🦐 Sperm Şekil Bozukluğu Bitkisel Tedavi

dJtg7t1. Doktora Sorun Teratospermi ve Tedavisi; Erkek üreme hücresi olan sperm; kafa, orta bölüm ve kuyruktan oluşur. Sağlıklı bir sperm hücresinin baş kısmı oval yapıda, orta bölümü belirgin, kuyruğunun tek ve uzun şekle sahip olması gerekir. Bazı durumlarda sperm hücrelerinde oluşan şekil bozuklukları, spermin olması gerektiği gibi hareket edememesine ve kadın üreme hücresi olan yumurtaya girememesine sebep olur. Bu durum erkek infertilitesine neden olan yaygın sebepler arasındadır. Sperm hücrelerinde var olan şekil bozuklukları teratospermi olarak tanımlanır. Bu anormalliğin şiddetine ve sperm hücreleri arasında ne kadar yaygın olduğuna bağlı olarak çocuk sahibi olabilme oranı da değişir. Semende düşük sayıda sperm hücresi olması olarak bilinen oligospermiden sonra erkek kısırlığına neden olan en yaygın ikinci neden olan teratospermi varlığında kişi, doğal yollardan gebelik sağlayamasa da üremeye yardımcı tüp bebek tedavi yöntemi ile sağlıklı bir bebek sahibi olabilir. Sperm hücresinde var olan şekil bozukluğu, sperm hücresinin hareket kabiliyetini engellese de, sağlıklı bir gebelik oluşumuna engel olmaz. Teratospermi, spermin hızlı hareket etmesini, kadın üreme hücresi olan yumurtanın zarına ulaşmasını, zarı delmesini ve içine girmesini engeller. Ancak tüp bebek yöntemi ile tıpkı normal şekle sahip bir sperm hücresi gibi yumurtayı dölleyerek, sağlıklı bir embriyo oluşumunu sağlayabilir. Teratospermi tedavisine geçmeden önce teratospermi nedir bunu iyi anlamak gerekir. Teratospermi Nedir? Doğal yollardan gebelik sağlanabilmesi için erkek üreme organlarının sağlıklı olması ve sperm hücrelerinden birinin, kadın yumurtalığından salınan ve fallop tüplerine ilerleyen yumurta ile bu noktada bir araya gelmesi gerekir. Sperm hücresinin fallop tüplerine kolayca ilerleyebilmesi için meni içinde yer alan diğer sıvılar, sperm hareketini kolaylaştırsa da spermin kendi hareket kabiliyeti de son derece önemlidir. Sağlıklı bir sperm hücresinin baş kısmı oval yapıda ve uzunluğu 4 ile 5 mikron, µm eninin ise 2,5 ile 3,5 mikron boyutunda olması gerekir. Orta bölümü belirgin ve kuyruk kısmından daha kalın olmalıdır. Sperm hücresi şekil itibariyle düzgün biçimli, kıvrımsız ve toplam boyutu 40 ile 50 mikron uzunluğunda olmalıdır. Sağlıklı yapıdaki sperm hücresi, vajinadan rahme ve bu bölgeden de fallop tüplerine kolayca ilerleyebilir. Yapısı gereği baş kısmında yer alan enzim sayesinde yumurta zarını delerek içine girebilir. Yumurtayı dölleyerek embriyo oluşumunu başlatır ve böylece gebelik oluşur. Ancak teratospermi varlığında sperm hücresinin hareket kabiliyeti ve yumurta zarını delme yetisi kısıtlandığından doğal yollardan yumurtayı dölleyemez. Sperm şekil bozukluğu olarak tanımlanan teratosperminin tanısı için semen analizi ya da farklı bir deyişle seminogram yöntemi kullanılır. Teratospermi varlığı, sperm kalitesini ve genel işlevini etkilemez. Daha açık olmak gerekirse, şekil bozukluğu olan sperm hücresi, doğal yollardan yumurtayı dölleyemese de üremeye yardımcı teknikler yardımıyla yumurtayı döllemesi sağlandığında, gebelik süresince ya da doğumdan sonra çocukta herhangi bir anormallik olmaz. Şekil bozukluğu olan sperm hücresi de sağlıklı bir sperm gibi işlevini normal olarak yerine getirir. Teratospermi Tanısı Nasıl Koyulur? Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, ejekülatta bulunan sperm miktarının %96’sından fazlasında görülen şekil bozuklukları teratospermi olarak adlandırılır. Hiçbir sperm birbiri ile aynı görünüme sahip olmasa da sperm genel olarak baş, orta bölüm ve uzun bir kuyruktan oluşur. Düzgün kenarlı ve oval şekilli bir kafaya sahiptir. Sperm başının yarısından fazlası akrozom olarak tanımlanan ve yumurta zarını delmeye yarayan bir enzim ile kaplıdır. Çoğunlukla kişi düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye girmesine rağmen çocuk sahibi olamadığında hekime başvurur. Kadına ait üreme organları teker teker incelenirken, erkekten de sperm örneği alınarak meni içindeki sperm varlığı, sayısı, ph’ı, içeriğindeki yabancı hücreler, prolaktin, FSH hormon düzeyi, hareketliliği, şekli gibi pek çok kriter açısından incelenir. Mikroskop altında boya testi ile yapılan inceleme ile sperm hücreleri bu kriterler açısından değerlendirilir. Alınan meni örneğinde yer alan spermlerin %96’sından fazla miktarda şekil bozukluğu varsa teratospermi tanısı koyulur. Ancak Kruger kriterlerine göre teratospermi tanısının koyulabilmesi için şekil bozukluğu olan spermlerin oranı %85’ten daha fazla olmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre çok daha katı orana sahip Kruger kriterlerince inceleme yapıldığında, teratospermi tanısı için %85 oranında şekil bozukluğuna sahip sperm varlığı yeterlidir. Yapılan incelemeye ve var olan şekil bozukluğunun oranına göre teratospermi türleri belirlenir. Hafif teratospermi tanısı için toplam sperm sayısının %10’u ile %14’ü oranında, orta teratospermi için normal şekilde olan sperm oranının %5 ile %9 aralığında olması gerekir. Şiddeti teratospermiden bahsetmek için normal yapıdaki sperm hücrelerinin toplam sperm sayısına oranı %5’ten az olmalıdır. Teratospermi Nedenleri Erkek üreme hücresi olan spermde var olan şekil bozuklukları olarak tanımlanan teratospermi, erkek kısırlığının yaygın sebepleri arasında yer alır. Kişinin doğal yollardan gebelik sağlamasının mümkün olmadığı teratospermi varlığında erkek infertilitesinden söz edilebilir. Teratospermi nedenleri henüz tam olarak anlaşılamamakla birlikte konu ile ilgili bilimsel çalışmalar devam etmektedir. Günümüzde teratospermi nedenleri arasında genetik faktörler, genital bölgede geçmişte var olan enfeksiyonlar, varikosel, vazektomi gibi testise bağlı bozukluklar, testis travması, geçmişte geçirilmiş yüksek ateşli enfeksiyonlar, menenjit, diyabet, kemoterapi ve radyoterapi gibi radyolojik tedavi yöntemleri, çevresel toksik maddelere maruz kalma, dengesiz beslenme, alkol, tütün kullanımı, testis ısısını arttıran sıcak suya uzun süre maruz kalma ve dar kıyafetler giyilmesi sayılabilir. Ayrıca mevcut yüksek ateş, enfeksiyon ve stres varlığı da geçici olarak teratospermiye yol açabilir. Teratospermi varlığında tüp bebek yöntemi ile kişi kendi spermleri ile gebelik sağlayabilir. Spermde var olan şekil bozukluğunun işlevi üzerinde etkisi bulunmadığından, doğacak olan çocukta herhangi bir anormalliğe neden olmaz. Teratospermi Tedavisi Erkeğe bağlı kısırlığın yaygın sebepleri arasında olan sperm şekil bozukluklarının giderilmesi için henüz bir tedavi yöntemi yoktur. Sperm üretimi kök hücre düzeyinden başlayarak sağlanır ve yaklaşık olarak 3 ay kadar zaman alır. Bu nedenle hangi faktörün sperm hücrelerinde şekil bozukluğuna sebep olduğu henüz anlaşılamamıştır. Aynı şekilde sperm şekil bozukluğunun giderilmesi için uygulanan vitamin takviyesi ve diyet programları da henüz kanıtlanmış tedavi yöntemleri değildir. Bu bilgiler ışığında çocuk sahibi olmak isteyen kişinin, doğal yollardan gebelik sağlaması mümkün değildir. Ancak üremeye yardımcı tüp bebek tedavi yöntemlerinden biri olan mikroenjeksiyon ICSI ile kişi kendi spermi