- Demirlek’le Aynı KaderO da Bülent Demirlek’le birlikte başka yönetimlerin uzantısı olarak görülüyordu. Zafer Önder İpek’in istifası ve Bülent Demirlek’in yaşadıklarından sonra iki yıl boyunca görev alamayınca sabrı taştı. Ancak görev alamasa da MHK onun kadrosunu saklı tutuyordu. Bu garip duruma son veren Vedat Yüksel, hakemliğini bıraktığını açıkladı ve defalarca MHK yönetimlerini basın vasıtasıyla topa tuttu. ZAFER ÖNDER İPEK- Hakemlikten Kulüp YöneticiliğineBülent Demirlek ve Vedat Yüksel gibi hakemlik seminerine çağrılmadığı için görevini bırakan bir diğer hakem. Fakat o diğer iki ismin aksine çok ses getirmeden düdüğünü astı. Zaten hakemliğinin son döneminde sakatlıklar yaşamaya başladı. Hakemliği bıraktıktan sonra da Gençlerbirliği’nde yöneticilik yapmaya başladı. Onun ismini son kez şike soruşturmasında gözaltına alınması ve daha sonrasında yargılanmasıyla duymuştuk. ÇETİN SARIGÜL- İzmirli Olması KurtarmadıMHK Başkanlığı’na getirilen Oğuz Sarvan’la aynı şehirden geliyordu. 20 senelik bir tecrübeye de sahipti. Üstelik bir İzmirlinin MHK Başkanı onu sevindirmiş, Sarvan’ın İzmir ziyaretinde karşılayıcılardan biri olmuştu. Fakat o da birilerinin uzantısı olarak görüldüğü için kızağa çekildi. O da 2008’in Mayıs ayında görevini bıraktığını açıkladı. Zaten son maçını da 4 ay önce almıştı. Temiz sayfa açacağını söyleyen Sarvan’ın ilk kurbanlarından biriydi. OKTAY DEMİRAY- Bir Diğer Mayıs 2008 KurbanıKonya bölgesi hakemlerinden olan Oktay Demiray, Oğuz Sarvan döneminin bir başka kurbanıydı aslında. 2007 yılında askerlik görevi için hakemliğe bir süre ara vermesi de form kaybetmesine neden olmuştu. 2008’de son olarak bir PTT 1. Lig maçı yöneten Oktay Demiray, 2007-08 sezonunun sonlarında düdüğüne elveda diyen bir başka isimdi. İSMET ARZUMAN- Çarpışarak GittiDönemin Futbol Federasyonu 2008 ve MHK’sı ile çarpışarak düdüğünü asan hakemlerin son örneği oldu. Hasan Doğan Federasyonu ve Oğuz Sarvan MHK’sı göreve geldikten sonra yaklaşık 2 ay görev alamayan ve bundan mesaj çıkartan Arzuman, “20 yıllık emeğimin böyle sonlanmasına neden olan MHK’yı açıklamaya davet ediyorum” diyerek düdüğünü astı. HAMZA MISIR- “Haluk Ulusoy’a Yakın”2002’de Süper Lig’e çıktı. İlk üç yıl Süper Lig’in gözde hakemlerinden biriydi. Ta ki Levent Bıçakcı Federasyonu göreve gelene kadar. Bıçakçı bir geldi, pir geldi. Mısır’ı sırf “Haluk Ulusoy’a yakın” gerekçesiyle yiyerek klasman düşürdü. Bıçakcı’nın gitmesiyle tekrar düdük çalmaya başlayan Mısır, bu defa aynı dönemde ikinci başkan olan Hasan Doğan’ın geri dönmesiyle birlikte şansını yine yitirdi. ALİ ŞAHAN- Günün ŞartlarıGaziantep bölgesi Süper Lig hakemlerindendi… Henüz 40 yaşındayken günün şartları ! onun beş yıl öncesinden düdüğünü asmasına neden oldu. Ulusoy Federasyonu ve Bülent Yavuz MHK’sı tarafından “istenmediğini ve dışlandığını” hisseden Şahan, 2005 yılında gönülsüz de olsa hakemliğini bırakmak zorunda