🦈 Üstün Zekalı Çocuğu Olan Varmı
xsig4D. Üstün Zekalı Çocuğun Özellikleri h2> Artık zekânın dinamik bir özellik gösterdiği kabul edilmiştir, yani çevrenin sağladığı imkânlarla, beynin gelişiminin arttırılması veya engellenmesi mümkündür. Bu özelliğinden ve gelişiminde hem genetik mirasın hem de çevre koşullarının, yani eğitimin öneminden dolayı, zekâ doğumdan ölüme kadar aynı kalan, değişmez bir özellik göstermez. Böylece kalıtım ile birlikte eğitim de önem kazanmıştır. Çocuk gelişiminde eğitim açısından bu tür çocuklara en üst düzeyde yardımcı olmak için onları erken tanımakta yarar vardır. Bunun için de doğumdan itibaren yüksek zihinsel potansiyelin ilk belirtilerine duyarlı olmak önem taşımaktadır. Üstün Zekalı Çocuğu Nasıl Anlarız? Üstün zekâlılığın erken 0-2 yaş işaretleri Bunlar genelde görülebilecek olan özelliklerdir. Hepsini tek bir çocukta görmek pek olası değildir. Bazı özellikleri normal düzeydeki çocuklarda da görebiliriz. Çocuğun farklı olup olmadığına karar verebilmek için diğer özellikleri de incelenmelidir. Üstün zekalı çocuğun fiziksel özellikleri aynı diğer özellikleri farkedilir. ● Anlamlı bakışlara sahiptirler. ● Bir aylıkken hareket eden nesneleri gözleriyle izlerler, ● İki aylıkken gözleriyle gelen sesi ararlar, biberonu görünce sesler çıkarmaya başlayarak beslenme saatinin geldiğini anladıklarını gösterebilirler. ● Doğumdan sonra birkaç ay içinde bakıcıları tanıyabilirler. ● 11 aylıkken farklı şekilleri uygun deliklerden geçirme şeklinde oyun oynayanlara rastlanabilir ● Dikkat süreleri yaşıtlarına göre daha uzundur. ● Oyuncak verildiğinde normal yaşıtlarına oranla daha uzun süre kendi başlarına oynayabilirler. ● Aşırı duyarlı sinir sistemine sahiptirler. ● Bu özellikleri nedeniyle, sıra dışı atik tetiktirler. ● Sıra dışı yüksek enerji düzeyine sahiptirler, ● Sıra dışı amaçlı hareketlilik gösterirler, Yüksek fiziki enerjiye sahip üstün çocuklar, hiperaktif çocuklarla karıştırılmamalıdırlar. Hiperaktif çocuklar istemli dikkat ve davranış denetimini gerçekleştiremezler. Oysa bu tür üstün çocuklar çok aktif olmalarına karşın, çok az hiperaktivite semptomları gösterirler ilgilendikleri zaman dikkatlerini yoğunlaştırabilirler ve sadece zihinsel uyarıcının yetersiz olduğu durumlarda kendilerinde amaçsız hareketlilik görülebilir. Ancak üstün olup gerçek hiperaktif çocuklara rastlamak da mümkündür. ● Bebeklik döneminde daha az uyku gereksinim duyarlar, ● Duyu organları keskindir. Bebeklerde bu aşırı duyusal uyarılabilirlik, battaniyelerini üstlerinden atma, giyim eşyalarındaki markalardan, altlarının ıslanmasından rahatsız olma, gürültüye yoğun tepki gösterme şeklinde ifade bulabilir. Ayrıca, bu aşırı duyarlılıkları tat alma duyularında da görülebilir. Örneğin iki değişik fabrikanın ürettiği besinler arasındaki ufak farkı hissedebilirler. ● Her alanda gelişimin hızı artmıştır. Harekî alanda da örnekler vardır. 6 aylık bebekler normalde oturmayı başarırken, sayıları az da olsa üstün zekâlı bebeklerin bazılarının yürümeye başladığı görülebilir. Genelde bebekler bir yaş dolaylarında destekle ayakta durabilir veya yürüyebilirken, üstün zekâlı bebeklerin birçoğunun birinci doğum günlerinden önce yürüdüğüne rastlanmıştır. ● Yaşıtlarına göre çok daha çabuk öğrenirler. ● Hızlandırılmış gelişimin en açık örneği dil alanında görülür. Genelde çocuklar ilk sözcüklerini bir yaş dolaylarında söylerler. Üstün bebeklerde bu çok daha erkene çekildiği görülebilir. Birçoğu 10. aylarından önce konuşmaya başlayabilir. Bir kısmı İki yaşından önce kendilerine okunan kitabı dinlemekten hoşlanabilirler, harfleri tanıyabilirler. Bir de sessiz olanlara rastlanabilir. Bunlar konuşmamalarına rağmen, alıcı dilleri çok iyi gelişmiştir. Uzun yönergelere tepkide bulunabilirler. 4 yaşında konuşan Einstein örneğinde olduğu gibi birdenbire düzgün uzun cümlelerle konuşmaya başlayabilirler. Harekî açıdan da emeklemeden, yürümeden birdenbire koşan çocuklara da rastlanabilir. ● Olağanüstü belleğe sahiptirler. İki yaşından önce duydukları şarkıları söyleyebilenlere rastlanabilir. Okunan öyküleri, sonradan kendileri okuyormuş gibi tekrarlayan bebekler görülebilir. ● Kişilik özellikleri açısından çabuk kırılganlık, diğerlerinin duygularına aşırı duyarlılık ve diğerlerine olağanüstü şefkat gösterme şeklinde kendini gösteren olağanüstü duygusal duyarlılığa sahiptirler ve duygularında yoğunluk yaşarlar. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzm. Dr. Meltem Kora “Oyunun Çocuğun Gelişimine Olan Etkileri” yazısını da okumanızı tavsiye ederiz. Anne babaların çocuklarının farklı olduğunu çok erkenden fark etmeleri çok önemlidir. Böylece, çocuklarının yaşıtlarından daha fazla uyarıcı ve desteğe ihtiyaç duydukları şeklinde bir bilince sahip olarak, onlara destek olma çabalarına çok erkenden başlayabilirler.