ile gebelik sağlayabilir. Teratospermi tanısı konan kişinin spermleri alınmadan önce eşinin adet döngüsü düzenlenir. Yumurta olgunlaşma ve çatlama işleminin ardından en sağlıklı yumurtalar, yumurta toplama işlemi ile alınır. Bu işlemin tamamlanmasının ardından erkekten sperm alınır. Laboratuvar ortamında her iki üreme hücresi bir araya getirilerek döllenme sağlanır. Embriyo oluşumunun ardından embriyo transferi adı verilen yöntem ile embriyo, anne adayının rahmine yerleştirilir. Basit, kısa süren ve ağrısız bir yöntem olan embriyo transferi sonrasında yarım saat istirahat yeterlidir. Hastanede yatış dahi gerektirmeyen embriyo transferi işlemi ile kişi kendi spermi ile gebelik sağlar. Teratospermi tedavisi hakkındaki diğer sorularınız için 444 39 49 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz. Aklınıza takılan tüm sorularınız için Umut Ol Umut Bul Facebook grubumuza üye olabilirsiniz. Dr. Hakan Özkul "Bitkisel Çözümler" konulu yazısında Azosperm Nedir?, Azosperm Hastalığının Sebepleri ve Fitoterapi ile Azosperm Tedavi Edilebilir başlıklarıyla Bitkisel Azosperm Tedavisini anlatmaktadır. Fitoterapi Uzmanı Dr. Hakan Özkul ile yüz yüze görüşmek ve sorularınızı cevaplandırmak için Doktora Sor formunu doldurabilirsiniz. Azosperm Nedir? Erkekten kaynaklı kısırlık problemlerinin başında gelen Azosperm Menide canlı sperm hücresinin bulunmamasıdır. Bu durumdaki hastaların doğal yollarla çocuk sahibi olmaları çok zordur. Normal şartlarda 1 mililitrelik meninin içerisinde 15 milyondan fazla sperm hücresinin bulunması gerekir. Doğal yollarla çocuk sahibi olabilmek için toplam menide 39 milyondan fazla sperm olması gerekir. Bunun altındaki rakamlarda süre uzar, doğal yollarla çocuk sahibi olmanın ihtimali düşer. Azosperm Hastalığının Sebepleri Sağlıklı bir sperm gelişimi ve sağlıklı cinsel organ gelişimi hormon dengeleri ile ilgilidir. Erkeklik hormonu denilen testosteron hormonunun varlığı erkeklik cinsel organının gelişiminde ve spermin üretiminde çok önemlidir. Vitaminlerin, minerallerin, enerji metabolizmasındaki bazı doğal maddelerin sağlıklı bir cinsel hayata katkıları vardır. Azosperm hastalığının sebepleri arasında kalitesiz ve hormonlu gıdalar, çevre kirliliği, tarım ilaçları, hava kirliliği, radyasyon, havadaki manyetik dalgalar, sigara tüketimi ve GDO'lu ürünler sayılabilir. Spermdeki sayı azlığı, şekil bozukluğu ve hareket problemlerini gidermek için bu sayılan sebeplerden uzak durmak gerekmektedir. Fitoterapi ile Azosperm Tedavi Edilebilir Sperm hücreleri 3,5-4 aylık bir süre içerisinde olgunlaşırlar. Protein ve genetik yapı açısından bozulmaya çok müsait hücrelerdir. Bu kadar uzun sürede hücrelerin zarar görmesini engellemek ve sağlıklı bir şekilde gelişmelerini sağlamak için Fitoterapi tedavisine başvurmakta fayda vardır. Bazı bitkilerde vitamin, mineral, hormonları uyaran maddeler ve zararlı etmenlerden koruyan antioksidan maddeler bulmaktadır. Ginseng gibi epigenetik etkisi olan bazı tıbbi bitkiler, gen üzerinde koruyucu ve iyileştirici etkilere sahiptir. Bu bitkiler, uzman kontrolünde doğru bir şekilde kullanıldığında hücrenin protein ve DNA gelişimini koruma altına almaktadır. Bitkisel Tedavi olarak bilinen Fitoterapi sayesinde düşük testosteron değerlerini yükseltmek mümkündür. Gerekli hormon dengesi sağlandığında sperm hücrelerindeki gelişim artmaktadır. Azosperm bitkisel tedavi ile sperm sağlığı ve gelişimi için faydalı olan vitamin ve minerallerin sağlanması ile çiftler doğal yollarla çocuk sahibi olabilirler. Aşağıdaki videoda Dr. Hakan Özkul, Azosperm