kaldı. ABDURAHMAN ARICI- Olaylı Maçtan SonraAntalya bölgesi hakemlerindendi… Hakemliği bırakmasına dört yıl daha varken, 41 yaşında düdüğünü asmak zorunda kaldı. MHK Başkanı Ahmet Güvener’in döneminde yönettiği ve büyük tartışmalara neden olan Sarıyer-Gaziantepspor karşılaşması onun sonunu hazırladı. Bu maç sonrası kızağa çekilince o da erken emekliye ayrıldı. ADNAN ŞEKER- Mevcut Sistemle BarışamamakO da Antalya bölgesi hakemlerindendi. Onun da mevcut sistemle yıldızı barışmadı. Dönemin Federasyonu ve Hilmi Ok MHK’sı tarafından ikinci plana itildiğini ve istenmediğini anladı. 2001 yılında düdüğünü asmak zorunda kaldı. Halbuki hakemlik için önünde 4 yıllık bir zaman daha vardı. ADNAN TÜRKKAN- Yırtılan Filelerİstanbul bölgesi hakemlerindendi… Henüz hakemliğinin baharında, 29 yaşındayken düdüğünü asmak zorunda kaldı. Yönettiği Ankaragücü-Altay maçında verdiği gol kararı, hakemliğinin bitmesine neden oldu. Ankaragücü futbolcularının kramponlarıyla ağları yırttığını görmemesi, ona pahalıya patladı. AHMET AKÇAY- Golcü Hakemİzmir bölgesi hakemlerindendi. Ankaragücü-Beşiktaş maçında Ankaragücü’ne sırtıyla attığı golden sonra verdiği beyanatta “Top bana çarpmasaydı da zaten gol oluyordu” dedi. Bu olay kamuoyunda hayli yıpranmasına sebep oldu. Bu hadisenin performansını da etkilemesiyle hakemliği bırakmak zorunda kaldı. ALİ AYDIN- Canaydın KurbanıOrdu bölgesi, FIFA hakemlerindendi. MHK’nın gözdelerindendi. Ne var ki, maçında kural hatası yaptı. Maç tekrarlandı. Kendini toparlayamadı. Galatasaray-Beşiktaş karşılaşmasında gösterdiği kötü yönetim sonrası sarı-kırmızılı camianın hedef tahtası haline geldi. Başkanı Özhan Canaydın’ın “Artık Ali Aydın düdüğünü asmalıdır” şeklindeki sert çıkışından sonra, hakemliği bırakmasına daha dört yıl varken düdüğünü asmak zorunda kaldı. ALİ ULUYOL- Genelkurmay’ın İsteğiyleAnkara bölgesi FIFA hakemlerindendi. Ancak adının Ali Fevzi Bir’le birlikte şike skandalında karışması, hakemlikteki sonu oldu. İfadesi alındı. Ancak hakkında dava açılmadı. Bunun üzerine Genelkurmayın isteğiyle astsubay olduğu için hakemliği bıraktı. Emekli olunca yeniden hakemliğe dönmek istedi. Dönemin Federasyon Başkanı Levent Bıçakçı tarafından buna izin verilmedi. AYHAN YÜCEBİLGİÇ- Düdüğü Elinden AlındıAdana bölgesi hakemlerindendi. Otoritesi ve bilgisiyle bir anda parladı, FIFA kokartı taktı. Ama önünde 5 yılı daha varken adeta kokartı ve düdüğü elinden alındı, 2000 yılında düdüğünü astı. 1998’de Bülent Yavuz’un MHK’ya gelmesiyle kokartı elinden alınan Yücebilgiç de diğer meslektaşları gibi mevcut dönemin Federasyonu ve MHK’sı ile “çarpışarak” gidenlerden. AYKAN KÖSEOĞLU- Hilmi Ok Dönemiİstanbul bölgesinden. Döneminin üst düzey hakemlerinden biriydi. Ancak o dönemde ortaya çıkan Özel Kızıltan’ın iddiaları arasında birçok hakemiyle birlikte onun da adı geçiyordu. Dönemin Hilmi Ok MHK’sının “Çık kendini akla” demesi kırılmasına ve hakemliği bırakmasına neden oldu. Mahkemede aklandı aklanmasına ama MHK’nın bu tavrı, düdüğünü erkenden asmasına yol açtı. BÜLENT UZUN- Ulusoy’un Adamı mı?