02 Aralık 2006 2142 sakarya_54 Müsteşar Burada anne ve babanın yaptığı davranış uygun mu sizce?Çocuk öğrenmesin diye bir takım kısıtlamalar koymak insan haklarına aykırı değil mi?Bütün bunları yapmalarındaki amaç da çocuklarından ayrılmamak olarak en komiği de bütün bu çabalarına rağmen çocuğun 14 yaşında Hacettepe İngilizce Tıp Fakültesini kazanması ve 5 senede 6. sınıfa gelmesiAn "acı" olan da anne ve babanın ÖĞRETMEN olmasısaygılarımla 02 Aralık 2006 2148 teachertrainer Aday Memur Ben gazete dergi almamazlık yapmazdım ama çocuğumun normal bir çocuk gibi yetişmesini de tercih ederdim. Yani normal şartlarda!! Yoksa çocuk sahibi olmadan yetişkin ebeveyni olmak istemezdim doğrusu. Gerçi bekara boşanmak kolay gelirmiş ama ,,,, 02 Aralık 2006 2246 SayMüd Yasaklı BEYİNSEL HIZLI GELİŞME,Çocuğun fikri gelişmesi frenlenmeseydi, 15 yaşında Hacettepe mezunu da olabilirdi. Ama, psikolojik ve sosyolojik, sağlık problemleri de ortaya çıkabilirdi.. Şimdi, böyle bir sorunu yok!.. Fizikçi anne baba, en isabetli olanını seçmiş!Olayda insan haklarını engellemeden de sözedilemez.. Ana ve babalık, velilik hakları kullanılmış oluyor.. Saygılarımla.. 02 Aralık 2006 2314 SayMüd Yasaklı Maliye'de Genel Müdür Yardımcılığı ve Sayıştay'da Savcılık yapmış olan arkadaşın has oğlu, Ank. Atatürk Anadolu Lisesi öğrencisi iken, Fen Lisesine girmek istiyordu. İki ablası da Hacettepe Tıp' da okuyordu. Derslerine az çalıştığını gören babasına "Onlar kadar da olamaz mıyım hiç? Merak etme onları çoktan geçerim!" dediğini öğrendim. Bu has delikanlıyı merak etmiştim. Boyu iki metreye yakındı. Ank. birincisi, Türkiye ikincisi olarak Ankara Fen Lisesine girdi. ÖYS, ÖSS sonucuna göre, Bilkent Ü. Elektrik-Elektronik Mühendisliğini burslu olarak kazandı.. Dört yılda mezun olunca Texas ve California Üniversitelerinden burs kazandı ama Bilkent'te yüksek lisans okumayı tercih etti.. ABD'li Üniversiteler onun için yarışa girmişti. Doktorasını California'da yaptı. Otuzüç yaşında da Profesör oldu. Halen, uzay tıp dalında ve NASA'da fırtınası estikce esiyor!.. Orada harikalar yaratıyor. Onunla gurur duyuyoruz.. Amma.. Ya, has Türkiye? Saygılar.. 05 Aralık 2006 1147 ışıkadam Kapalı SayMüd Bizim de değidiğimiz diğer başlıklarda buydu. Yani her çocuğu aynı eğitim ve bilgileri vermek yerine göre herkes zeka ve yeteneklerine göre eğitilmelidir. Uzay Bilimi yapabilecek olan bu alana, meslek yapabilecek mesleğe... Ama biz hepsinden bilim adamı çıkarmaya çalışıyoruz; Sonuç bizden hiç bilim adamı çıkmıyor. Elin NASA sı seçip alıyor ve kendi ülkesi için kullanıyor. 05 Aralık 2006 2338 SayMüd Yasaklı BİLİM ADAMIBizden bilim adamı çıkmadığı yolundaki görüş çok yanlıştır!Dünyanın en tanınmış üniversitelerinde doktor ve mühendisler ile akademisyenler, fen adamları var.. Keza, dünyanın büyük, dev şirketlerinde harikalar ve buluşlar yaratan insanlarımız var!.. Hem de yüzlerce.. Bunların çoğu, tekrar ülkemize dönüp hizmet veriyorlar. Hem de, daha bilgili ve görgülü olarak. Bu durum artarak sürecek!Bilim ve teknik, artık yavaş yavaş içimize sindi, yerleşti.. 06 Aralık 2006 0305 SayMüd Yasaklı MİCROSOFT'TAN..Ankara Fen Lisesinden sonra ODTÜ' ne giren ve ancak 1978'de sağ-sol kavgalarının sürüp gitmesi üzerine ODTÜ'den ayrılıp ABD'ye giden gencimiz geçen hafta tüm gazetelere konu oldu..ABD'de Bilgisayar Mühendisliği okurken, sadece bu eğitimle yetinmeyip; aynı zamanda Endüstri Mühendisliği de okuyan bu gencimiz; 3,5 yıl içinde her iki bölümden birincilikle mezun olduktan sonra, iki yıl da MBA İş İdaresi eğitimi almış..Dünyanın en büyük bilgisayar yazılım şirketi olan Microsoft Windows'ta yıllarca Genel Müdürlük yaptıktan sonra, şimdi de Turkcell'in başına geçti.. Uluslararası iş aleminde yankılar uyandırması, ülkemizin tanıtımını da sağladı.. Bu tür eğitim alanlara Türkiye'nin ihtiyacı büyük! Ne mutlu has Türkiye'yi unutmayanlara, üstün zekalılara.. Okurlara saygılar sunarım.. 06 Aralık 2006 2223 mihri79 Daire Başkanı Benim 1. sınıf da bir öğrencim üstün zekalı galiba, çocuk henüz 13 harf vermeme rağmen herşeyi okuyor, sayılarda milyonlara kadar okuyamadığı yazamadığı sayı yok, ama yazı sıfır, çok karmaşık yazıyor, konuşma yok denecek kadar az, sorarsan kısa tek kelimelik cevaplar veriyor, kafa sürekli önde göz teması yok, ne yapabilirim. 06 Aralık 2006 2227 mihri79 Daire Başkanı sene başında yaptığım şu oldu; anasınıfındayken aşırı saldırgan olduğunu biliyordum bu yüzden babasıyla görüşüp bir uzmana götürmesini istedim, götürdü, sakinleştirici vermiş, saldırganlığı kalmadı ama ben bu kadar zeki olduğunu bilmiyordum o zaman sanırım doktorda farketmedi, iki üç defa anca gitmişlerdir çünkü, bir köy okulu annesinin zeka özürlü olduğunu söylüyor herkes, ben gördüm kadını ama bi anormallik hissetmedim, baba çok yaşlı ve cahil, bu konuda bende cahilim birşeyler yapmak zorunda hissediyorum kendimi ama ne yapabileceğimi bilemiyorum. 07 Aralık 2006 1946 SayMüd Yasaklı Çevremdeki has insanlarda gördüm ki; İlkokul birinci, ikinci sınıflar başta olmak üzere İlkokulda çocuklara matematik ile fen fikrini sevdirememiş isek, daha sonraki öğrenim çağında, çocuğun matematik ve fen derslerine ilgisi hep zayıf oluyor!Sosyal dersleri okuyarak, çalışarak kavrıyoruz ama hayatımız boyunca karşılaşacağımız konuda, matematikte aciz durumlara düşüyor ve zirvelere ulaşamıyoruz.. Matematikten korkup, hep kaçınıyoruz.. İyi okullara ve iyi mesleklere ulaşamıyoruz.. Aselsan' a her ay gelip giden ABD'li mühendisler; özellikle fizik veya matematik seviyemizi ölçmeye çalışırlar. Bunlar bizim bu konudaki seviyemizi denetlerler. Bir çeşit ajanlık, casusluk yaparlar.. Biz de, hep onlara ulaşmaya çalışırız..Yine böyle bir zamanda, ABD'li dört-beş yüksek mühendis, has Aselsan'a gelmiş ve bir makina mühendisinin odasında ona bir soruyu sormuşlardı.. Bizimki, sorulan o fizik problemini hiç kağıt kalem kullanmadan dört dakikada çözdü.. İnanamadılar!"Hayret, biz dördümüz bu problemi iki saatte ve zorlanarak çözmüştük!.. Nasıl çözdün?" dediler.. Bizim mühendis gülerek"Siz de ODTÜ mezunu olsaydınız, o kadar zaman harcamazdınız! Ayrıca, ben dört dakikada çözdüm ama içerdeki 600 mühendisin çoğu aynı soruyu daha kısa zamanda çözer! Benden hızlılar da var!" dedi.. Adamların şaşkınlığı uzun süre devam etti.. Bu makina yüksek mühendisini ünlü İtalyan otomobil firması olan Fiat, uzun zamandır almak için uğraşıyor ama Koç, onu elinde tutuyor!. Bu delikanlı, ilkokulda iken lisede okuyan büyük çocukların problemlerine el atardı! Satrançta da onları hep yenerdi!.. Ortaokulda iken de, üniversitelilerle yarışırdı..