Tedavisi ile sağlıklı sperm sayısı ve sperm kalitesi nasıl artar? konusunu anlatıyor. Fitoterapi Nedir? Dr. Hakan Özkul Azosperm Tedavisi için Fitoterapi’yi tavsiye etmektedir. Bitkisel tedavi olarak da bilinen Fitoterapi Tıbbi bitkiler yardımıyla hastalığın tedavi edilmesini sağlayan bir bilim dalıdır. Modern tıbbın bir parçası olan Fitoterapi ile hastalıklara karşı vücudumuz daha dirençli olmakta ve bazı ağır cerrahi uygulamaların yan etkileri minimalize edilmektedir. Türkiye Sağlık Bakanlığı Fitoterapi’yi resmi olarak kabul etmiştir ve bu alandaki çalışmaları Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Daire Başkanlığı takip etmektedir. Dünyadaki birçok ülke, hastalıkların tedavilerinde uzun süredir Bitkisel Tedavi kullanmaktadır. Almanya’da doktorların yazdığı reçetelerin yarıdan fazlası bitkisel ürünlerinden oluşmaktadır. Dr. Hakan Özkul “Azosperm Tedavisi için şifalı bitkileri rastgele kullanmak, vücudunuzda daha büyük rahatsızlıklara neden olabilir. Mutlaka uzman kontrolünde olmalısınız.” diyor. Şifalı bitkiler bir çok hastalığın tedavisinde başarılı sonuçlar vermektedir. Fakat; şifalı bitkileri rastgele kullanmak doğru değildir. Reçetesi olmadan istediğiniz bir Antibiyotik ürününü alıp kullanamazsınız. Şifalı bitkiler ve bu bitkilerden elde edilen bitkisel ürünler de böyledir. Çünkü bitkisel ürünler Ekstrakt denilen bitki özü içerikli ve çok etkili ürünlerdir. Laboratuvar analizleri yapıldıktan sonra modern teknik imkanlar kullanılarak bitkilerin faydasız bölümleri ayrıştırılmakta ve faydalı kısımlarının özleri alınabilmektedir. Bir bitkisel ürün kapsülü, onlarca kg faydalı bitki özü ihtiva edebilmektedir. Azosperm ile ile mücadelenize destek olabiliriz. Varsa raporunuzu ve tahlil sonuçlarınızı bize gönderebilirsiniz. Azosperm tedavisi için Fitoterapi uzmanı Dr. Hakan Özkul ile görüşmek ve sorularınızı cevaplandırmak için Doktora Sor formunu doldurun. İyileşen Hastalar ve Hasta Yorumları Hakan Özkul Kimdir? Dr. Hakan Özkul 1967 yılında Ankara'da doğdu. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1993 yılında tıp doktoru olarak mezun oldu. Dr. Hakan Özkul, öğrencilik yıllarında hastalıkların vücudun doğal yapısının bozulmasından kaynaklandığını öngörerek, Modern Tıp ilmine ilave olarak WHO tarafından da onaylanan Bitkilerle Tedavi Fitoterapi, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler konularındaki çalışmalara katıldı. Fitoterapi Uzmanı Dr. Hakan Özkul meslek hayatına başladıktan sonra Fitoterapi hakkında daha çok bilgi edinebilmek için uzak doğuda eğitimler aldı. Alternatif Tıp Doktoru Hakan Özkul yurt içi ve yurt dışı birçok konferans ve seminerlerde bulundu. Ülkemizde çok kıymeti olmayan şifalı bitkilerin tanıtılması için makaleler yazdı. Türkiye ve bitkilerle tedavinin en çok geliştiği ülke olan Almanya tarafından onaylanmış Cemre Ab-ı Hayat ve Kibarlı Panax üreticisi Kibarlı Bitkisel Destek Ürünlerini geliştiren akademik kurulda görev alan Dr. Hakan Özkul, bu vesile ile birçok hastanın tedavisi olmasına de vesile olmuştur. Dr. Hakan Özkul Fitoterapi yönteminin doğru ve yaygın kullanılması için birçok TV programına katılmaktadır. Dr. Hakan Özkul İstanbul'da ikamet etmektedir ve herhangi bir hastanede çalışmamaktadır. Hakan Özkul web sitesi aracılığı ile hastalarına Fitoterapi hakkında danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Dr. Hakan Özkul ile yüz yüze görüşmek ve sorularınızı cevaplandırmak için Doktora Sor formunu doldurabilirsiniz. İletişim Muayenehane Adresi Yeşilova Mah. Yeşilova Yan Yolu. Engin Plaza, No 38/1, 34000 