İzmir bölgesi ve Haluk Ulusoy döneminin gözde hakemlerindendi… FIFA kokartı taktı… Levent Bıçakçı Federasyonu ve o dönemin Sabri Çelik MHK’sı göreve başlar başlamaz gelmez kızağa çekildi. Kırıldı, darıldı ve sonunda o da erken yaşta hakemliği bırakmak zorunda kaldı. 30 Ağustos 2004’de Bıçakçı Federasyonunu protesto edip hakemliği bıraktığını açıkladı. BÜLENT YAVUZ- Jübile Maçına Onay VerilmediAnkara bölgesi FIFA hakemlerindendi. Daha zamanı varken, Haziran ayında Cumhurbaşkanlığı Kupası ile jübile yapmak istedi. Dönemin Ahmet Güvener MHK’sı bunu kabul etmeyip kupa maçını Ahmet Çakar’a verdi. Bülent Yavuz’a ise yükselme maçlarından Aydınspor- Eskişehirspor karşılaşması düştü. Ancak o maçtaki yönetimi büyük tartışmalara ve hakemliği kötü bir şekilde anılarak bırakmasına neden oldu. CEM PAPİLA- Tarihi HakemYönettiği tarihi ! maçlarla son yıllara damgasını vuran önemli FIFA hakemlerinden biriydi. Ancak dönemin Ulusoy Federasyonu ve Çulcu MHK’sı tarafından FIFA kokartı elinden alınan Papila, en verimli çağında hakemliği bırakma kararı aldı. Adata dönemin Federasyonu ve MHK’sıyla çarpışarak gitti. Onun düdüğünü asması da olay oldu. ERGÜL YÜCEDAĞ- MHK Sahip Çıkmadı Daha 39 yaşında, hakemliğinin en verimli döneminde düdüğünü asmak zorunda kaldı. Talihsiz bir karşılaşma onun hakemliğini erken yaşta bitirmesine sahip oldu. Samsunspor-Trabzonspor maçında yaşanan olaylardan dolayı müsabakayı tatil eden Yücedağ’a o dönemin Federasyonu ve MHK’sı sahip çıkmayınca meslek hayatını noktalamak zorunda kaldı. ERDOĞAN KIRICI- Sürpriz BırakmaHakemliği bırakması sürpriz ve ani oldu. Önünde üç yıllık bir zaman olmasına rağmen sezon sonunu dahi beklemeden ligin ortasında 1994’ün Mart ayında düdüğünü astı. Çünkü tek tük maçlara gönderilerek mevcut Hilmi Ok MHK’sı tarafından ikinci plana itilmişti. Kötü ve talihsiz geçen Ankaragücü-Karabük maçı da işin tuzu biberi oldu. EROL ERSOY- Ulusoy’u Karşılamadı DiyeFİFA kokartlı hakemlerimizden biriydi. Önünde iki sezonu daha olmasına rağmen 43 yaşında düdüğünü asmak zorunda kaldı. Daha önce FIFA listesinden çıkartılmasına neden olan Ulusoy’un 2006’da tekrar göreve gelmesiyle hakemliği bıraktı. Milli maç için İzmir’e gelen Ulusoy’u havaalanında karşılamamasından dolayı MHK’dan aldığı tepki de işin tuzu biberi oldu. Ersoy’un o dönem “Sizi dönemin MHK Başkanı Çulcu mu istemedi?” sorusuna, “Haluk Ulusoy’un olduğu yerde başkalarının dediği olmaz” şeklinde verdiği cevap oldukça imalıydı. ETEM ATASOY- Dernek Seçimi Kurbanı Onun da düdüğünü asmasının altında hakem siyaseti yatıyor. Yani dernek seçimleri. Bir kere dönemin MHK Başkanı Hilmi Ok’la bu konuda ters düşmüşlerdi. Maç alamaz olmuştu… Üstüne üstlük Erman Toroğlu’nun çıkarılması Ok’la Atasoy’un arasını iyiden iyiye