İyi akşamlar.. Bu arada gençlere parlak gelecekler dilerim.. 07 Aralık 2006 2124 soulkeeper Genel Müdür ÜSTÜN ZEKALI ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİÜstün zekalı ve üstün yetenekli çocuklar genellikle parlak çocuklarla karıştırılmaktadır. Bu nedenle bu iki grubun özelliklerinin karşılaştırılması, üstün zekalılar için alınması gereken önlemlerde ana babaların öğretmenleri yönlendirmelerinde yardımcı olacaktır. Parlak Çocuk İlgilidir. Sorulara cevap verir. Yanıtları bilir. Grubun üst dilimindedir. Anlamı kavrar. Uyanıktır. Verilen işi tamamlar. İyi fikirleri vardır. Okuldan hoşlanır. Güçlü belleği vardır. Öğrenirken mutlu olur. Verilenleri kolaylıkla alır. Kolaylıkla öğrenir. Belli bir sırayla öğrenmekten hoşlanır. Akranlarıyla olmaktan hoşlanır. Bilgiyi özümser Üstün Zekalı Çocuk. Oldukça fazla meraklıdır. Sorunun ayrıntılarını tartışır. Sorular sorar. Grubun çok ötesindedir. Anlam çıkarır. Keskin gözlem yapar. Projeler oluşturur. Alışılmamış tuhaf fikirleri vardır. Öğrenmeden hoşlanır. İsabetli tahminlerde bulunur. Öğrenirken eleştireldir. Verilenleri alırken coşkulu ve gergindir. Verilenleri zaten bilmektedir. Karmaşık ve giriftlik onu coşkulandırır. Büyük yaştakileri ve yetişkinleri seçer. Bilgiyi değiştirip uygular 07 Aralık 2006 2127 soulkeeper Genel Müdür Üstün zekalı çocuklar için özel eğitim önlemlerinin alınmamış olması nedeniyle, olağan eğitim ortamları içinde düzenlemelerin yapılması zorunlu hale gelmiştir. Bu düzenlemelerin sınıf öğretmeni tarafından yapılması gerekmektedir. Olağan sınıflarda uygulanabilecek önlemler şöylece sınıfında yukarıda belirtilen özelliklerde çocuklarla her semtte ve her sosyo ekonomik tabakada karşılaşa bilir. Ancak çok üstün olanlarla tüm öğretmenlik süresince ancak bir kez karşılaşabilir. Bu özellikler, öğretmeni paniğe düşürmemelidir. Çünkü, üstün zekalı çocuğun öğretmeninin de mutlaka üstün zekalı olması gerekmez. Normal bir öğretmen, çeşitli açılardan üstün zekalı çocuklara kaynaklık ve önderlik yapabilir. Sınıftaki üstün zekalıların tümü, sınıf çalışmalarına karşı istekli ve ilgili olmayabilir. Bunun nedeni sınıf etkinliklerinin yeterince uyarıcı olmamasından olabilir. Bunu gidermek için, proje çalışmaları, ilgi alanlarını çeşitlendirme ve daha üst konularla programı derinlemesine ve dikey zenginleştirme yapması gerekir. Konuların sunumunda ve öğrenilmesinde tekrara dayalı anlatımlardan , ödevlerden rutin iş ve görevlerden kaçınmak gerekir. Sınıfta bu öğrencilere daha zor soruların sorulması, yeni fikirler üretmelerine fırsat tanınması gerekir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, yanıt vermede diğer çocuklara öncelik verilmesinin üstün zekalı çocukları dersten ve okuldan soğutabileceğini unutmamak gerektiğidir. Derslerle ilgili olarak araştırma ağırlıklı ek ev ödevlerinin verilmesi gerekir. İlgilendikleri alanlarda proje çalışmaları yapmasına ve sınıf arkadaşlarına sunarak paylaşmasına olanak tanımalıdır. Uygulaması hemen pratik olmayan ya da hemen olası görülmeyen yaratıcı fikirlerini dinlememek, ertelemek ya da ret etmek çocuğun zihinsel kapasitesini geliştirmesini engeller. Çalışmaları, grupları ve sınıf oyunlarını yönetmelerine fırsat tanınmalıdır. Sınıf düzeyini temel almaksızın konularda kendi hızlarına göre ilerlemelerine fırsat tanınmalıdır. Bu konuda teftiş yapan denetçilerin de uyarılması ve bilgilendirilmesi gerekmektedir. Üstün zekalı çocukların ihtiyaçları karşılanırken çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir. En önemli sorun, öğrencilerin zihinsel yeteneklerinin büyük farklılıklar göstermesidir. Sınıflar yükseldikçe, zihinsel yetenekler açısından söz konusu değişkenlikler artar. Tıpkı ayrı hızla yarışan otomobillerin yol uzadıkça aralarındaki mesafenin açılması gibi, zihinsel gelişme hızları biri birinden farklı olan çocukların aralarındaki fark da okulda geçen süre uzadıkça artar. Üstün zekalı çocukların olağan okul programlarına yerleştirilmesinde özellikle öğretmenlerin seçimi oldukça önemlidir. Bu nedenle çocuklar okula kayıt ettirilmeden önce aşağıda belirtilen özellikleri taşıyan öğretmenleri aramak ve bu öğretmenlerle öğretime başlamak önerilebilir. Öğretmen Özellikleri;Kapsamlı bir meslek tecrübesine ve yapılan hataları kabul edebilme yeteneğine sahip olma. Her şeyi bildiğini sanan ve kendisini bütün bilgilerin kaynağı olduğunu iddia eden bir sınıf öğretmeni bu çocuklarla başarısızlığa uğrar. Öğretmenin " bilmiyorum" diyebilmesi gerekir. Çocuğu uygun kaynaklara yönlendirebilmelidir. Geniş bir tecrübeye sahip olması Benlik duyguları güçlü, iradeleri yüksek olmalıdır. Kendilerine değer verir ve güvenirler, Diğer kişilere ve özellikle öğrencilerine değer verir, önemser ve saygı duyar. Ortalama üstü zekaya sahiptirler. Esnek, yeni fikirlere açık, entelektüel, edebi, sanat konularına ilgili, bilgisini geliştirmeye hevesli. Baskı ve zorlama yerine, yol gösterici, rehber kişilerdir. Demokratik, işbirlikçi, yenilikçi, deneyimlerden hoşlanan bireylerdir. İmgelem gücünü ve üretkenliği destekleyen, saygı duyan ve espri yapmaktan hoşlanan bireylerdir. BiyografisiProf. Dr. Ayşegül Ataman halen Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Görme Engelli Çocukların Eğitim Anabilimdalı Başkanlığını yürütmektedir. 