Küçükçekmece/İstanbul Whatsapp Hattı0530-225-03-30 Hakan Özkul © 20 Kasım, 2019 Sperm Şekil Bozuklukları Nedir? Sperm Şekli Nasıl Olmalıdır? Sperm morfolojisinin kısırlık üzerindeki etkisinin anlaşılması ve öneminin artmasıyla bu yazımda “Sperm morfolojisi nedir?”, “Sperm şekli nasıl olmalıdır?” ve “Sperm şekil bozuklukları yumurta döllenmesini engeller mi?” gibi önemli soruları yanıtlayacağım. Dünya Sağlık Örgütü tanımlamalarına göre kadınların birbirini takip eden 12 yumurtlama döneminde yani 1 yıl boyunca düzenli olarak korunmasız ilişkiye girilmesine rağmen gebelik oluşmaması durumu kısırlık infertilite olarak tanımlanır. Çocuk sahibi olmak isteyen infertil çiftlerin Androloji uzmanları ve Kadın Doğum uzmanları tarafından birlikte değerlendirilmeleri gerekir. Doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlerin eş zamanlı kontrolü sağlanmalıdır. Erkeklerin değerlendirilmesinde ilk aşama semen analizi olarak da bilinen “spermiogram” testinin uygulanmasıdır. Hastane ortamında gerçekleştirilen semen analizi sırasında; spermlerin hareketliliği, pH değeri, sayısı ve spermiogram içerisinde bulunan Kruger testi sayesinde spermlerin şekilleri hakkında bilgi edinilir. Sperm morfolojisinde var olan anomaliler, spermlerin yumurta ile penetre olmasını engelleyebileceği için kısırlık sorununa yol açabilir. Her ne kadar sperm şekil bozukluğu olan erkeklerin çocuk sahibi olamayacağı genellemesinin yapılması doğru olmasa da sperm şekil bozuklukları nedeniyle kısırlık ile karşılaşılabileceği gerçeği de göz ardı edilmemelidir. Sperm Morfolojisi Nedir? Sperm morfolojisi yani spermlerin şekliyle yapısı; spermlerin sayısı ve hareketliliği ile birlikte değerlendirilmesi gereken bir unsurdur. Kullanılan medikal ilaçlar, kimyasallara maruz kalınması, testis ısısının artması, alkol tüketimi, sigara içimi, genetik faktörler ve DNA anomalileri gibi farklı nedenlerle spermlerin baş, boyun ve kuyruk yapısının bozulması sperm şekil bozukluğu olarak adlandırılır. Spermiogram sonuçlarında spermlerin sayısı, hareketlilikleri, spermlerin hacmi ve spermlerin yapısı diğer bir deyişle normal şekilli spermlerin yüzdesel oranı ile ilgili bilgi edinilebilir. Spermiogram kapsamında Kruger kriterlerine göre değerlendirilen sperm morfolojisinin ideal değerleri Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenmiştir. İdeal Sperm Şekli Nasıl Olmalıdır? Dünya Sağlık Örgütü’ne göre normal spermlerin; genetik materyali barındıran baş, spermlerin hareket edebilmesi için enerji sağlayan boyun ve sperm hareketliliğini yaratan kuyruk olmak üzere 3 temel bölümü bulunur ve bu bölümlerin ideal özellikleri şu şekilde sıralanabilir İdeal bir spermde; 5-6 mikrometre uzunluğunda ve mikrometre genişliğinde iğne noktasından daha küçük oval şekilli bir kafa bulunur. Sperm başının % 40 ila % 70’ini kaplayan iyi tanımlanmış bir kapak akrozom yer alır. Boyun, orta kısım veya kuyrukta gözle görülür bir anomali bulunmaz. Sperm başının boyutunun yarısından daha büyük olan sperm başlığında sıvı damlacıkları gözlenmez. Spermiogram testi dahilinde Kruger kriterlerine göre sperm morfolojisi yüzdelik değerlerle tanımlanır. Bu değerlendirmeye göre sperm morfolojisi değerleri; %15’e eşit ya da daha fazlaysa spermin ideal dölleme özelliklerine sahip olduğu, %5 ila %14 arasındaysa döllenme ihtimalinin az olduğu ve %0 ile %4 arasındaysa normal yollarla döllenme meydana gelmesinin çok düşük olduğu anlaşılabilir. Şekil Bozukluğu Olan Spermler Yumurtayı Dölleyebilir Mi? Ever, dölleyebilir. Ancak yapılan bilimsel çalışmaların sonuçlarında şekil