germişti. Sonuçta onca mücadele verip hak aramasına rağmen sistem onu da erken yaşta eritip yok etti. HAMDİ KÖSE- Anormal Bırakma KararıGiresun bölgesi hakemlerindendi. O da hakemliğini “anormal” olarak bırakanların arasına girdi. Daha 37 yaşında önünde 8 yıllık bir zaman olmasına rağmen düdüğünü asmak zorunda kaldı. Dönemin Bülent Yavuz MHK’sının kara listesine girince 2004 yılında hakemliğe veda etti. HAMZA IŞIN- Sadık Deda’yla Yıldızı BarışmadıDöneminin gözde hakemlerinden biriydi… Henüz 39 yaşında ve önünde daha düdük çalacak 6 yıl gibi bir zaman olmasına rağmen 1996 yılında düdüğünü asmak zorunda kaldı. Çünkü dönemin MHK Başkanı Hilmi Ok ve 5. bölge sorumlusu Sadık Deda ile bir türlü yıldızı barışmamıştı. Işın’ın yıllar sonra GTK’dan çıkartılışının da Hilmi Ok dönemine rastlaması bir tesadüf olması gerek. HASAN BAŞDEMİR- Önünde 4 Yıl VardıKırklareli bölgesi hakemlerindendi. 2000 yılında Haluk Ulusoy Federasyonu ve Hilmi Ok MHK’sı ile ters düştüğü için klasman düşürüldü. Hakemlik için önünde tam dört yıllık bir süre olmasına rağmen, mevcut sistem tarafından istenmediğini anladı ve düdüğünü astı. Onun da dönemin MHK’sı tarafından haksızlığa uğradığı yönündeki yasal çabası Tahkim’den geri döndü. İLHAMİ KAPLAN- Çirkin İddialar SonrasındaGenç yaşta FIFA kokartı taktı. Ancak yaşamını sürdürdüğü Antalya’da hakkında yapılan bazı çirkin iddialara dayanamadı. Popüler ve iyi bir işadamı olmanın verdiği özgüvenle 2000-2001 sezonuna sayılı günler kala Ayhan Yücebilgiç ve Erdal Güleç’le ortak karar alıp hakemliği bıraktı. İSMET CENGİZ- Sınav BirincisiydiHakemliği bırakması oldukça ilginç ve sürpriz oldu. Sınavlardan Türkiye birincisi olarak çıktığından tam iki hafta sonra “başarısız” bulunarak klasman düşürüldü. Henüz 41 yaşındaydı. Önünde düdük çalacak onca zaman olmasına rağmen Ulusoy Federasyonu ve Bülent Yavuz MHK’sı ile yıldızı barışmadı ve erkenden düdüğünü astı. KADİR TOZLU- 6 Ay Maç yönettiği Siirtspor-İzmirspor maçının uzatma dakikalarında Siirt şampiyonluğunu ilan etti etmesine ama maçın tartışması uzun süre devam etti. Kadir Tozlu bu karşılaşmadaki yönetimi nedeniyle dönemin MHK’sı tarafından uzun süre dinlendirildi. Yaklaşık 6 ay maç verilmeyen Kadir Tozlu daha sonra aldığı maçların ikinci ve üçüncü sınıf olmasını içine sindiremeyerek düdüğünü astı. MEHMET ÇAYAN- Sezon OrtasındaÖnünde düdük çalacağı daha dört yıl varken, sezon ortası sayılabilecek bir zamanda yönettiği, kötü geçen ve tartışmalara neden olan Karabük-Dardanel karşılaşması sonrası düdüğünü astı. Hem maçın kötü geçmesi hem de aşil tendonundaki sakatlığı, düdüğünü erken asmasına neden oldu. METİN KARAASLAN- Bülent Yavuz Dönemi31 yaşında Süper Lig’e çıktı, 33 yaşında klasman düşürüldü ve önünde daha 10 yıl gibi bir süre varken 35’inde düdüğünü asmak zorunda kaldı. Onun da Bülent Yavuz MHK’sı ile yıldızı bir türlü barışmadı. İstenmediğini anlayınca hakemliğini