07 Aralık 2006 2313 mihri79 Daire Başkanı Sayın hocalarım, benim öğrencim söylediklerinizi yapmıyor, bi katılımı yok kendi kendine oraya buraya bakar, sürekli etrafıyla ilgileniyor, söylediğimi hemen anlayamıyor, çok tekrar etmem gerekiyor , ama okuması nasıl bu kadar iyi, matematiği nasıl bu kadar ileri anlamıyorum, bir kere görmesi yetiyor, herhangi bir konuda konuşturmam imkansız, sadece sorduğum şeyleri tek kelimeyle cevaplıyor yada kafa sallıyor, köy yerinde ilgisiz büyümüş bir çocuk, ne yapabilirim , bi fikriniz varmı, eğer üstün bir zekası varda bu körelirse ömür boyu vicdan azabı çekerim. 07 Aralık 2006 2322 ışıkadam Kapalı Ona sevgi ve merhametle yaklaşın. Belki de evinde bunları yeterince görememenin ruhsal ve davranışsal bir yansıması olabilir yaptıkları. 07 Aralık 2006 2332 soulkeeper Genel Müdür göz teması kuruyor mu? 07 Aralık 2006 2358 mihri79 Daire Başkanı HAYIR HOCAM, BANA BAK DEMEM GEREKIYOR, BAKIYOR VE KAFASINI ONE EGIYOR HEMEN 08 Aralık 2006 0032 soulkeeper Genel Müdür Üstün zekalı çocuklar, yaratıcılık, sanat, liderlik kapasitesi veya özel akademik alanlarda yaşıtlarına göre yüksek düzeyde motivasyon, performans ve görev sorumluluğu gösteren ve bu tür yeteneklerini geliştirmek için uygun imkanlara gereksinim duyan çocuklardır. Zeka bölümleri 110-120 arasında olanlar parlak, zeka bölümleri 120-130 arasında olanlar üstün zekalı, zeka bölümleri 130-200 ya da daha fazla olanlar ise dahi çocuklardır. Toplumda 130 ve üstündeki zeka bölümüne %2, 140'ın üzerindeki zeka bölümüne ise çıkıldığında % oranında rastlanır. Üstün zekalı çocukların pek çok ayırt edici özellikleri vardır. en önemli yeteneklerinden biri kolaylıkla kavram oluşturabilmeleridir. Çünkü, kavram oluşturma, soyut düşüncenin temelini oluşturur. Bu çocuklar zihinsel açıdan erken gelişirler ve ortalama çocuklardan daha çabuk öğrenirler. Sürekli soru sorarlar, meraklıdırlar, öğrenme ve bilgiye açlık duyarlar. Öğrenirken çözüme mantıksal değil çoğunlukla sezgisel olarak ulaşırlar. Çeşitli alanlarda özel yetenekleri vardır, derin ve geniş ilgi alanlarına sahiptirler. İlgi alanlarına dikkatlerini yoğunlaştırarak yoğun motivasyon gösterebilirler. Düşünceleri akıcıdır; bir alanda öğrendiği konu ile bir başka alanda öğrendiği onu arasında akla yatkın ilişkiler kurabilirler. Karmaşık ve zor problemlerden hoşlanır ve yaşıtlarının çözemediği problemleri çözebilirler. Orijinal, yaratıcı ve girişkendirler. Sorumluluk duyguları gelişmiştir, kendilerine güvenirler ve kolaylıkla sorumluluk alabilirler. Başkalarıyla kolayca işbirliği yaparlar. Yeni ve değişik durumlara kolay ve çabuk uyarlar. Genellikle yetişkinlerle iletişime girmeyi tercih ederler. Üstün zekalı çocuklarla ilgili olumsuz sayılabilecek bazı durumlar da mevcuttur. Bu çocukların sosyal ve duygusal etkilere çok açık olmasıdır. Bu çocuklarda, ortalama toplumda görülenden daha sık olarak patoloji görülür %20-25. Akademik açıdan başarılı kızlarda daha fazla depresyon, daha düşük özgüven ve daha fazla psikosomatik belirtilere rastlanır. Üstün yetenekli çocukların bir kısmının ise bazı alanlarda yaşıtlarından çok ileride oldukları halde bazı alanlarda geride kaldıkları görülür. Çok başarılı olan bu çocuklarda düzensiz bir profile de rastlanır. Örneğin, 1000 çocukta yapılan bir çalışmada çocukların %95?inin matematik ve sözel ilgi alanlarında güçlü uyumsuzluk gösterdikleri saptanmıştır. Dil sorunu olan çocukların ise yüksek düzeyde mekansal yetilere sahip oldukları görülür. Özellikle görsel sanatlarda başarılı olan çocukların sözel yetilerle mekansal yetileri arasında belirgin kopukluk vardır. üstün zekalı çocuklar özellikle eğitimle ilgili konularda olmak üzere bazı sıkıntılar yaşayabilirler. Bu çocukların bilgi, ilgi ve beceri düzeyleri ortalama öğrencilerin çok ilerisinde olduğundan ihtiyaçları kendi düzeyine uygun olarak karşılanmazsa çabuk sıkılır ve sınıfta huzursuz olurlar. Sınıfta konu işlenirken yanılgıyı bulmak, eleştiri, itiraz gibi davranışları öğretmenlerin olumsuz tepkisine neden olabilir. Bu çocukların imgesel etkinliklerinin güçlü olması nedeniyle imgesel yaşantılarını gerçek yaşantıları ile karşılaştırabilirler. Böyle bir durumda çocuklara hem gerçeği hayalden ayırabilmeleri hem de imgelerini öncelikle yaratıcı etkinliklerde kullanabilmeleri için rehberlik yapılmalıdır. Bu çocuklar, kendilerini yaşıtlarıyla aynı seviyede görmediklerinden dışlanmışlık hissi yaşayarak içe kapanıklık geliştirebilirler ve arkadaş sayıları az olabilir. Üstün yetenekli çocuklar, birbirleriyle çok etkili ve verimli bir iletişim kurabilirler ve böylece anlaşılmaz olma problemleriyle başa çıkabilirler. Üstün zekalı çocukların eğitildiği belli amaçlar taşıyan özel okullardan yararlanabilirler. Eğitim programlarının değişik yetenek düzeylerine ve alanlarına cevap verecek nitelikte, çeşitlilikte ve esneklikte üstün zekalı çocuklar için oluşturulan özel sınıflardan da faydalanabilirler. Eğer üstün zekalı çocuk ortalama yaşıtlarıyla aynı eğitim ortamında birlikte eğitim uygulaması görürse, çocuğun yaşıtlarıyla arasındaki seviye farkından kaynaklanan birtakım sorunlar yaşanmaktadır. Birlikte eğitim uygulamasında uygulanabilecek birtakım yöntemler vardır. Yaşıtlarından önce eğitime alınmasına ve sınıf atlatmasına dayalı bir uygulama hızlandırmadır. Bu yöntemde çocuğa programı normal sürecinden daha önce tamamlama imkanı verilir. Hızlandırmanın uygulandığı çeşitli yollar; sınıf atlama, ileride olduğu derslerde sınıf atlama, birkaç sınıf birleştirme, okula erken başlama, kurslar alma ve seminerlere katılmaktır. Bu yöntem, çocukların sıkılmasına fırsat vermez ve çocuğun programlara istekli bir şekilde katılmasını