bozukluğu olan sperm sayısının artmasına bağlı olarak erkek kaynaklı kısırlık oluşabileceği gösterilmiştir. Çoğunlukla anormal şekilli spermlerin yüksek sayıda bulunması ile düşük sperm sayısı ve hareketliliği ilişkilidir. Yine de kesin bir sonuca varılması için spermiogram testi sonuçlarının incelenmesi gerekir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda sperm kalitesinin artırılması ve şekil bozukluğu tedavisi için farklı adımlar atılabilir. Spermde Şekil Bozukluğu Düşüğe Neden Olabilir mi? Tekrarlayan düşük durumu ve sperm şekil bozuklukları arasındaki ilişki kesin olarak bilinmemekle birlikte sperm şekil bozukluğu nedeniyle gebelik oluşumunun zorlaşabileceği ifade edilebilir. Sperm şekil bozukluğu teşhis edilen erkek spermlerde sperm kalitesini bozan nedenler doğrultusunda yaşam tarzı değişiklikleri yapılması istenebilir. Ek olarak tekrarlayan düşük durumunda yalnızca kadının değil erkeğin de sağlık kontrollerinden geçmesi gerekir. Hareketsiz Sperm İçin Ne Yapılmalı? Sperm hareket azlığı ve sperm şekil bozuklukları, sperm kalitesini etkileyen farklı faktörlerdir. Spermlerin yumurtayı dölleyebilmesi için belirli bir hızda ileri yönlü hareket etmeleri gerekir. Sperm motilitesi olarak da adlandırdığımız sperm hareketliliği düşük olduğunda öncelikle üroloji ve androloji uzmanlarına muayene olunması gerekir. Sperm hareket azlığına yol açan faktör, tedavi yöntemlerini şekillendirir. İnfertilite Tedavisi İncelikle Planlanmalıdır İnfertilite kadın, erkek veya hem kadın hem de erkek kaynaklı olabilir. Tedavi süreçleri çiftlerin yaşı, genel sağlık durumları ve kısırlık nedenleri doğrultusunda planlanmalıdır. Sperm kalitesi tedavisi sperm kalitesini düşüren faktörler doğrultusunda yapılabilir. Ancak çiftlerin bebek sahibi olmak adına tedavi süreçlerini beklemek için zamanları yoksa tüp bebek tedavisi ve aşılama gibi yardımcı üreme tekniklerine başvurulabilir. Tüp bebek tedavisi çiftlerin özel sağlık durumları göz önünde bulundurularak planlandığında yüksek başarı oranı sağlamaktadır. Hamilelik Kaç Günde Belli Olur?11 Aralık 2017Yumurtlama Olmadan Hamile Kalınır Mı?11 Aralık 2017 Erkek kısırlığından bahsedildiğinde, erkekten kaynaklı bir kısırlık sorununun varlığında en sık karşılaşılan sorunlar genellikle sperm sayısının, yoğunluğunun, hareketliliğinin yetersizliği ya da sperm şekil bozukluğudur. Doğal yolla bebek sahibi olamayan, üreme organları ile ilgili bir rahatsızlıktan şüphelenen erkekler bir kliniğe, sağlık kurumuna başvurduklarında ilk olarak semen analizi istenmektedir. Bu semen analizi, erkeğin 2 -5 günlük bir cinsel perhiz sonrası alınan semen örneğinin hacimsel ve yapısal yönden, semen örneğinin içerdiği sperm hücrelerinin de sayı, hareketlilik ve şekil bozukluğu yönünden detaylı incelenmesini kapsar. Semen analizi ne ifade eder? Semen analizinde incelenen spermlerin; sayısı, yoğunluğu, bulunan spermlerin ne kadarının düzgün doğrusal hareket ettiği mikroskop altında yapılan incelemede yön değiştirmeden ileri doğru hareketlilik gösterdiği tespit edilir. Burada elde edilen veriler genellikle düzenli ilişki sürecinde çiftlerin gebe kalabilme süreci ile doğrudan orantılıdır. Aynı bağlamda sperm sayısı ve hareketliliğinin normal olarak kabul edilen değerlerin altında olduğu erkeklerde, azalma oranı ne kadar fazla ise çiftlerin çocuk sahibi olması için gereken zaman da o kadar uzundur. Sperm sayısında ve/veya hareketliliğinde ciddi anlamda bir yoksunluk gözlenmesi durumunda uzmanlar çiftlerin doğal yolla çocuk sahibi olma şanslarını değerlendirir ve zaman kaybetmeden