bıraktı. Not ortalaması en iyi beş hakemden biriydi. Yapılanı içine sindiremeyip Tahkim Kurulu’na gitmeyi düşündüyse de “Canınız sağ olsun” diyerek düdüğünü bırakmayı tercih etti. METİN AYDOĞAN- Şimşek Gibi Parladı, Yıldırım Gibi Düştüİstanbul bölgesi hakemlerindendi. Adeta şimşek gibi parlayıp, yıldırım gibi düşen Metin Aydoğan’ın FIFA kokartı olay oldu. Dönemin Sabri Çelik MHK’sınin gözdelerinden olan genç hakem, FIFA kokartıyla ödüllendirildi. Ancak o kokartı bir yıl taşıyabildi. Ufuk Özerten MHK’sının göreve gelmesiyle kızağa çekildi. Önünde maç yönetebileceği 10 yılı varken düdüğünü asmak zorunda kaldı. METİN TOKAT- Ulusoy ve Yavuz’un HışmıBir dönemin en iyi hakemlerinden biriydi. Haluk Ulusoy-Bülent Yavuz ikilisinin hışmına uğradı. Zirvedeyken kokartı alındı. Dernek başkanlığı koltuğunu da kaybetti. Ardından yeni Federasyon ve yeni MHK ile yeşil sahalara dönen Tokat, Ulusoy’un tekrar göreve gelmesiyle “Bu platformda hakemlik yapmam düşünülemez” diyerek hem Federasyonu hem de Mustafa Çulcu MHK’sını protesto ederek erkenden düdüğünü astı. MUHİTTİN BOŞAT- Luciano’nun EliHakemliği tam zamanında bıraktı bırakmasına ama bırakışı pek de iyi olmadı. Özellikle hakemliğinin son döneminde yönettiği ve maçlarındaki yönetimi büyük tartışmalara neden oldu. Bu iki talihsiz maç onun sezon sonunu beklemeden ligin ortasında yazılı bir açıklama yaparak hakemliğini noktalamasına yol açtı. MUSTAFA ÇULCU- O da Çarpışarak BıraktıHakemliği yine dönemin Federasyonu ve MHK’sı ile çarpışarak bırakanlardan oldu. Levent Bıçakçı Federasyonu ve özellikle Ufuk Özerten MHK’sı ile yıldızı bir türlü barışmadı. Özerten’in MHK’nın başına gelmesine, “Bu Türk hakemliğinin ayıbıdır” diyerek tepki gösterdi. Ulusoy’un gitmesinden sonra dışlanan Çulcu, sezon sonunu beklemeden ligin ortasında düdüğünü astı. MUSA ERYILMAZ- Gibi Bir Puana RağmenMersin bölgesi Süper Lig hakemlerindendi. Önünde düdük çalabileceği daha üç yıl varken dönemin MHK Başkanı Bülent Yavuz’la yıldızı barışmayanlardan biri oldu. Son yönettiği maçta not almasına rağmen uzun süre kendisine maç verilmemesinden gerekli mesajı çıkartan Eryılmaz, çareyi düdüğünü asmakta buldu. MUTLU ÇELİK- Ulusoy’un Adamı mıydı?Haluk Ulusoy’un adamı olarak tanındı. Levent Bıçakcı Federasyonu ve Sabri Çelik MHK’sı gelince kızağa çekildi. Dönemin MHK’sı hakkında yaptığı açıklamalardan dolayı iki ay hak mahrumiyeti cezası aldı. Hakem seminerine giderek Bıçakcı ve MHK Başkanı Sabri Çelik'in önünde, "Bugüne kadar hep masal anlattınız, anlatmaya devam edin. Ben hakemliği bırakıyorum" diyerek düdüğünü bıraktı. ORHAN ERDEMİR- Fatih Terim’i Tribüne Gönderen HakemFİFA hakemlerindendi. Önünde üç yılı daha olmasına rağmen ne bu süreyi ne de sezon sonunu beklemeden ligin ortasında düdüğünü astı. Levent Bıçakcı Federasyonu ve Ufuk Özerten MHK’sı tarafından istenmediğini anlamıştı. Mevcut sistemle kafa yapıları ters düşmüştü bir kere. Tekrar