sağlar. Bu uygulamanın olumsuz etkisi ise, çocuğun yaşıtlarıyla iletişim kurma gereksinimlerine cevap verememesi ve çocuğun sınıfa ve okula uyum sağlamada sosyal ve duygusal yönden bir takım güçlüklerle karşılaşabilmesidir. Üstün zekalı öğrencilerin eğitimlerine yaşıtlarının bulunduğu sınıflarda devam etmeleri ama çalışmalarının ve ders programlarının diğer öğrencilere göre daha zengin hale getirilmesi yöntemi ise zenginleştirmedir. Bu uygulamada, ders programına ek olarak, resim, müzik gibi alanlarda çocukları ilgi ve yeteneklerine göre yetiştirmek amaçlanmaktadır. Aynı zamanda çocuğu daha derinlemesine ve detaylı incelemeler yapabileceği projelere ve araştırmalara yöneltmek hedeflenir. Bir diğer yöntem olan gruplamada ise; normal sınıflardaki üstün yetenekli öğrenciler için küme gruplandırmaları, özel bir sınıf gruplandırma, özel bir okulda gruplandırma, kaynak odada gruplandırma ve kaynak merkezlerinde gruplandırma, özel seminerler, özel yan kursları, çeşitli çalışma merkezlerindeki müzeler, bilim laboratuarları, üniversiteler gibi özel çalışmalar şeklinde uygulamalar vardır. Bu tarz uygulamalarla çocukların yeteneklerini geliştirmede belirgin düzeyde başarı sağlandığı, çocukların bu uygulamalarla benlik kavramlarının geliştiği görülmektedir. Üstün zekalı çocukların, gelişim ve kişilik özelliklerinden kaynaklanan bazı tepki ve davranışları karşısında öğretmenler olumlu ve verimli bir tutuma sahip olmalıdır Üstün zekalı çocuklar sınıf etkinliklerinin yeterince uyarıcı olmamasından dolayı bu etkinliklere karşı istekli ve ilgili olmayabilirler. Öğretmen, çocuğun ilgi ve yeteneklerini saptayarak, bunları geliştirmesi için uygun ortam sağlamalıdır. Ödevlerde tekrara ve alıştırmalara fazla yer vermemeli, problem çözme tekniğini gerektiren, araştırma ağırlıklı ödevleri vermelidir. Kendilerine özgü ilgileri olduğundan bireysel çalışmalarına önem verilmeli, ilgilendikleri alanlarda proje çalışmaları yapmalarına ve sınıf arkadaşlarına sunarak paylaşmalarına olanak tanınmalıdır. Liderlik gerektiren veya liderliği geliştirmeye fırsat verecek çalışmalara katılması için teşvik edilmelidir. Uygulaması pratik olmayan veya olası görülmeyen yaratıcı fikirlerini dinlememek, ertelemek ya da reddetmek çocuğun zihinsel kapasitesini engelleyeceğinden bu noktalara dikkat edilmesi gerekir. Bireysel çalışmaların yanında grup etkinliklerine katılımı teşvik edilerek, yaşıtlarıyla olan sosyalleşme sürecine de katkıda bulunulmalıdır. Bu çocuklarda üstünlük duygusunu yaratmanın zararlı sonuçları vardır; çocuk arkadaşlarını ve çevresindekileri aşağı görebilir ve toplumda yalnız bir kişi olarak yaşamına devam edebilir. Ailelerin, üstün çocuklarının psikososyal gelişimleri ve eğitimleri için dikkat etmeleri gereken önemli hususlar vardır İlk olarak aile, üstün zekalı olan çocuğunun diğer çocuklardan farklı olmadığını, onlar gibi sevgi, ilgi, oyun oynamak gibi ihtiyaçları olduğu kabul etmelidir. Çocuğun yeteneklerinin geliştirilmesi için; ilgi, yönelim ve isteklerini belirleyebileceği seçenekli ortamlar hazırlanmalı ve fikirlerine ve hayallerine saygı duyulmalıdır. Çocuğun zekasını geliştirebileceği malzemeler malzemeler, oyuncaklar alınmalı, kültürel etkinliklerde bulunması sağlanmalıdır. Tek yönlü bir kişi olmaması için değişik ilgi alanlarına yönlendirilmelidir. Çocuğun üstün zekalı olduğu anlaşıldığında çocuk bundan haberdar edilmemelidir Bu özelliğinden dolayı kardeşleri veya diğer çocuklarla kıyaslanmamalıdır. Eğer kardeşleri varsa, ailenin üstün zekalı çocuğa kardeşlerine davrandığından farklı bir tutumu olmamalıdır. Üstün çocukların önemli özelliklerinden biri meraktır. Aileler, çocuğun sorduklarına azarlayarak ya da yanlış biçimde yanıtlamaktan kaçınmaları, baştan savma yanıtlar vermemeleri, doğru yanıt vermeleri gerekir. Bazen çocukların sorularının yanıtlanmasında zorluk çekilebilir. Böyle durumlarda çocuğa karşı tepkisiz kalmak yerine, çocukları araştırma yapabilecekleri kaynakları araştırarak yönlendirmek gerekir. 08 Aralık 2006 0039 soulkeeper Genel Müdür okulun rehberlik servisi yardımcı forumda da rehberlik ve özel eğitim uzmanı olan öğretmenlerimiz var bence ayrı bir baslık açın bu konu için ve uzman öğretmenlerden görüş google dan arastırıp yazdım ama basvuru için bir adres bulamadım ram merkezleri aklıma geliyor çözüm olarak .çocuğu alıp onlardan birine bizzat götürseniz olur mu acaba .. 08 Aralık 2006 0055 soulkeeper Genel Müdür - 91k sitelerde de soru cevap tarzında bilgi hizmeti veriliyor. 08 Aralık 2006 1223 SayMüd Yasaklı Sayın Soulkeeper;Aydınlatıcı ve yararlı açıklamalarınızdan yararlanıyoruz. Çok teşekkür ederim. Merakımı mucip olan bir konuya çalışırken intihar eden bir genç orada çalışırken bizim delikanlının da çok yakın arkadaşı idi.. Her ikisi de ODTÜ'de lisans ve yüksek lisans okumuştu.. Aselsan mahreçli,gece görüş gözlüklerinin de mucidi idi.. Eskiden bunları biz yurtdışından ithal ediyor ve kullanıyorduk. Onun sayesinde bundan kurtulduğumuz gibi, yurtdışına ihracetmeye başlamış idik.. Yüz milyonlarca dolarlık kazancımız oluyor. Andığım o gencin intiharı, üç yıldan beri yargıyı meşgul etti. Dün de, o has gencin ölümüyle ilgili olarak gazetelerde acı haberler vardı.. Ayrıca, onun başka bir proje üzerinde çalıştığını da biliyorduk. Velhasıl otuz yaşındaki o gence çok yazık oldu.. Varmak istediğim; bu şekilde üstün bir eğitim alan, mucitlik yanı olan bazı kişilerin, özellikle mühendis ve doktorlarınve teknik bilimlerle uğrşanların intihar etme niçin, beyinsel kusurdan mı kaynaklanıyor? Saygılar.. Toplam 144 mesaj