tüp bebek tedavisine başlamayı önerir. Çocuk sahibi olmada sperm sayısı ve hareketliliği yanında en fazla endişe yaratan konulardan birisi de, spermlerde gözlenen şekil bozukluklarıdır. Spermlerdeki şekil bozuklukları Semen analizinde spermlerin sayısı, yoğunluğu ve hareketlilik oranı değerlendirilirken spermlerde şekil bozukluğu olup olmadığına da bakılır. Zira sorunsuz bir şekilde döllenme, gebelik elde edilebilmesi için spermlerin şekillerinin de yumurtayı döllemeye uygun olması gerekir. Bu bağlamda üreme teknolojilerinin geldiği son noktada dünyada spermlerdeki şekil bozukluklarının tespiti için Dünya Sağlık Örgütü WHO ve Kruger kriterlerine göre gerçekleştirilen değerlendirme uygulanır. Sperm şekil bozukluklarının tayini için incelenecek sperm hücreleri özel hazırlık işlemlerinden geçirilir, spermler farklı bölümleri bakımından baş, boyun ve kuyruk detaylı olarak değerlendirilir. Bu değerlendirme sonucunda incelenen spermlerde normal standartlara, gebelik için uygun standartlara sahip sperm hücresi oranının belirli bir sayının üzerinde olması durumunda sonuçlar normal kabul edilir. Bu oran aslında % 4 gibi son derece düşük bir orana denk gelmektedir. Yani spermlerin ortalama % 4’ü şekil bakımından “normal” ise üremenin mümkün olduğu kanısına varılır. Başka bir deyişle üreme sağlığı yönünden problem taşımadığı görülen erkeklerde, üretilen sperm hücrelerinin % 90’ından fazlasında sperm şekil bozukluklarının gözlenmesi aslında sıradan bir durum olarak kabul edilir. Sperm şekil bozuklukları morfoloji tüp bebek tedavisinde ne kadar önemlidir? Çocuk sahibi olma isteği ile tüp bebek merkezlerine başvuran erkeklere yapılan sperm analizlerinde sperm şekil bozukluğu oranları genellikle % 4’ün altında çıkmaktadır. Hatta bazı baba adaylarında analiz sonucu “0” değeri bile görülebiliyor. İşte böyle bir durumda bireyler ciddi anlamda panik yapmaktalar. Peki, bu sperm analizi sonucu tüp bebek tedavisinde ne kadar önem taşıyor? Seman analizinde spermlerin şekil bozukluğunun incelenmesi ihtiyacı, mikroenjeksiyon tekniğinin kullanılmaya başlanmasından önceki döneme dayanıyor. Çünkü tüp bebek tedavisinde sadece belirli bir sayı ve hareketliğe sahip spermlerin etkili bir biçimde kullanılabildiği “in vitro fertilizasyon-IVF” tekniği için semen analizinde sperm bozukluğunun incelenmesi, normal şekilli spermlerin bulunması gerekiyordu. Bu şekilde seçilmiş hareketli spermlerin yumurta hücreleri ile ayni ortama konarak doğal döllenme sürecine bırakılması tekniğinin kullanıldığı vakalarda yapılan çalışmalar, spermin dölleme başarısı ile şekil bozukluğu olan spermlerin oranı arasında bir ilişki olduğunu göstermiştir. Tüp bebek tedavisi uygulanmaya başlandığından beri her geçen gün yeni teknoloji ve bilimsel gelişmelerle ilerlemektedir. Bundan dolayı da tüp bebek tedavisinde başarıyı artıran, dezavantajları ekarte eden pek çok gelişme yaşanmıştır. Ancak mikroenjeksiyon tekniğinin hayatımıza girmesinden sonra da semen analizi uygulanmaya devam etmiştir. Mikroenjeksiyon yönteminde spermler, işlemi gerçekleştiren embriyologlar tarafından yüksek optik büyütme ile mümkün olan en uygun şekil ve yapılarına göre seçilirler. Eğer özel bazı sorunlar yoksa morfolojik değerlendirme, tedavide çok da olumsuz bir etki yaratmaz. Tüm bunlardan yola çıkarak anlatmak gerekirse, son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar bir miktar risk artışı bildirilmiş olmakla birlikte, şekil bozukluğu oranı yüksek spermlere sahip olmanın kişinin çocuk sahibi olamayacağını göstermediği, doğacak çocuğun da mutlaka genetik