kokart verilir diye beklediyse de hayaline ulaşamadı. FIFA listesine alınmamasının ardından sezon ortasında düdüğünü bıraktı. OSMAN AVCI- Hilmi Ok Döneminde Dışlandı39 yaşında hakemliği bırakmak zorunda kaldı. Dönemin MHK Başkanı Hilmi Ok’la yıldızı bir türlü barışmadı. Dışlandı. O dönem belediye başkanı olan Recep Tayip Erdoğan’ın spor danışmanlığına getirilince bu kez “mürteci hakem” etiketini yiyerek adeta maç alamaz oldu. Yaşadığı haksızlığa karşılık Tahkim’e gitti. Duruşmasına MHK’yı temsilen Bülent Yavuz’un katıldığı Tahkim Kurulu’ndan bir sonuç alamayınca, isyanlar içinde düdüğünü astı. ÖZCAN PEHLİVANOĞLU- 10 Yıl Süresi Vardı35 yaşında, yani hakemlik için önünde 10 yıl gibi koca bir zaman varken düdüğünü asmak zorunda kaldı. Dernek seçimlerinden dolayı dönemin Haluk Ulusoy Federasyonu ve Hilmi Ok MHK’sı ile ters düşen üç hakemden biriydi. Klasman düşürüldü. Ulusoy ve Ok’la davalık olmaya kadar giden sürtüşme, Pehlivanoğlu ve diğer iki meslektaşının düdüklerini erkenden bırakmalarıyla sonuçlandı. RIZA ÖZAHİOĞLU- Verilen Maçları Geri ÇevirdiHakemlik için önünde 4 yıl gibi bir zaman olmasına rağmen 1998’de düdüğünü asmak zorunda kaldı. Bir yıl öncesinde yaşadığı ve büyük tartışmalara neden olan Aydın-Bolu maçında gösterdiği yönetimden dolayı, MHK tarafından kızağa çekildi ve ardından sezon sonu klasman düşürüldü. Ertesi sezon kaldı kalmasına ama verilen tüm maçları geri çevirdi ve sonunda pes etti. Rıza Hoca, bugün hâlâ “Aydın-Bolu maçında verdiğim kararların arkasındayım” diyor. SADIK İLHAN- Ali Fevzi Bir OlayıSon yıllara damgasını vuran birkaç olay hakemden biri oldu. Adı Ali Fevzi Bir olayına karıştı. Hakkındaki iddialar ve ortaya çıkan telefon kayıtları onun uzun bir süre mahkemelerde ifade vermesine yol açtı. Hakemlik için önünde dört yılı varken yaşanan olaylar düdüğünü asmasına neden oldu. SERDAR ÇAKMAN- Küfürü Duydu Maçı Tatil EttiDönemin gözde FIFA hakemlerinden biriydi. Yönettiği Kocaelispor-Samsunspor kupa maçında kendisine küfür edildiği için müsabakayı tatil etti. Ancak dönemin Ahmet Güvener MHK’sı ve Federasyon Yönetim Kurulu, “Kurallara aykırı davrandığı “ gerekçesiyle maçın seyircisiz tekrarına karar verince, Çakman kararı protesto için henüz 38 yaşında düdüğünü asmak zorunda kaldı. TANER YALÇINDAĞ- “Prensiplerime Ters”Dönemin MHK Başkanı Ahmet Güvener’in hem kendisine hem de bazı meslektaşlarına karşı tutum ve davranışlarına karşı çıktı ve “Bazı durumlar prensiplerime ters” diyerek sezon ortasında düdüğünü astı. Önünde üç yılı daha bulunmasına rağmen Güvener MHK’sına güvenmediğini belirterek hakemliğe veda etti. VAHAP BEYAZ- Tezahüratlara Konu OlduOnun adı tribünlerin diline pelesenk oldu. 1997 yılında yönettiği İstanbulspor-Galatasaray maçı uzun yıllar hafızalardan silinmedi. Bu karşılaşmada Arif’in lehine verdiği “ilginç penaltı kararının” sarı-kırmızılılara şampiyonluk yolunu açması, bu kararı yıllarca