Günümüzde bebeklerin doğumundan sonra gelişme süreçlerinde yapmış olduğu hareketler ve hızlı öğrenme yetenekleri her ebeveyni bebeğinin üstün zekalı olup olmadığı sorusunu sormaya iter. Uzmanlar bu düşüncenin en temelinde kendisi için özel olan çocuklarını herkes içinde özel olması arzusunun yattığını ifade etmektedirler. Bu durum tabii ki de bazı çocukların diğerlerinden özel olmadığı anlamına gelmemektedir. Peki, bebeğinizin ve çocuğunuzun üstün zekalı olup olmadığını nasıl anlarsınız? BEBEĞİNİZİN ÜSTÜN ZEKALI OLUP OLMADIĞINI ANLAMA Bebeğinizin zekasıyla ilgili herhangi bir görüş belirtecek uzman değilseniz, bebeğinizin üstün zekalı olup olmadığını anlamak sizin için o kadar kolay olmayabilir. Üstün zekalı bebeklerde/çocuklarda sıkça görülen bazı belirtiler vardır ama bu belirtileri çocuğunuzun üstün yetenekleri ile karıştırmamak üstün zekalı olup olmadığını anlamanın en iyi yolu bebeğinizi iyi gözlemlemenizdir. Üstün zekalı bebekler, diğer bebeklere oranla belli bir dönüm noktaları ile karşılaşmaya eğilimlidirler. Örneğin bebeğiniz, diğer bebeklere oranla daha erken yaşta emekleyebilir, yürüyebilir ve hatta konuşmaya başlayabilir. ÜSTÜN ZEKALI BEBEKLERİN DİL YETENEKLERİ GELİŞMİŞTİR Uzmanların belirttiklerine göre, üstün zekalı bebeklerin dil yetenekleri erken dönemlerde gelişmeye başlar. Bu nedenle de sizin söylediklerinizle yakından ilgilenmeye başlar. Örneğin 6 aylık üstün zekalı bir bebek okuduğunuz hikayeyi kavrayıp ilgi gösterirken, 14 aylık olduğunda cümleler konuşmaya başlayacak ve 18 aylıkken ise, yönergeleri takip edebilecektir. Üstün zekalı bebeklerin sadece dil yetisi gelişmemiştir. Bu gruba giren bebekler pek çok şeyi erken yaşlarda kavramaya başlayacaktır. Üstün zekalı bebekleri diğer bebeklerden ayıran farklar uzmanlar tarafından şu şekilde sınıflandırılmıştır;Hafızaları Güçlüdür; bebeğiniz üstün zekalı ise, olağanüstü bir hafızaya sahiptir. Gizlenen bir oyuncağın nerede olduğunu hatırlayabildiği gibi, mutfağın yemek yenen bir yer olduğunu anlar ve zamanları, yerleri diğer bebeklere oranla daha iyi hatırlar. Uzun Süre Odaklanırlar; genellikle yeni yürümeye başlayan bebekler ilgilerini çeken pek çok şeye kısa süre sonra ilgilerini kaybedebilir ve siz bir hikayeye başladığınızda bir süre sonra ilgisi dağılabilir. Fakat bebeğiniz üstün zekalı ise, ilgisini hiç kaybetmeden tüm hikayeyi dinleyebilmektedir. Sanatçı Ruhludurlar ya da Sayılarla Araları İyidir; bebeğiniz/çocuğunuz iyi çiziyor ya da sayıları toplayıp çıkarabiliyorsa, üstün zekalı olması yüksek ihtimaller arasında yer alır.
1145 Son Güncelleme 1146 Haber Kaynağı Tüm Üstün Zekalılar Derneği TÜZDER Genel Müdürü Tunahan Coşkun, yetenekli çocukların sahip olabileceği bazı özellikler hakkında önemli bilgiler verdi Bu özellikler varsa çocuğunuz üstün zekalı olabilir Bebeklikten itibaren aşırı hareketlilik. Anne-babayı erken tanıma ve gülerek bunu belli etme. Hassas bir bünyeye sahip olma; etiket, battaniye gibi ürünlere reaksiyon gösterme. Erken konuşmaya başlama; örneğin yaşıtları iki kelimeli cümleleri iki yaşında söyleyebilirken onlar bir yaşında söyleyebilirler. Kendi başlarına okumayı öğrenebilir; ancak yazma konusunda bu kadar başarılı olamazlar çünkü kas gelişimleri aynı hızda devam etmez. Kelime hazneleri geniştir; kolay ezberleyip, ezberledikleri şeyleri hafızalarında uzun süre saklayabilirler. Karşısındaki insanların duygu ve düşüncelerini kolayca tahmin edebilirler. Liderlik yetenekleri üst düzeydedir. Rutin işlerden çabuk sıkılırlar ve işleri kendi bildikleri gibi yaparlar. Aşırı duygusal olabilirler. Kendilerinden daha büyük çocuklarla vakit geçirmek isterler. Kitaplara ve görme alanındaki nesnelere karşı aşırı ilgi duyarlar. Burada anne-baba ve eğitimcilerin önemli bir hususu kesinlikle atlamamaları gerekir. Bu özelliklerin bir kısmı normal zekâ düzeyine sahip çocuklarda da görülebilir. O yüzden ebeveynler bazen evhamlanabilirler. Söz konusu özelliklerin farklı zamanlarda da çocuklar üzerinde görülme ihtimali olabilir. Üstün zekâlı çocuklar bu özelliklerin tamamına ya da bir kısmına sahip olabilirler. Burada vermiş olduğumuz özelliklerin birçoğunu çocuklarda gözlemleniyorsa mutlaka bir uzmana danışarak çocuk için yol haritası oluşturulmalı. Üstün zekâlı çocuklara sahip ailelere tavsiyeler Anne babaların yapması gereken en önemli şey onların diğerlerinden farklı olmadığını sadece belirli özelliklerinin daha fazla geliştiğini kabul etmektir. Normal çocukların sergilemiş olduğu her davranışı üstün çocukların da gösterebileceğini asla unutmamalı. Onların ihtiyaçlarını karşılayabilecek ortamlar oluşturarak mutlaka profesyonel bir yardım almalıyız. Çocuğa dengeli bir yaşam alanı oluşturarak onu bütün yönlerden gelişebileceği etkinliklere dahil etmeliler. Üstün çocukların en önemli özelliklerinden biri de meraktır. Bazen yetişkinler çocuklarının sorularını yanıtlamakta zorlanabilirler. Böyle durumlarda çocuğa karşı tepkisiz kalmak yerine, çocuklarının gereksinimini karşılayacak başka çözüm yolları bulmalılar. Örneğin, kitaplardan, ansiklopedilerden ve uzman kişilerden faydalanmak gibi. Aileler çocuklara tutarlı bir disiplin uygulamalı. Anne-baba üstün çocuklara üstünlüklerinden dolayı özel imtiyazlar tanımamalı. Dahi Park gibi yaz okulu uygulamalarına tabi tutarak çocuğun sosyal, zihinsel ve ruhsal gelişimine katkı sağlayacak çalışmalara dahil edebilirler. Üstün zekalı çocuklar geleceğin bilim adamları, liderleri, yazarları ve fikir adamlarıdır. Böylesine değerli bir hazine kesinlikle israf edilmemeli. Osmanlı’da, ABD'de, İngiltere'de, Almanya’da diğer dünya ölçeğinde söz