anomali taşımak durumunda olmadığı söylenebilir. Spermde şekil bozuklukları ne zaman önemlidir? Mikroenjeksiyon tekniği, spermlerin şekil bozukluğuna bağlı tedavi başarısızlığını ciddi anlamda azaltmış olsa da, bazı özel durumlarda sperm şekil bozuklukları tanı ve tedavinin seyri açısından son derece önemlidir. Çok sık olmamakla birlikte bazı kişilerde gözlenen ve semen örneğinin genelinde yaygın olarak tespit edilen belirgin bir türdeki şekil bozukluğunun önceden tespit edilebilmesi kişiye özel tedavi planlaması açısından önem taşıyor. Böyle durumlara verilebilecek en iyi örnek “globozoospermi” olarak adlandırılan ve sperm baş kısımlarının belirli bir üretim eksikliği sonucu yuvarlak olarak gözlenmesi yuvarlak başlı spermler durumudur. İşte bu üretim eksikliği, spermlerin yumurtayı dölleme kapasitesini ciddi olarak olumsuz etkilediği için, bu şekil bozukluğunun fazla önemsenmediği ve tedavi uygulanmadığı vakalarda genellikle döllenme olmaz ve tedavi iptal edilebilir. Eğer arka arakaya birkaç tedavide aynı durum söz konusu olursa çiftlerin tüp bebek tedavilerinden fayda göremeyeceği kanısına varılır. Bir diğer taraftan bakıldığında ise deneyimli personellerle, donanımlı kliniklerde önceden tespit edilen benzer vakalarda kullanılan özel sperm aktivasyon yöntemleri sayesinde çiftler başarılı bir şekilde bebek sahibi olabilmekteler. Aynı bağlamda sperm analizinde hem küçük başlı hem de büyük başlı spermlerin yoğun olarak gözlenmesi kabul edilebilir oranda bir gebelik elde edilebileceğini gösterse de, özellikle gebeliğin ilk üç ayında normal oranların çok üzerinde bir düşük riski bulunuyor. Kişinin bu tip sperm örneklerine sahip olduğunun tedavi öncesinde görülmesi başarı açısından önemlidir. Bu bağlamda tedaviyi planlayan doktorun da çiftlere gerekli bilgilendirmeyi yaparak alınabilecek önlem ve izlenecek tedavi metodunu planlayabilmesi mümkün oluyor. Sperm şekil bozuklukları düzeltilebilir mi? Sperm özellikleri genelde kişiye özeldir ve düzeltilmesi muhtemelen mümkün olmaz. Çünkü spermler kök hücreden başlayan ve olgun bir sperm aşamasına kadar geçen yaklaşık 3 aylık bir üretim süreci sonucunda oluşur. Bu süreçte hangi iç ve dış faktörlerin spermdeki şekil bozukluklarını yarattığı konusunda bilgi sahibi olabilmek de şimdilik mümkün değil. Bu sorunun kalıtsal olduğu vakalarda bu yönde bir iyileştirme sağlanması mümkün görünmemekle birlikte, geçici dış faktörlere bağlı olan şekil bozukluklarında buna yol açan faktörlerin ortadan kaldırılması sonrası düzelme görülebilir. Günümüzün bilimsel teknikleri sayesinde iyileştirme amaçlı uygulanan vitamin ve besin destekleri içeren çalışmalarda, sperm şekil bozukluklarının bir miktar iyileştirilebileceği yönünde anlamlı ve kabul edilebilir sonuçlar henüz mevcut değil. Ancak bu yöndeki tedavilerin özellikle spermin baş bölümünde yer alan genetik yükünde oluşan hasarların azalttığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Buradan hareketle de bazı hastalarda destek tedavilerinin, sperm şekil bozukluklarından ziyade sperm sayı, hareketlilik ve genetik yapının kalitesi olarak katkı sağlayabileceği bilinmektedir. Sperm Morfolojisi Sperm Şekil Bozukluğu Kruger Kriterlerine göre yapılan sperm morfolojisinin analizi, spermin yumurtaya nüfuz etme yeteneğini daha doğru bir şekilde belirlemenizi sağlar. Sadece normal şekilli ve düzgün hareketli spermler doğal yollarla yeni bir hayata önayak olabilir. Spermin gövdesinin, boynunun ve kuyruğunun çeşitli anomalileri doğal olarak gebe kalma şansını azaltır.

sperm şekil bozukluğu bitkisel tedavi