dillerden düşürmedi. Bu maçtaki yönetimi yıpranmasına ve hakemliği erken bırakmasına neden oldu. YILNUR ÖNEN- Rakı KurbanıKayserispor-Elazığspor maçı sonrası Elazığsporlu idarecilerle rakı içerken yakalanınca dönemin Federasyon Başkanı Levent Bıçakçı tarafından kara listeye alındı. Bu olayın ardından artık maç alamaz hale gelen Yılnur Önen, çareyi erkenden düdüğü bırakmakta buldu. YUSUF YAYLI- Yüksek Not da KurtarmadıÖnünde düdük çalabilecek üç yılı daha varken düdüğünü astı. Daha doğrusu ona da “astırıldı” Yönettiği bir maçından sonra, her ne kadar gözlemcisinden yüksek not alsa da sarı-kırmızılı kulübün bağırmaları her şeyin önüne geçti. Bu bağırış çağırış mevcut MHK Başkanı Ahmet Güvener’i etkilemiş olacak ki, Yaylı’yı kızağa bir çekti, pir çekti. YÜKSEL OKÇUOĞLU- FIFA Kokartı AlamayıncaÖnünde hakemlik için tam altı senesi daha varken düdüğünü astı. Uzun süre FIFA kokartı takmayı bekleyen Okçuoğlu, dönemin Federasyon Başkanı ve MHK’sı tarafından kokart için Bülent Yavuz’un tercih edilmesinden sonra hakemliğine son noktayı koydu. Okçuoğlu’nun döneminde MHK Başkanı Hilmi Ok’tu. JÜBİLE YAPARAK BIRAKANLAR 1991 Haşim Gökalp İstanbul 1991 Özcan Oal İstanbul 1992 Yahya Diker İstanbul 1992 Yusuf Namoğlu İstanbul 1993 Yavuz Karaozan İzmir 2014 Kuddusi Müftüoğlu Antalya YAŞ HADDİNDEN BIRAKANLAR Ülkü Tırpancı Kırklareli Osman Siviloğlu Konya Erman Toroğlu Ankara Zihni Aksoy Ankara Yılnur Önen Ankara Oğuz Sarvan İzmir Alican Lakot Trabzon Muhittin Boşat İstanbulMustafa Çulcu KocaeliMurat Ilgaz AnkaraSabri Çelik İstanbul PROBLEMSİZ BIRAKANLAROsman Erdal Fırat ElazığErdal Güleç BalıkesirSefer Altuntaş Trabzon Serdar Çakır İstanbul Ünsal Çimen İzmir Vedat Tan Mersin SAKATLANARAK BIRAKANLAR Yahya Diker Ahmet ÇakarSerdar Tatlı Zafer Önder İpek gözde nokta uçuşması gözde nokta görme göz önünde uçuşan siyah noktalar görmek siyah uçusan noktalar görmek Bazen görme alanınızda küçük uçuşan noktalar veya karanlık alanlar görürsünüz. Bunlar genellikle boş bir duvar veya mavi gökyüzü gibi düz bir zemine bakarken belli olurlar. Uçuşan cisimler aslında, gözünüzün içini dolduran ve vitre ismi verilen saydam jel şeklindeki sıvıda bulunan hücrelerin küçük birikintileridir. Bu nesneler sanki gözün önünde uçuşuyormuş gibi görünmesine rağmen aslında gözün içindedirler. Sizin gördükleriniz onların gözün sinir tabakası üzerine düşen cisimler farklı şekillerde olabilirler Küçük noktalar, çemberler, çizgiler, bulutsu veya ağ şekiller veya tespih taneleri gibi. Uçuşan cisimlerin sebepleri nelerdir? İnsanlar orta yaşlara ulaştığında vitre kalınlaşmaya ve büzüşmeye başlar ve gözün içinde kümeleşmeler veya lifler oluşur. Vitre jeli gözün arka duvarından ayrılır. Böylece arka vitre dekolmanı oluşur. Bu durum, uçuşan cisimlerin sık görülen bir nedenidir. Arka vitre dekolmanı aşağıdaki durumlarda daha sıktır Miyopi; Göz yaralanması; Katarakt cerrahisi geçirilmiş olması; YAG lazer cerrahisi yapılmış olması; Göz içinde iltihap olması; Uçuşan cisimler ani gelişirse uyarıcı bir belirti olabilir. 