sahibi olmak isteyen ülkelerin eğitim programlarında olduğu gibi bu tür çocukları tespit etmek ve onlar için gerekli eğitim ortamları oluşturmak milli ve manevi duyguları yüksek, sağduyulu insanlar için önemli bir vazife olarak görülmeli. IQ testi yerine bireyi bütüncül tanıma programı Çocukların gösterdiği bir takım özellikler onların gelişimleri hakkında bize ciddi veriler ortaya koyar. Genel olarak erken konuşma, okuma ve yazmayı öğrenme, kuvvetli hafıza, aşırı merak ve özel ilgi alanlarına sahip olma, üst yaş grupları ile iletişim kurma isteği gibi özellikler bu noktada referans alınan bazı özelliklerdir. Bu ifadeleri düşündüğümüzde de anlaşılacağı gibi asıl kriter çocuğun özellikle zihinsel performans gerektiren faaliyetlerinde yaşıtlarından ciddi bir farklılık göstermesidir. Genel gözlemler önemli verileri görmemizi sağlar ancak net tespitin yapılabilmesi için konusunda uzman bir psikolog/psikolojik danışman ile bir zekâ testi çalışması yapılması ve çocuğu gözlemlemesi gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gerekli olan bazı kriterler şöyle Yapılan testten beklentimiz çocuğu üstün zekâlı/parlak zekâlı/normal zekâlı gibi kavramlarla etiketlemek kesinlikle olmamalı. Beklentimiz, çocuğu tanımak onun gelişmiş ve gelişmemiş alanlarını görüp gerekli tedbirleri almak gelişmemiş alanları desteklemek, yetenek alanlarını parlatmak olmalı. Mümkün olduğunca zeka testini çocuğun gündeminden uzak tutmak Gireceği çalışmayı zeka testi olarak değil de bir öğretmeninin onunla tanışmak, onu daha iyi tanıyabilmek için yaptığı bir çalışma olarak görmesini sağlamak. Yapılacak olan zeka testi çalışmasını ve sonucunu sadece konuyu ilgilendiren anne, baba, öğretmen vb. birkaç kişinin bilmesi; olayların, çocuğa doğru aktarılmasını daha mümkün kılacağını belirter Coçkun, ayrıca TÜZDER olarak çocuğu sadece bir IQ testi ile tanılamaya çalışmak yerine Bireyi Bütüncül Tanıma BBT programını tavsiye ediyoruz bu çalışmada çocuğu çok yönlü tanıma esas alınıyor dedi.
Üstün zekalı çocuklar bedensel olarak akranlarına göre farklılık göstermektedir. Üstün zekalı çocukların farklılıkları sadece zihinsel veya davranışlar ile sınırlı değildir. Bedensel olarak da farklılıklar bulunmaktadır. Halk arasında genel olarak gelişim dönemine göre geri kalmıştır. Yanı kütle olarak yaşıtlarına göre zayıftır. Sadece kütle olarak değil dış görünüş olarak da daha az dikkat çekicidir. Bedenleri çok fazla gelişmemiştir. Bunun nedeni olarak da zeka seviyelerinin yüksek olması gösterilmektedir. Fazla düşünmeleri ve ileri düzey zekaya sahip olmaları bedensel yapılarının gelişmesine engel olmaktadır. Fakat yapılan araştırmalara göre üstün zekalı çocuklar zeka düzeyinde olduğu gibi bedensel yapı özellikleri bakımından da yaşıtlarına göre ileri gelişim zekalı çocuklar aşırı hassastır. Üstün bir sinir sistemine sahiptir. Diğer akranlarına göre daha hareketli ve daha meraklıdır. Üstün zekalı çocukların akranlarına göre farklılıkları bebeklik döneminden itibaren gözlenmektedir. Bebeklik döneminde daha az uymaktalar ve daha fazla hareketlidirler. Sürekli etrafında olanları merak etmekte ve nesnelere dokunmak istemektedir. Fazla enerjik olmalarından dolayı hiperaktif çocuklarla karıştırılmamalıdır. Birçok birey hiperaktif çocukları üstün zekalı olarak tanımlamaktadır. Halbuki hiperaktiflik bir rahatsızlıktır. Çünkü hiperaktif bireyler davranışlarının denetimini gerçekleştiremez. Üstün zekalı çocuklar da ise durum farklıdır. Onlar istemli olarak yanı davranışlarını kontrol ederek hareket ederler. Üstün zekalı çocuklar arasında hiperaktif olan çocuklar da yer zekalı çocuklar aşırı duyarlıdır. Dokundukları nesneleri hemen fark etmekte ve sertlik düzeyi çok kavrayabilmektedir. Üstün zekalı çocuklar çevresindeki sese karşı da duyarlıdır. Çok çabuk uyanmakta ve hareketli oldukları için üzerine örtülen örtüleri sürekli dışarı atmaktadırlar. Aynı zaman da üstün zekalı çocuklar tatları ayırt etme ve değişik tatları fark etmek konusunda da hassastır. Sürekli yediği yemeği belli bir süre değiştirirseniz hemen fark eder. Üstün zekalı çocuklar bedensel özellikleri bakımından akranlarına göre çabuk gelişmekte ve olgunlaşmaktadır. El kol koordinasyonları daha sistemli ve kontrollüdür. Bedensel olarak daha çok geliştikleri için daha kuvvetli ve hızlıdır. Üstün zekalı çocukların bedensel özelliklerini şu şekilde özetleyebiliriz; olarak daha ağır dünyaya gelmektedir. 2. Gelişim dönemlerini akranlarına göre daha erken tamamlar. Fiziksel gelişimi ve diğer gelişimlerini erken tamamlamaktadır. 3. Yaşıtlarına göre bedensel olarak daha büyüktür ve ağırdır. olarak daha sağlıklı ve herhangi bir sağlık problemi yaşamamaktadır. göre daha hareketli ve meraklıdır. 6. Üstün zekalı çocuklar erken yaşta emekler, yürür, konuşur. 7. Aşırı duyarlıdır. 8. El kol koordinasyonları uyumludur. Kuvvetlidir. Anında tepkiler vermektedir. 9. Vücutları dirençlidir. Kolay kolay hasta olmazlar. 10. Yaşam süreleri de ortalamalara göre daha Zekalı Çocukların Zihinsel Özellikleri Üstün zekalı çocuklar diğer birçok alanda olduğu gibi zihinsel olarak da akranlarına göre daha öndedir. Zihinsel olarak daha gelişmiş, kavramları aklında tutma, üretken olma, sayısal verilere ilgi duyma gibi zihinsel alanlarda akranlarına göre daha öndedir. Üstün zekalı çocukların zihinsel özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz; itibaren daha duyarlı oldukları için algıladıkları şeylere karşı aşırı ilgi duyarlar ve gördükleri, işittikleri şeylere karşı uzun süre odaklanabilirler. olmaları nedeniyle merak ettikleri konu ile ilgili varsayımlar da bulunma, araştırma yapma, akıl yürütme ve o konuya dikkatlerini yoğunlaştırma konusun da akranlarına göre daha ileri seviyededir. Üstün zekâlı çocukların dikkatlerini yoğunlaştırma durumları daha uzun sürelidir. Herhangi bir sorunla karşılaştıkları zaman o sorun ile ilgili çözüm üretmektedirler. çaplı düşünmektedirler. Olayları çerçeveli düşünebilmekte ve olaylar arasında bağlantılar kurabilmektedir. arasında bağlantı kurabilmektedir. gördüklerini uzun süre aklında tutabilmekte ve ihtiyaç duyduğu an çok rahatlıkla kullanabilmektedir. 