8-10 yaşından itibaren pek çok insanda görülebilir. 45 yaşın üzerindeyseniz ve aniden uçuşan cisimler görmeye başlamışsanız hemen göz doktoruna müracaat etmelisiniz. Uçuşan cisimler ciddi bir durum olabilir mi? Büzüşmekte olan vitre retinayı çekerse yırtık meydana gelebilir. O zaman göz içinde hafif bir kanama olur ve kan, yeni oluşan uçuşan cisimler olarak görünebilir. Retina yırtılması daima ciddi bir problemdir, çünkü retina dekolmanına yol açabilir. Ani bir uçuşan cisim oluştuğunda; Ani ışık çakmaları olduğunda hemen göz doktoruna müracaat ediniz. Çevresel görme kaybı gibi ek belirtiler olduğunda da mutlaka göz doktoruna görünmelisiniz. Uçuşan cisimler için ne yapılabilir? Retinada yırtık oluşup oluşmadığını bilmeniz gerektiği için aniden uçuşan cisimler gördüğünüzde dotorunuza müracaat etmelisiniz. Okumaya çalışırken göz önünde görünen cisimler oldukça rahatsız edicidir. Bu cisimleri gözün önünden uzaklaştırmak için yukarı aşağı bakabilirsiniz. Bir kısım uçuşan cismin sebat edebilmesine rağmen çoğu zamanla kaybolur veya verdiği rahatsızlık azalır. Yıllardır uçuşan cisimler görüyorsanız fakat aniden yenileri oluşmuşsa yine hemen göz doktoruna müracaat etmeniz gerekir. Işık çakmalarına ne sebep olur? Vitre jeli retinaya sürtündüğü veya onu çektiği zaman şimşek çakar gibi ışıklar görürsünüz. Göze darbe alındığında da yıldızların uçuşması tarzında ışıklar görülür. Işık çakmaları beş-on hafta veya ay boyunca tekrar tekrar olup kaybolabilir. Yaşınız ilerledikçe ışık çakmaları daha da artar. Ani ışık çakmaları gördüğünüzde retina yırtığı olabileceği için derhal göz doktoruna görünmeniz gerekir. Migren Bazı kimseler, ışık çakmalarını sıklıkla 10-20 dakika kadar süren zigzaglı veya dalgalı çizgiler halinde görebilirler. Bu tip ışık çakmaları genellikle beyindeki kan damarlarının spazmına bağlıdır ve migren denir. Işık çakmalarını başağrısı izlerse buna migren başağrısı denir. Fakat başağrısı olmadan da zigzaglı veya dalgalı çizgiler görülebilir. Bu durumda ışık çakmalarına göz migreni veya başağrısız migren denilir. Gözleriniz nasıl muayene edilir? Önce damlalarla göz bebekleriniz genişletilir. Retina ve vitre dikkatle izlenir. Gözleriniz genişletildiği için bulanık görme meydana gelir. İlaçla gözbebeğinizin büyümesi geçicidir. 10-12 saat sonra gözbebeğiniz eski halini alır ve gözünüzde kalıcı bir zarar meydana gelmez. Bulanık görme nedeniyle arabanız varsa yanınızda onu sürecek birini getirmeniz gerekir. Yaşlandıkça uçuşan cisimler ve ışık çakmaları artmaya başlar. Tüm uçuşan cisimler ve ışık çakmaları ciddi olmamakla birlikte retinanızda bir hasar olup olmadığını anlamak için iyi bir göz muayenesinden geçirilmeniz şarttır. Dr. Ahmet Karakurt Ankara Numune Hastanesi Göz Kliniği

gözde şimşek çakar gibi olması