6. Okudukları hemen anlayabilmekte ve ezberleyebilmektedir. hazineleri çok geniş oldukları için kendileri çok rahat ifade edebilmedirler. Konuşmaların da herhangi bir aksaklık yaşamazlar. yazma, sayıları öğrenme gibi birçok şeyi kendileri öğrenmektedir. yaş da sayısal verilere ve sayıları öğrenmeye ilgi duyarlar. Sayılar ile ilgili akılsal oyunlar oyna sayısal alanda başarılı olma ihtimalleri yüksektir. şeyler keşfetme ve aletler yapma eğilimdedir. Dağınık halde bulunan aletler arasında bağlantılar kuran. Yapboz yapmada ve eşyaların kurumunu yapma da başarılıdırlar. almaktan kaçınmazlar. Aldıkları sorumlulukları sonuca ulaşmasına konusunda dikkatli davranırlar ve sonuca ulaşana kadar pes etmezler. anda birçok şey düşünebilirler. Ayrıca bilgileri hafızaların da uzun süre tutabilirler. anlama ve yorumlama konusunda başarılıdırlar. sonuca ulaşmak için tartışmaktan kaçınmazlar. Konular arasında bağlantılar kurabilmekte ve sözel becerileri gelişmiştir. güçleri gelişmiştir. Farklı düşüncelere karşı meraklıdır. 16Olaylar arasında sebep sonuç ilişkisi kurabilir. Esnek bir düşünce yapısına sahiptir. hareket sever ve pratiktir. aletlere karşı meraklıdır. Elektronik aletleri hemen kullanabilir ve parçaları arasındaki ilişkiyi çok çabuk far eder. Özellikle bilgisayar kullanımını çabuk Zekâlı Çocukların Sosyal Özellikleri Üstün zekâlı çocukları diğer çocuklardan ayıran bir diğer özellik de sosyal özellikleridir. Bu demek değildir ki üstün zekâlı çocuklar sosyalleşme, arkadaş kurma gibi alanlarda problem yaşamıyor. Tabi ki üstün zekâlı çocuklar arasın da gibi sorunlarla karşılaşan çocuklar da bulunmaktadır. Fakat genel olarak üstün zekâlı çocuklar diğer çocuklara göre sosyal özellikleri daha fazla ve diğer kişilerle ile daha uyumlu bir ilişkiye sahiptir. Genel olarak üstün çocukların sosyal özellikleri şu şekildedir ; kişilerle çok çabuk diyalog kurmaktadırlar. Şaka yapma ve yapılan şakalara karşı olgunlukla karşılık verirler ve espri yapmaya erken yaşta becerirler. Yapılan konuşmalardaki inceliklerin farkına varabilirler. ile çok iyi anlaşırlar. Fakat genel olarak kendilerinden büyük kişilerle arkadaşlık kurmaya çalışırlar. Kurdukları arkadaşlıkta da gayet başarılıdırlar. Zeki seviyelerine uygun kişilerle kurdukları arkadaş ortamın da kendileri çok rahat ifade eder ve ilişkilerini sürdürürler. kişilerle çok çabuk ilişki kurarlar. Bu ilişkiler kısa süreli değildir. Daha çok ileriye dönük dostluklara sahiptirler. Çünkü arkadaşlarına karşı içten ve samimi davranırlar. kişilerin sıkıntılarına ve yaşam tarzlarına karşı ilgili ve yardım severdirler. Arkadaşlarının kişiliklerine ve diğer özelliklerine karşı saygılıdırlar. grubu içinde ya da arkadaşı ile aralarında yaşanan problemleri adil ve uygun bir şekilde hallederler. yaşadığı kişilerle ilişkilerini düzenleme de zorluk çekmezler. Duygularını ve hissettiklerini ifade etmekten çekinmezler. çevresi içerisinde her türlü sorumluluğu almakta zorlanmaz. çevresi tarafından hemen kabul görür. Kendini çok iyi ifade eder ve naziktir. girdikleri ortamdaki kişilere uyum sağlar. Ortamın kurallarını ve özelliklerini çok çabuk kavrar ve o kurallara uyum sağlar. içerisinde daha çok adil davranmaya özen gösterirler ve çoğunluğun kararına uyarlar. Otoriter olmaktan kaçınırlar. karşı ön yargılı değillerdir. Bireyleri ırk, cinsiyet ya da diğer durumlara göre değerlendirmezler oldukları gibi kabul edeler. Üstün zekalı çocukların sahip oldukları sosyal özellikler doğumla başlayan bir özellik değildir. Yanı kalıtım ile kazanılmış bir özellik değildir. Daha çok bebeklerin içinde bulundukları çevre şartları sosyal özelliklere şekil vermektedir. Üstün Zekalı Çocukların Kişilik Özellikleri Halk arasında üstün zekâlı çocukların bazı özellikleri gibi kişilik özellikleri ile ilgili yanlış bilinen durumlar bulunmaktadır. Genel olarak halk arasında üstün zekâlı çocuklar için uyumsuz, kararsız, karamsar kişilik özelliklerine sahip oldukları bilinmektedir. Fakat yapılan birçok araştırmalara göre üstün zekâlı çocukların kişilik özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz; güvenleri tamdır. Amaçlarına ulaşmak için mücadele ederler. Çevresi tarafından fark edilmek isterler. bir şeylerle meşgul olmak ve çalışmak isterler. hatalarla yüzleşir ve kendilerini eleştirirler. Hatalarını kabul etmekten geri durmazlar. bulundukları çevre tarafından kolay kabul görürler. Dostlukları uzun sürelidir. Dikkat çekmeyi severler. almaktan kaçınmazlar. Aldıkları sorumlulukları sonuna kadar devam ettirir ve başarılı olmak için mücadele ederler. Çalışkan, azimli ve sabırlıdırlar. Kolay kolay pes etmezler. ilişkilerinde başarılıdırlar. Alçak gönüllü ve sevecen kişileridir. problemleri çözmek için öncü olmak isterler. Birçoğu liderlik vasıflarına sahiptir. yaratmak isterler. Monoton hayatı sevmezler. Sürekli yenilik peşindedirler. Farklı şeyler öğrenmek için girişimde bulunurlar. kişilerin sorunlarına karşı duyarlıdırlar. Ve çözüm için içtenlikle yardım Nagihan Albayrak
üstün zekalı çocuğu olan varmı